MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA:Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ile yıllık izin ücreti ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı ...'in avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti
Davacı vekili müvekkilinin, davalıya ait işyerinde işe başladığını, daha sonra davalının sahibi olduğu davalı şirkette çalışmaya devam ettiğini, herhangi bir tazminat ödenmeksizin iş akdine son verildiğini, bu nedenle ödenmeyen kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacakları olarak toplam 10.000,00 TL nin faizi ile birlikte davalılardan tahsiline ayrıca yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının kıdem ve ihbar tazminatının zaman aşımına uğradığını, yıllık izin alacağı ve fazla mesai çalışmalarının bulunmadığını, davacının alacağı olmadığını, davacının zimmetine para geçirdiğini, bu durum birkaç kez tekrarlanınca davacının işine son verildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı ... temyiz etmiştir
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı ...nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemenin 21/09/2011 tarihli kararı tarafların temyizi üzerine Yargıtay 22 HD.sinin 26.02.2013 gün ve 2012/15089 E. 2013/3852 K. Sayılı ilamı ile;
“Dosyadaki bilgi ve belgelere göre. davalı işveren nezdinde tahsilat elemanı olarak çalışan davacının, müfterilerden şirket adına tahsil ettiği parayı işverene teslim etmeyerek uhdesinde bulundurduğunun anlaşılması üzerine iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesi gereğince 02.03.2006 tarihli fesih bildirimi ile haklı nedenle feshedildiği anlaşılmaktadır.
1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan teniyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2.Davacı, fuar dönemlerinde hafta tatilinde çalışması bulunduğu halde, hafta tatili ücret alacağı talebinin reddinin hatalı okluğunu belirterek hükmü temyiz etmiştir. Bilirkişi davacının bu dönemde hafta tatili ücret alacağı bulunmadığını değerlendirmiş, mahkeme de bu tespit doğrultusunda alacak talebinin reddine karar vermiş ise de. gerek davacı tanıkları gerekse davalı tanığı ...'ın beyanından davacının hafta tatilinde çalışmasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, davacının fuar dönemi için hafta tatili ücret alacağının hüküm altına alınması gerekirken, talebin reddi doğru görülmemiştir.
3.Bilirkişi tarafından, davacının fazla çalışmaları, tanık anlatımlarına göre belirlenmiştir. Mahkemece, bilirkişinin tespiti doğrultusunda fazla mesai ücret alacağı hüküm altına alınmış ise de davacının, hastalık, izin veya mazeret izni gibi nedenlerle çalışmadığı günler olabileceği dikkate alınmadan, söz konusu alacaktan hakkaniyet indirimi yapılmaması hatalı olduğundan, hükmün bozulması gerekmiştir. ” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak; yeniden yargılama yapılmıştır. Yargılama sonunda; davacının hafta tatili ücreti talebi kabul edilmiş ve fazla mesai ücreti alacağından takdiren %40 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak bu talebinde kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamında davacının fuar dönemlerinde hafta tatili çalışması yaptığı belirtilerek bu alacağın hüküm altına alınmasına işaret edilmiş ve mahkemece bozmaya uyularak 05/03/2011 tarihli bilirkişi raporuna itibarla, hafta tatili ücretine hükmedilmişse de, bilirkişi raporu ve mahkemenin kabulü, uyulmakla davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşturan bozma ilamına aykırıdır.
Şöyle ki; bozma ilamında sadece fuar döneminde hafta tatilinde çalışıldığına işaret edilmiştir. Oysa bilirkişi raporunda tam yıl üzerinden hesaplama yapılmıştır. Ayrıca bilirkişi raporunun ilk sırasındaki 01/11/1997-31/07/1998 tarihleri arasındaki 9 aylık dönemde bulunan 68 hafta sayısına nasıl ulaşıldığı da anlaşılamamaktadır.
Mahkemece yapılacak iş, davacının çalıştığı dönemdeki fuar sayısı saptanarak, fuar sayısınca hafta tatili hesabı yaptırmaktır.
Mahkemece, bozma ilamı gerekleri yerine getirilmeden, hatalı rapora göre hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 04.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.