MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, fazla mesai ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, 25.05.2004-30.10.2006 tarihleri arası çalışıp fazla çalışma ücreti alacağının ödenmemesi ve uzun çalışma süreleri nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile fazla çalışma ve ücret alacaklarının tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının istifa ettiğini, fazla çalışma alacağı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Yerel Mahkemenin 26.04.2012 gün 2012/2-35 E,K sayılı kararı Dairemizin12.06.2012 gün 2012/ 21131 E, 2012/ 20472 K sayılı ilamı ile “ Dosyada sorun bozma üzerine verilen kararda bozma dışında kalan hususlarda yeniden hüküm kurulup, kurulmayacağıdır.
Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılması bu kısımların bağımsız bir şekilde onandığını göstermez, hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır.
Bozma kararı üzerine önceki hüküm tamamen ortadan kalkar. Bu nedenle bozma kararından sonrada Mahkemece HMK.nun 297. maddesinde belirtilen unsurları taşıyacak şekilde yeni bir karar verilmek zorundadır.
Somut olayda;
Mahkeme tarafından hükmüne uyulan bozma kararı doğrultusunda yapılan inceleme sonunda bütün talepler hakkında yeniden hüküm kurulması gerekirken “2- Davacının diğer talepleri ile ilgili davası Yargıtay Bozma İlamı dışında kaldığından, diğer talepleri ile ilgili (kıdem tazminat alacağı ve ücret alacağı) KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,” şeklinde karar verilmesi hatalıdır ” şeklindeki gerekçelerle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş 11.12.2012 gün 2012/ 617-970 E,K sayılı bozma sonrası verilen kararda;
“ 1- Davacının davalı aleyhine açmış olduğu fazla mesai ücret alacağı ile ilgili davasının 17.10.2008 tarihli bilirkişi raporundaki hesap miktarı baz alınarak ve ıslah dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak kabulüne, bu itibarla;
- 9.390,71.-TL olarak hesaplanan fazla mesai ücret alacağından %30 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak bulunan 6.573,50.-TL fazla mesai ücret alacağının 870,00.-TL'lik kısmı üzerinden 10.05.2007 dava tarihi, bakiyesi üzerinden ise 19.11.2008 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2- Davacının kıdem tazminatı alacağı ve ücret alacağı ile ilgili davası Yargıtay bozma ilamı dışında kaldığından bu talepleri ile ilgili tekrar KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, ” şeklinde hüküm kurulmuştur.
Mahkeme tarafından bozmaya uyulmasına rağmen bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Hükmüne uyulan bozma kararı doğrultusunda yapılan inceleme sonunda bütün talepler hakkında yeniden hüküm kurulması gerekirken “ Davacının kıdem tazminatı alacağı ve ücret alacağı ile ilgili davası Yargıtay bozma ilamı dışında kaldığından bu talepleri ile ilgili tekrar KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, ” şeklinde karar verilmesi hatalıdır.
3-Dairemizin 12.06.2012 gün 2012/ 21131 E, 2012/ 20472 K sayılı ilamında belirtilen diğer bir bozma sebebi de ;
“ somut olayda davacının birden fazla talebi olduğu halde hüküm “1- davacının davalı aleyhine açmış olduğu fazla mesai ücret alacağı ile ilgili davasının 17.10.2008 tarihli bilirkişi raporundaki hesap miktarı baz alınarak ve ıslah dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak kabulüne - fazla mesai ücret alacağından %30 oranında hakkaniyet indirimi yapılmasına, davacının diğer talepleri ile ilgili davası Yargıtay bozma ilamı dışında kaldığından diğer talepleri ile ilgili (kıdem tazminat alacağı ve ücret alacağı) karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde açıklanmıştır.
Bu şekilde kurulan ve açıklanan hükümde taraflara yüklenen hak ve borçların açık ve şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde belirtilmediği ortadadır.
Açıklanan hüküm sonucunda davacının hangi taleplerinin ne oranda kabul ve reddedildiği, yargılama giderlerinin (masraf ve vekalet ücretleri) ne şekilde hüküm altına alındığı Yasanın emredici hükmüne rağmen açıkça belirtilmemiştir.
6100 sayılı HMK.nun 298/2. maddesine göre gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.
Yukarıda belirtildiği üzere duruşmada açıklanan hüküm sonucu ile gerekçeli kararın hüküm sonucunun da aynı olduğu söylenemez.
Bu nedenlerle 6100 sayılı yasanın 297, 298/2 ve 321. maddelerinde belirtilen zorunlu unsurları taşımadığı anlaşılan hükmün bozulmasına” şeklindedir.
Ancak yerel Mahkemece bozma ilamına uyulduğu belirtilmesine rağmen bozma gerekleri yine yerine getirilmemiş, kısa karar da “ harç, masraf ve vekalet ücretinin gerekçeli kararda belirtilmesine ” denilmesine rağmen gerekçeli kararda yargılama giderlerine ilişkin hüküm kurulmamıştır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 12.12.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy