MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, ilave tediye alacağı, ramazan ve kurban bayramı ikramiye alacağı, fazla çalışma ücreti, izin ücreti, tatıl yardım alacağı, doğum yardımı alacağı, vergi iadesi alacağı, evlenme yardımı alacağı, kıdemli işçiliği teşvik primi alacağı, giyim yardımı alacağı, ikramiye faizi alacağı, hafta tatili ücreti ile genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı ...’de 20.09.1995 tarihinden işyerinin ... Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Müdürlüğüne nakil edildiği 15.05.2006 tarihine kadar çalıştığını, bu dönem için T.İ.S. den kaynaklanan alacaklarının, 6772 sayılı yasaya göre ödenmesi gereken ilave tediyelerin, K.D.V. den kaynaklanan vergi iadelerinin ödenmediğini ileri sürerek, ilave tediye, fazla çalışma, yıllık izin , hafta tatili, genel tatil ücreti ve TİS den kaynaklanan sosyal hak alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının alacaklarının ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının bir kısım isteklerinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının bazı işçilik alacaklarını hak edip etmediği noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda, davacı ve aynı işyerinde çalışan diğer işçiler davalı belediyede çalıştıkları dönem süresince ödenmeyen yasadan ve TİS den kaynaklanan bazı alacaklarının tahsilini talep etmişlerdir. Davacı vekili 25.10.2007 tarihli celsede bu dosyada fazla çalışma, genel tatil ve hafta tatili ücreti talebi olmadığını, bu nedenle tanık dinlenmesine gerek olmadığını söylemiş; mahkemece davacı tanıklarının dinlenilmesinden vazgeçilmiştir. Ancak uzmanlığına başvurulan bilirkişi diğer işçilere ait dosyalarda dinlenen
tanıkların ifadeleri uyarınca anılan alacakları hesaplamış ve mahkemece bu hesaplamaya değer verilerek hüküm kurulmuştur. Fakat her dava kendi içindeki belge ve delillere göre sonuçlandırılmak zorundadır. Bu nedenle davacının fazla çalışma yaptığı , genel tatil ve hafta tatili günlerinde çalıştığı yazılı belge ve tanık beyanı ile kanıtlanamadığından anılan isteklerin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü isabetsizdir.
3. Yargılama sırasında harcı ödenerek açılmış “ikramiye faizi” talepli dava olmadığından ikramiye faizi alacağına hükmedilmesi doğru değildir.
4. Kabule göre; mahkemece fazla çalışma , genel tatil ve hafta tatili ücreti geniş anlamda ücret niteliğinde olup, 4857 sayılı İş Kanununun 34 üncü maddesi gereğince, gününde ödenmemesi nedeniyle bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmesi gerekirken TİS den kaynaklanan alacaklar için uygulanabilecek olan en yüksek işletme kredisi faizine karar verilmesi de hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 05.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy