MAHKEMESİ : ANKARA 6. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/12/2011
NUMARASI : 2010/864-2011/966
DAVA :Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali takibin devamı ile %40 icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatları tarafından temyiz edilmiş davalı avukatı tarafından duruşma talep edilmiş ise de; HUMK.nun 438.maddesi gereğince davalı avukatı tarafından duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı işverenin 17.İcra Müdürlüğünün 2007/3063 sayılı dosyasında aleyhine takibe koyduğu 15.01.2007 vadeli 15.000,00 TL bedelli bono ve işlemiş faizleri toplamı 20.444,00 TL borçlu olmadığının tespiti ile takibe konulan borcun %40 ından aşağı olmamak üzere inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak davanın kabulüne karar vermiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut olayda, Mahkemece davacı D.. K..’ün sigorta işlerini yapan davalı Şirkette hizmet akdi ile çalıştığını, diğer davacının ise eşi olduğunu, davalı Şirketin 15.01.2007 vade ve 01.12.2006 tanzim tarihli 15.000,00 TL bedelli borçlusu D.. K.., kefili G..K.. olan bonoya dayalı başlattığı icra takibinde, davacı işyeri çalışanının zimmetine para geçirdiğini belgelerle açıkça ispat edemediğini, kaldı ki Ticaret Mahkemesinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde söz konusu senedin davalı Şirketin ticari kayıtlarında yer almadığını, diğer taraftan davalı Şirkete bağımlı olarak çalışan davacının hiçbir sebep yokken ücretini aşacak şekilde bir senet imzalayıp vermesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını, davacı G..K..'ün davalı şirketle hiçbir hizmet ilişkisinin bulunmadığı gibi zimmetine para geçirmesinin de söz konusu olmadığını, bu nedenle davacıların söz konusu senedi teminat amaçlı olarak verdikleri sonucuna varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin dosya kapsamına uygun olan kabulüne göre, davalı Şirketin bedelsiz olduğunu bildiği senedi icra takibine koymakla kötüniyetli olup, bu durum da şartları bulunan kötüniyet tazminatı talebinin kabulü gerekirken reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 03.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy