MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, TİS'e göre haksız fesih nedeniyle tazminat alacağı, TİS'e göre ödenmesi gereken ancak ödenmeyen ücret zammı alacağı, hafta tatili ücreti, izin ücreti, ikramiye alacağı, kötüniyet tazminatı ile TİS'de düzenlene ancak ödenmeyen tüm sosyak hak alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; sendika üyesi davacının 09/02/1993 tarihinden bu yana davalı bedediyede çalışmakta olduğunu, davacının iş akdinin belediye tarafından 04/10/2005 tarihinde "2005 yılı geçici işçi vizesinin dolması, personel giderlerinin belediye gelirlerinin %40'ını aşması nedeni ile.. belediyedeki işçi görevine ara verilmiştir.." gerekçesi ile askıya alındığını, askıya alma işleminin gerekçesinin asılında davacının sendikadaki görevi ve sendikadan ayrılmayışından kaynaklandığını iddia ederek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, TİS 13,14 ve 22. maddelerine göre haksız ve gerçeğe aykırı geçersiz fesih nedeniyle TİS ten doğan tazminat alacakları, TİS 'e göre hesap edilecek ödenmesi gereken ancak ödenmeyen ücret ve ücretlere yansıtılmayan ve ödenmeyen ücret zammı alacakları, hafta tatili, yıllık ücretli izin ve ikramiye alacağı ile kötüniyet tazminatı ve TİS'de düzenlenen ve hiç bir şekilde ödenmeyen bütün sosyal haklara ilişkin alacakların davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, TİS 13 ve 22. maddelerine yönelik tazminat talepleri ile kötüniyet tazminatının reddi ile diğer taleplerin kısmen kabulüne hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece davacının aylık çalışmasının her halükarda 30 gün olduğunu kabul eden 22/09/2010 tarihli son bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulmuş ise de, bu sonuç dosya kapsamına uygun değildir.
Davalı işveren belediye başkanlığı olup, ücret ödemeden işçi çalıştırması mümkün değildir. Resmi kurumun ücret bordrosu ile ... prim bordrosu birbiriyle uyumlu olmak zorundadır. Resmi kurumda bildirilenden fazla çalıştığını iddia eden işçi bu iddiasını yazlı belge ile ispatlamalıdır. Bu nedenle davacının hizmet süresi açısından resmi olarak bildirilen çalışma süresine göre hizmeti hesaplayan 28/08/2008 tarihli rapordaki hizmet süresi dikkate alınarak hüküm kurulmalıdır.
3-İşverence yapılan feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Sendikal tazminat 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31 inci maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının, belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri veya belli bir sendikadaki üyeliği korumaları veya üyelikten istifa etmeleri şartına bağlı tutulamayacağı ilk fıkrada hükme bağlanmıştır. Sözü edilen maddenin üçüncü fıkrasında ise, işverenin, sendika üyesi olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, işin sevk ve dağıtımında, işçinin mesleki ilerlemesinde, işçinin ücret, ikramiye ve primlerinde, sosyal yardım ve disiplin hükümlerinde ve diğer hususlara ilişkin hükümlerin uygulanması veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayırım yapamayacağı kuralı getirilmiştir. Konuya dair bir başka güvence bahsi geçen maddenin beşinci fıkrasında öngörülmüş, işçilerin sendikaya üye olmaları veya olmamaları sebebiyle iş sözleşmelerinin feshedilemeyeceği, yine yasaya uygun sendikal faaliyetler sebebiyle işten çıkarılamayacakları ya da farklı uygulamaya tabi tutulamayacakları hükme bağlanmıştır.
İşverenin 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkralarına aykırı davranması halinde, işçinin bir yıldan az olmamak üzere sendikal tazminata hak kazanacağı hususu da Yasada ifadesini bulmuştur.
2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31 inci maddesinde 4773 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik sonrasında, işçinin iş sözleşmesinin sendika üyeliği ya da sendikal faaliyetleri sebebiyle feshedilmesi halinde, doğrudan sendikal tazminat talep hakkının olmadığı açıklanmış, 4857 sayılı İş Kanununun iş güvencesine dair hükümlerinin uygulanacağı kuralı getirilmiştir. Fesih dışında kalan sendikal nedene dayanan ayrımcılık hallerinde ise, işçinin doğrudan sendikal tazminat davası açma hakkı bulunmaktadır.
4773 sayılı Yasa ile sözü edilen maddeye eklenen yedinci fıkrada ise, iş güvencesi hükümlerinin uygulaması dışında kalan hallerde ve feshe bağlı tazminat istekleriyle sınırlı olmak üzere ispat yükünün işverene ait olduğu öngörülmüştür. Bu durumda sendikal nedenle fesih iddiasıyla açılan feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iade davasında ispat yükü, önceden olduğu gibi işçi üzerindedir. Ancak, iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayan bir işçinin açmış olduğu sendikal tazminat isteklerini içeren bir davada, aksinin ispatı işverene aittir.
Dairemizce, sendikal tazminat davalarında ispat yükünün işçide olduğu hallerde, işyerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, işyerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, işyerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususlarla, işverence ekonomik veya teknolojik nedenlere dayalı bir fesih yoluna gidilmesi durumunda teknik yönden bu durumun araştırılması gibi ölçütler belirlenmiştir.
Somut olayda, davacının iş güvencesi kapsamında olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu nedenle davacının iş güvencesi kapsamında olup olmadığı araştırılarak TİS 14. maddeye dayalı sendikal tazminat talebinin değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy