MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, 28.05.2011 tarihinde yaptığı evlilik nedeni ile iş sözleşmesinin sonlandırılmasını 21.03.2012 tarihinde işverene bildirdiğini, ancak davalı işveren tarafından kıdem tazminatı ödenmemesi için bir takım yersiz gerekçeler gösterilerek iş sözleşmesinin feshedilmek istendiğini, kıdem tazminatının tahsili için İzmir 21.İcra Müdürlüğü’nün 2012/4510E sayılı ödeme emrine davalı işverence haksız olarak yapılan itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %40’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 02.08.2005 tarihinden itibaren satış danışmanı ve satış şefi olarak çalıştığını, davacının Ocak 2012 tarihinden itibaren 570 alandan sadece 158 kaydı doldurduğundan için uyarıldığını, yine davacının toplantı için hiç tutanak oluşturmadığının anlaşıldığını, 19.03.2012 tarihindeki toplantıda davacının aynı konuya ilişkin olarak Yönetim Kurulu Başkanı tarafından uyarılması üzerine 20.03.2012 tarihinde diğer çalışan ve müşterilerin önünde nezaket kurallarını aşan bir biçimde saygısız bir tarzda yüksek ses sarfettiğini, bu nedenle savunma istendiğini, ancak davacının savunma talep yazısını imzalamadığını, davacıya 22.03.2012 tarihinde fesih bildiriminin işyerinde tebliğ edilmek istenmesine karşın yine davacının ilgili fesih bildirimini tebliğ almadığını, iş sözleşmesinin sona erdirileceğinin anlaşılması üzerine davacının Kanun'un kendisine tanıdığı hakkı kullanarak evlilik nedeniyle iş sözleşmesini sona erdirmeye çalıştığının sonradan anlaşıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının evlilik nedeni ile işten ayrılma istediği ancak yaşanan olaylar nedeni ile başvurusunun işleme konulmadığı ve bu fesih nedeni dikkate alındığında kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve ayrıca icra inkar tazminatına da hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, icra inkar tazminatı noktasında toplanmaktadır.
İtirazın iptali davasında borçlunun haksızlığına karar verilmesi halinde ve alacaklının talep etmiş olması şartıyla, borç miktarının Yasada gösterilen orandan az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilir. İcra inkâr tazminatına karar verilebilmesi için alacağın belirli ya da belirlenebilir olması gerekir. Özellikle, işçinin kıdemi, ücreti gibi hesap unsurları, işverence bilinen ya da belirlenebilecek hususlardır. 4857 Yasanın 8 inci ve 28 inci maddelerinin, işverene bu gibi konularda belge düzenleme yükümü yüklediği de gözden uzak tutulmamalıdır. Ancak, hak tartışmalı ise icra inkâr tazminatına hükmedilemez (Yargıtay HGK. 4.3.2009 gün 2009/ 9-57 E, 2009/ 110 K).
Alacağın likit olması şartıyla, itirazın iptali davası sonunda borçlunun itirazının kısmen kabulü halinde dahi, kabul edilen kısım bakımından icra inkâr tazminatına hükmedilmelidir.
Somut olayda, hakkın özü yargılamayı gerektirmiş olduğundan icra inkar tazminatı isteminin reddi gerekirken hüküm altına alınması hatalı olup bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK'nun geçici 3/2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan karardaki, “Kabul edilen miktara göre %40 tutarındaki 7062,00 TL nin davalıdan alınarak davacıya icra inkar tazminatı olarak verilmesine” cümlesinin hükümden çıkartılarak yerine “İcra inkar tazminatı isteminin reddine” cümlesinin yazılmak suretiyle hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine 16.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.