MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Davacı-karşı davalı vekili, davacı işçinin kıdem ve ihbar tazminatının davalı işverenden, davalı-karşı davacı vekili ise ihbar tazminatının davacı işçiden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine dair kararın davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 15.10.2012 gün ve 2010/25730 Esas, 2012/34442 Karar sayılı kararı ile “davacının 630,77 TL brüt ücretle çalıştığının kabul edildiğini açıklanmasına ve dosyada mevcut 27.01.2009 tarihli bilirkişi raporunda bu ücret seviyesine göre davacının hak kazanabileceği kıdem tazminatının 2.699,35 TL olarak hesaplanmasına, hüküm fıkrasında ise 30.09.2009 tarihli ek bilirkişi raporunun 790,97 TL brüt ücretinden yapılan hesaplama sonucu bulunan 3.384,92 TL kıdem tazminatı hüküm altına alınmak suretiyle gerekçeyle hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılmasının hatalı olduğu” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, bozmaya karşı direnilmiş ve alt direnme hükmü kurulmuştur.
Direnme kararının süresi içinde davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6352 sayılı kanunun 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dairemizin “davacının 630,77 TL brüt ücretle çalıştığının kabul edildiğini açıklanmasına ve dosyada mevcut 27.01.2009 tarihli bilirkişi raporunda bu ücret seviyesine göre davacının hak kazanabileceği kıdem tazminatının 2.699,35 TL olarak hesaplanmasına, hüküm fıkrasında ise 30.09.2009 tarihli ek bilirkişi raporunun 790,97 TL brüt ücretinden yapılan hesaplama sonucu bulunan 3.384,92 TL kıdem tazminatı hüküm altına alınmak suretiyle gerekçeyle hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılmasının hatalı olduğu” gerekçesi ile verilen karara karşı yerel mahkemece direnme kararı verilmiş ise de, salt direnme hükmü kurulduğu, isteklerin tekrar hüküm altına alınmadığı, bozmadan önce davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın bozulmakla ortadan kalktığı, bozma kararından sonrada Mahkemece HMUK.nun 388 vd. HMK.nun 297. maddelerinde belirtilen unsurları taşıyacak şekilde yeni bir karar verilmek zorunluluğu bulunduğu, kararın bu hükümlere aykırı verildiği, ancak bu hususun değerlendirilmesinin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun yetki ve görevi dahilinde olduğu anlaşılmakla, dosyanın 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ek ikinci maddesi uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na GÖNDERİLMESİNE, 20.05.2013 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy