MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı vekili, davacı-karşı davalı işçinin kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının davalı-karşı davacıdan, davalı-karşı davalı vekili ise davalı-karşı davacı ise, ihbar tazminatı alacağınının davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne-karşı davanın ise reddine dair verilen kararın davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 04.12.2012 gün ve 2010/27480 Esas, 2012/40543 Karar sayılı kararı ile “mahkemece davacının net 1200,00 TL ücret aldığı kabul edilmiş ise de, tanık beyanları, emsal ücret araştırması sonucu dikkate alındığında davacının iddia ettiği ücretle çalıştığını ispat edemediği anlaşıldığından davacının asgari ücret aldığı benimsenerek buna göre işçilik alacaklarının hesabı ile hüküm altına alınması gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde belirlenen ücrete göre hesaplanan alacakların hüküm altına alınmasının hatalı olduğu” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, “davacının 14 yıldır çalıştığı, makineci olduğu, meslek odası yazısı ile işveren kaydının asgari ücret aldığını gösterdiği, mesleği ve kıdemine göre bunun hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bu nedenle davacı tanık beyanlarındaki ücreti esas alarak hesaplanan tazminat ve alacakların hüküm altına alındığı” gerekçesi ile bozmaya karşı direnilmiştir.
Direnme kararının süresi içinde davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6352 sayılı kanunun 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dairemizin “mahkemece davacının net 1200,00 TL ücret aldığı kabul edilmiş ise de, tanık beyanları, emsal ücret araştırması sonucu dikkate alındığında davacının iddia ettiği ücretle çalıştığını ispat edemediği anlaşıldığından davacının asgari ücret aldığı benimsenerek buna göre işçilik alacaklarının hesabı ile hüküm altına alınması gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde belirlenen ücrete göre hesaplanan alacakların hüküm altına alınmasının hatalı olduğu” gerekçesi ile verilen karara karşı yerel mahkemece “davacının 14 yıldır çalıştığı, makineci olduğu, meslek odası yazısı ile işveren kaydının asgari ücret aldığını gösterdiği, mesleği ve kıdemine göre bunun hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bu nedenle davacı tanık beyanlarındaki ücreti esas alarak hesaplanan tazminat ve alacakların
hüküm altına alındığı” gerekçesi ile direnilmiş olup, davacının kıdemine ve mesleğine göre asgari ücretle çalışmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bu nedenle direnmenin doğru olduğu, yerel mahkemesince bu hususun düzeltildiği anlaşıldığından, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ek ikinci maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 01.07.2013 tarihinde oy birliği ile karar verildi.