MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Davacı-karşı davalı vekili, davacı işçinin kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 18.12.2012 gün ve 2010/31959 Esas, 2012/43060 Karar sayılı kararı ile “Mahkemece davacı hakkındaki şikayet üzerine C. savcılığı tarafından verilen ve itiraz üzerine kesinleşen.... kararı, hammadde açığının çeşitli aşamalarda gerçekleşen fire nedeni ile oluşabileceğine ilişkin heyet raporu ve tanık beyanlarına göre iş akdinin feshinin haksız olduğu kabul edilmiş ise de, davalı yanın iş akdinin haklı nedenle feshine ilişkin delil olarak dayandığı dosya içine celbedilen davacıya ait banka kayıtlarının bazılarında davacı adına açılmış hesaba ... isimli şirket ortağı ve eski yöneticisi olan şahıs tarafından çeşitli zamanlarda para yatırıldığının görüldüğü, davacı vekilinin banka hesap hareketlerine ilişkin açıklamalarda bulunduğu, davacı ile ...nın çok eski arkadaş olduklarını,....'in ortak fon hesabında kullanılmak üzere bu paraları davacının banka hesabına gönderdiğini beyan etmiş ise de, davacı adına olan ... Organize Sanayi Şubesindeki hesaba ilişkin ekstrede ... isimli kişi tarafından 13.11.2005 tarihinde 3555,00TL meblağlı “hammadde” açıklaması ile para gönderildiği, davacı vekilinin ortak hesaba ilişkin açıklaması bununla çelişmekte olup bu hususun etraflıca araştırılarak işveren feshinin haklı olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davalı tarafın itirazlarına rağmen bu yön üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, bozmaya karşı direnilmiş ve salt direnme hükmü kurulmuştur.
Direnme kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6352 sayılı kanunun 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dairemizin “Mahkemece davacı hakkındaki şikayet üzerine C. savcılığı tarafından verilen ve itiraz üzerine kesinleşen KYOK kararı, hammadde açığının çeşitli aşamalarda gerçekleşen fire nedeni ile oluşabileceğine ilişkin heyet raporu ve tanık beyanlarına göre iş akdinin feshinin haksız olduğu kabul edilmiş ise de, davalı yanın iş akdinin haklı nedenle feshine ilişkin delil olarak dayandığı dosya içine celbedilen davacıya ait banka kayıtlarının bazılarında davacı adına açılmış hesaba ... isimli şirket ortağı ve eski yöneticisi olan şahıs tarafından çeşitli zamanlarda para yatırıldığının görüldüğü, davacı vekilinin banka hesap hareketlerine ilişkin açıklamalarda bulunduğu, davacı ile ....n çok eski arkadaş olduklarını, Enis'in ortak fon hesabında kullanılmak üzere bu paraları davacının banka hesabına gönderdiğini beyan etmiş ise de, ESAS NO : 2013/6345
davacı adına olan ... Organize Sanayi Şubesindeki hesaba ilişkin ekstrede ... isimli kişi tarafından 13.11.2005 tarihinde 3555,00TL meblağlı “hammadde” açıklaması ile para gönderildiği, davacı vekilinin ortak hesaba ilişkin açıklaması bununla çelişmekte olup bu hususun etraflıca araştırılarak işveren feshinin haklı olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davalı tarafın itirazlarına rağmen bu yön üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu” gerekçesi ile verilen karara karşı yerel mahkemece direnme kararı verilmiş ise de, salt direnme hükmü kurulduğu, isteklerin tekrar hüküm altına alınmadığı, bozmadan önce davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın bozulmakla ortadan kalktığı, bozma kararından sonrada Mahkemece HMUK.nun 388 vd. HMK.nun 297. maddelerinde belirtilen unsurları taşıyacak şekilde yeni bir karar verilmek zorunluluğu bulunduğu, kararın bu hükümlere aykırı verildiği, ancak bu hususun değerlendirilmesinin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun yetki ve görevi dahilinde olduğu anlaşılmakla, dosyanın 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ek ikinci maddesi uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na GÖNDERİLMESİNE, 01.07.2013 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy