MAHKEMESİ : 1. İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, ücret farkı alacağı, fazla çalışma ücreti, vardiye zammı ikramiye alacağı, kıdem tazminatı farkı, prim alacağı ve ilave tediye alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalı işverenin makine bakım işini muvazaalı olarak taşerona verdiğini, kendisinin bünyesinde 22.10.1993-26.9.2006 tarihleri arasında makine bakım ustası olarak çalıştığını, ancak kendisine ödenen ücret ve diğer haklar ile davalı işverenin kendi işçilerine ödenen ücret ve haklar arasında farklılıklar bulunduğunu belirterek ücret farkı, fazla çalışma, vardiya zammı, ikramiye, kıdem tazminatı farkı, 5 ve 10 yıllık prim alacağı ve ilave ödeme alacağı talebinde bulunmuştur.
Davalı işveren asıl işinin çimento üretimi ve pazarlama işi olduğunu, makine bakım ve onarım işinin asıl iş niteliğinde olmadığından müteahhitlere yaptırıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacının davalı işyerindeki taşeronlarda çalıştığı, uzun süre işverenin ücret uygulamasına karşı çıkmadığı, ihtirazi kayıt koymadan ücret uygulamasına rıza gösterdiği, bu durumda tarafların ücret konusunda anlaştıklarının kabulü gerektiği, uzun süre bu uygulamayı kabul eden davacının akdin feshinden sonra fark ücret istemesinin iyi niyet kuralları ile bağdaşmayacağı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece verilen bu ilk karar Dairemizce davalı işveren ile davacının çalıştığı firmalar arasındaki ilişkinin muvazaalı olup olmadığının araştırılması yönünden bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak yeniden karar verilmiştir.
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık, asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayanıp dayanmadığı ve bunun işçilik haklarına etkileri noktasında toplanmaktadır.
Davalı işverenin asıl işi çimento üretmektir. Davalı işveren tarafından çimento üretimi esnasında kullandığı araçların bakım ve onarım işini alt işverene vermiştir. Davalı firma ile dava dışı alt işverenler arasında yapılan sözleşmeler muvazaalı değildir. Davalı işveren ile davacının çalıştığı dava dışı firmalar arasındaki ilişki 4857 sayılı İş Kanunu 2. maddesi uyarınca asıl-alt işveren ilişkisidir. Davalı işveren asıl işveren olarak davacının işçilik alacaklarından sorumludur.
ESAS NO : 2013/6443
KARAR NO : 2013/21799
3-Davacı davalı işveren bünyesinde 22.10.1993-1.2.2001 arası dava dışı ... Makine işçisi olarak 7 yıl 3 ay 9 gün, 01.2.2001-8.2.2004 arası ... makine işçisi olarak 3 yıl 7 gün ve 10.2.2004-26.9.2006 arası ... Makine işçi olarak 2 yıl 7 ay 16 gün çalışmıştır. Davacının 22.10.1993-26.9.2006 tarihleri arasındaki çalışmasının tamamı davalı firmada gerçekleşmiştir. Davacının 22.10.1993-1.2.2001 tarihleri arasındaki dönem yönünden açmış olduğu davada mahkemece davacının kıdem tazminatına hak kazanamadığı belirtilerek dava reddedilmiş ve bu karar Dairemizce onanarak kesinleşmiştir (Dairemizin 15.12.2003 gün ve 2003/21656-21884 E.K. sayılı ilamı). Davacı bu dönem için kıdem tazminatı talep edemez.
Davacının 1.2.2001-26.9.2006 tarihleri arasındaki çalışması yönünden kıdem tazminatı hesaplanmalıdır. 1.2.2001-8.2.2004 dönemi için dava dışı ... Makine tarafından yapılan kıdem ödemesine akdin feshi tarihine kadar yasal faiz işletilerek, diğer ... tarafından yapılan kıdem ödemesine ise faiz işletilmeden hesaplanacak kıdem tazminatından mahsup edilmek suretiyle davacının kıdem tazminatı hakkında yeniden bir karar verilmelidir.
4-Davacı işyerinde faaliyet gösteren sendikaya üye olmadığı gibi dayanışma aidatı da ödemediği halde toplu iş sözleşmesinde düzenlenen ikramiye, vardiya zammı ve kıdemli işçiliği teşvik primi alacaklarına hak kazanmaz. Bu alacaklarının reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
5-Davalı işveren ile davacının çalıştığı firmalar arasında muvazaalı bir ilişki bulunmadığından davacı, davalı asıl işverenin işçisi ile emsal ücrete hak kazanamaz. Mahkemece davacının ücret alacağı talebinin reddi gerekirken kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, 10.09.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy