MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
Davacı vekili, davacı işçinin kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai ücret alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile kıdem tazminatı ve fazla mesai ücret alacağının tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 13.09.2012 gün ve 2010/21933 Esas, 2012/29432 Karar sayılı kararı ile “prim karşılığı ve esnek çalışma modeli ile hizmet veren işçinin yaptığı fazla çalışma karşılığının primlerle ödendiğinin kabulü gerektiği, davacının fazla çalışma alacağı bulunmadığı ve feshin buna bağlı olarak gerçekleştirildiği göz önüne alındığında davacının haklı feshinden söz edilemeyeceği, kıdem tazminatı ve fazla mesai alacağının reddi yerine kabulünün hatalı olduğu” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, fazla mesai yönünde bozmaya uyulmakla birlikte “davacı vekilinin dava dilekçesinde fesih sebebi olarak fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi yanında, işverenin prim sistemini değiştirmesi nedeni ile sürekli ücretinin düşürdüğünü, bu nedenle de iş sözleşmesinin feshettiğini belirttiği, bu durumun somut olarak bordrolarda görüldüğü, işçinin feshinin bu nedenle haklı olduğu” gerekçesi ile kıdem tazminatı konusundaki bozmaya karşı direnilmiştir.
Direnme kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6352 sayılı kanunun 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dairemizin “prim karşılığı ve esnek çalışma modeli ile hizmet veren işçinin yaptığı fazla çalışma karşılığının primlerle ödendiğinin kabulü gerektiği, davacının fazla çalışma alacağı bulunmadığı ve feshin buna bağlı olarak gerçekleştirildiği göz önüne alındığında davacının haklı feshinden söz edilemeyeceği, kıdem tazminatı ve fazla mesai alacağının reddi yerine kabulünün hatalı olduğu” gerekçesi ile verilen karara karşı yerel mahkemece “fazla mesai yönünde bozmaya uyulmakla birlikte “davacı vekilinin dava dilekçesinde fesih sebebi olarak fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi yanında, işverenin prim sistemini değiştirmesi nedeni ile sürekli ücretinin düşürdüğünü, bu nedenle de iş sözleşmesinin feshettiğini belirttiği, bu durumun somut olarak bordrolarda görüldüğü, işçinin feshinin bu nedenle haklı olduğu” gerekçesi ile kıdem tazminatı konusundaki” bozmaya karşı direnilmiş olup, kabul edilen fesih nedenine ve emsal kesinleşen kararda dikkate alındığında direnmenin doğru olduğu, yerel mahkemesince bu hususun düzeltildiği anlaşıldığından, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ek ikinci maddesi uyarınca ONANMASINA, 23.09.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.