MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ (... 2.İŞ)
DAVA :Davacı, kötüniyet tazminatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, davalı Belediyede 30.5.1989-26.8.2010 tarihleri arasındaki dönemde temizlik işçisi olarak çalıştığını, son aylık ücretinin 2.826,00 TL olduğunu, davacı işçinin işyeri değişikliği yapıldığı 26.8.2010 tarihine kadar Disk/Genel-İş Sendikası denetleme kurulu başkanlığı görevini yaptığını, davalı Belediyenin Genel-İş sendikası ile toplu iş sözleşmesi bulunduğunu, 5747 sayılı kanunun geçici 2 maddesi 6 fıkrasının uygulanması amacıyla Başbakanlık genelgesi gereği davacı 26.8.2010 tarihinde Çevre ve Orman Bakanlığına bağlı ... Çevre ve Orman İl Müdürlüğü Milli parklar ... Şefliğine naklinin yapıldığını, davalı ... ile Genel-İş Sendikası arasında Sendika Temsilcisinin Güvencesi başlıklı 14. maddesi gereği davacı işçinin işyerinin değiştirilemeyeceği, değiştirilmesi durumunda 24 aylık net ücret tutarında net tazminat ödenmesi gerektiğini, belirterek sözü edilen tazminatın davalı belediyeden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren, davacı işçinin Başbakanlık genelgesi gereği işyeri değişikliğinin 26.8.2010 tarihinde yapıldığını, Genel-İş ile belediye arasında yapılan TİS’in 14. maddesinin davacı tarafça iddia edildiği gibi davacının sendikadaki görevini kapsamadığını, dolayısıyla işyeri değişikliğinin yapılabileceğini, bu kapsamda davacı işçinin 10. İdare Mahkemesinde yürütmeyi durdurma davasının taleplerinin reddettiğini, davacı işçinin bu konudaki taleplerinin reddedilmesinin gerektiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının işyeri sendika temsilcisi olmadığı, mevcut görevinin işyeri sendika temsilciliği ile ilgili bulunmadığı, ... Belediyesi ile ... Sendikası arasında 01.03.2010-28.02.2013 tarihleri arasını kapsayan TİS' nin sendika ve konfederasyon yöneticiliğinin güvencesi başlıklı 13/2 maddesinde kanunlarca sağlanan mevcut güvenceyi "sendika ve konfederasyon yöneticiliğine seçildikleri halde işyerinden ayrılmayan işçiler; sözleşme süresinde işyerinden çıkartılamaz, iş akitleri askıya alınamaz ve rızaları dışında işyerleri değiştirilemez ve herhangi bir nedenle farklı bir işleme tabi tutulamaz. İşverenin bu hükme aykırı hareket etmesi halinde ilgili işçiye 24 aylık ücreti tutarında tazminat ödenir" şeklinde düzenleme bulunduğu, sendika veya konfederasyon yöneticiliği kavramının 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 9. Maddesi göz önünde bulundurularak "...bu kanunun uygulanmasında yönetim ve denetim kurulu üyeleri yönetici sıfatını taşırlar " hükmünün geniş olarak değerlendirilmesi ve denetim kurulu başkanının sendika yöneticisi olduğu, dolayısıyla davacı işçinin sendika yöneticisi olduğu, rızası dışında işyerinin değiştirilemeyeceği ve davacının taraflar arasında düzenlenen TİS' nin 13/2. maddesi gereğince 24 aylık ücreti tutarında tazminata hak kazandığı gerekçesiyle 24 aylık ücret tutarı olan 67.824,00TL nin kabulüne karar verilmiştir.
Kararı yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının işyerinin toplu iş sözleşmesi hükümlerine aykırı olarak değiştirildiği anlaşılmakla, her ne kadar dava dilekçesinde toplu iş sözleşmesinin 14. maddesine dayanılarak talepte bulunulmuş ise de 2821 sayılı Yasanın 9. maddesi uyarınca sendika yöneticisi konumunda olan davacının aynı sözleşmenin 13/2. maddesine göre tazminat talep hakkının bulunması ve sözü edilen hükme dayalı olarak yapılan hesap raporu doğrultusunda davanın ıslah edilmesi karşısında mahkemece davacının toplu iş sözleşmesine dayalı tazminat talebinin kabulü yerindedir. Ancak toplu iş sözleşmesinin hükmü cezai şart niteliğinde olmakla işverence toplu iş sözleşmesine aykırı uygulamanın yapıldığı tarihte yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 161/son maddesi gereğince indirim yönünden bir karar verilmesi gerekir. Toplu iş sözleşmesinin ilgili hükmünde kararlaştırılan cezai şart miktarı 24 aylık ücret tutarında olup cezai şarttan indirim hususunun düşünülmemesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.11.2013 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Dava dilekçesinde de açıkça yazılı olduğu üzere, davalı ... Belediyesinden, 5747 Sayılı Kanun'un geçici 2/6 maddesine istinaden yayımlanan 2010/9 sayılı Başbakanlık Genelgesi gereği ... Çevre ve Orman İl Müdürlüğü Milli Parklar ... Şefliğine naklolunan ve davalı işyerinde örgütlü sendikanın denetleme kurulu başkanlığı görevini yürüten davacı işçinin, nakil tarihi itibariyle yürürlükte bulunan TİS'in sendika ve konfederasyon yöneticiliğinin güvencesi başlıklı 13/2 maddesinde yer verilen "Sendika ve konfederasyon yöneticiliğine seçildikleri hâlde işyerinden ayrılmayan işçiler; sözleşme süresinde işyerinden çıkartılamaz, iş akitleri askıya alınamaz ve rızaları dışında işyerleri değiştirilemez ve herhangi bir nedenle farklı bir işleme tabi tutulamaz, işverenin bu hükme aykırı hareket etmesi halinde ilgili işçiye 24 aylık ücreti tutarında tazminat ödenir" hükmüne dayanarak anılan ceza-i şartı almaya hak kazanıp kazanmadığı uyuşmazlık konusudur.
Mahkeme, nakil işlemi rızaya dayanmadığına göre davacı işçinin öngörülen ceza-i şarta tazminat olarak hak kazandığı düşüncesiyle talebi kabul etmiş, dairemiz ise sadece hakkaniyet indirimine tabi tutulmamış olması bakımından bozma yapmıştır.
Sendika yöneticileri bakımından keyfi uygulamaların önüne geçmek maksatlı olduğu açıkça belli olan TİS'dekİ "rızaları dışında iş yerleri değiştirilemez" hükmünün haklı/meşru bir neden olmaksızın değiştirilemez olarak anlaşılması gerekir.
Dava dilekçesinde de açıklandığı üzere mevzuat gereği yapılmak durumunda kalınan nakil işlemi TİS 13/2 madde kapsamında değerlendirilemez.
Bu bakımdan ceza-i şart (kötüniyet tazminatı) istemi tamamen reddedilmeliydi düşüncesinde olduğum için aksi yöndeki sayın çoğunluk görüşüne katılamıyorum. 04.11.2013
Full & Egal Universal Law Academy