MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA:Davacı vekili, davacı işçinin kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin, fazla mesai ve tatil çalışmaları karşılığı ücret alacaklarının davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 13.11.2012 gün ve 2010/25321 Esas, 2012/37472 Karar sayılı kararı ile “Somut olayda taraflar arasında akdedilen 07/01/2005 tarihli belirsiz süreli hizmet sözleşmesinin “ücret” başlıklı yedinci kısmına göre “işçinin günlük 3 saat yapacağı fazla mesai çalışmalarının ücreti de maktu aylık ücretine dâhildir ” şeklinde açıklamaya yer verilerek ödenen ücretin fazla çalışmaları da kapsadığı kabul edildiği, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre de fazla çalışmanın karşılıklarının ücretin içinde sayılacağı hususunda taraflar arasında anlaşma var ise artık fazla mesai alacağının bulunup bulunmadığının buna göre belirlenmesi gerektiği, davacının yurt içi ya da yurtdışı sefer yapan araçla çalışıp çalışmadığı belirlenmeden fazla mesai alacağının hesaplanmasının yukarıdaki ilke kararımıza ve yerleşik uygulamamıza uygun bulunmadığı, kaldı ki davacının günde beş saat üzerinden fazla mesai yaptığı kabul edildiği halde, tarafların arasındaki sözleşme kapsamı dikkate alınmadan günlük üç saatlik fazla mesainin ücretin içerisinde olduğunun gözetilmemesi de isabetli bulunmadığı, davacının çalışma şekli tereddüte yer vermeyecek şekilde saptanıp sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, “bozma gerekçelerinin dosya kapsamına uygun düşmediği maddi hataya dayalı olduğu sonucuna varıldığı, davacının çalışma süresine ilişkin tüm dönemlerde asgari ücret ile çalıştığı, hizmet sözleşmesinde günlük 3 saate kadar olan fazla mesailerin ücretin içinde olduğu belirtilmiş olsa dahi davacının ücretinin asgari ücret olduğu esas alındığında asgari ücretin içerisinde fazla mesai ücretlerinin de olduğunu söylemek mümkün olmadığı, davacının işe başlama tarihi 06/01/2004 olup fiili çalışma devam ederken düzenlendiği anlaşılan 07/01/2005 tarihli sözleşmenin geçerliliği bulunmadığı, davacının yurtiçi şoför olarak çalıştığı tüm dosya kapsamından anlaşıldığı gibi, fazla mesai yaparak çalıştığı davalı tarafında kabulünde olduğu” gerekçesi ile bozmaya karşı direnilmiştir.
Direnme kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6352 sayılı kanunun 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dairemizin “Somut olayda taraflar arasında akdedilen 07/01/2005 tarihli belirsiz süreli hizmet sözleşmesinin “ücret” başlıklı yedinci kısmına göre “işçinin günlük 3 saat yapacağı fazla mesai çalışmalarının ücreti de maktu aylık ücretine dâhildir ” şeklinde açıklamaya yer verilerek ödenen ücretin fazla çalışmaları da kapsadığı kabul edildiği, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre de fazla çalışmanın karşılıklarının ücretin içinde sayılacağı hususunda taraflar arasında anlaşma var ise artık fazla mesai alacağının bulunup bulunmadığının buna göre belirlenmesi gerektiği, davacının yurt içi ya da yurtdışı sefer yapan araçla çalışıp çalışmadığı belirlenmeden fazla mesai alacağının hesaplanmasının yukarıdaki ilke kararımıza ve yerleşik uygulamamıza uygun bulunmadığı, kaldı ki davacının günde beş saat üzerinden fazla mesai yaptığı kabul edildiği halde, tarafların arasındaki sözleşme kapsamı dikkate alınmadan günlük üç saatlik fazla mesainin ücretin içerisinde olduğunun gözetilmemesi de isabetli bulunmadığı, davacının çalışma şekli tereddüde yer vermeyecek şekilde saptanıp sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği” gerekçesi ile verilen karara karşı yerel mahkemece “bozma gerekçelerinin dosya kapsamına uygun düşmediği maddi hataya dayalı olduğu sonucuna varıldığı, davacının çalışma süresine ilişkin tüm dönemlerde asgari ücret ile çalıştığı, hizmet sözleşmesinde günlük 3 saate kadar olan fazla mesailerin ücretin içinde olduğu belirtilmiş olsa dahi davacının ücretinin asgari ücret olduğu esas alındığında asgari ücretin içerisinde fazla mesai ücretlerinin de olduğunu söylemek mümkün olmadığı, davacının işe başlama tarihi 06/01/2004 olup fiili çalışma devam ederken düzenlendiği anlaşılan 07/01/2005 tarihli sözleşmenin geçerliliği bulunmadığı, davacının yurtiçi şoför olarak çalıştığı tüm dosya kapsamından anlaşıldığı gibi, fazla mesai yaparak çalıştığı davalı tarafında kabulünde olduğu” gerekçesi ile direnilmiş olup, direnmenin doğru olduğu, yerel mahkemesince bu hususun düzeltildiği anlaşıldığından, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ek ikinci maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine 16.12.2013 tarihinde oy birliği ile karar verildi.