MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA:Davacı, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, maaş alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 10.04.1997 yılında...-... Tekstil San ve Tic Ltd Şti yanında çalışmaya başladığını, davalı şirketin 01.11.2000 tarihinde ... – ... şirketini bünyesine katarak faaliyetine devam ettiğini, davalı şirketin tüm çalışanlara 01.11.2000 tarihinde eski şirketteki tüm kazanılmış hakların yeni firmada devam edeceği yönünde taahhütte bulunduğunu, davacının 01.11.2000 tarihinden itibaren davalı şirkette çalışmasını sürdürdüğünü, aylık net 851 TL ücret aldığını, davacının sigorta primlerinin asgari ücretten gösterilmesi karşısında 22.10.2007 tarihinde haklı olarak iş akdini feshettiğini, günlük 4,5 saat, haftalık 27 saat fazla çalışma yapıldığını, yılda 1455 saat fazla çalışma yapıldığını, davacının toplam 14.000 saati aşkın fazla mesai ücreti alacağı bulunduğunu, 2006 yılından kalma ve kullandırılmayan 15 günlük yıllık izin ücreti alacağı bulunduğunu, 2007 Eylül ayı maaşından 240 TL, 2007 yılı Ekim ayından 20 günlük ücret alacağı bulunduğunu iddia ederek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ve maaş alacaklarının faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdinin 22.10.2007 tarihinden 26.10.2007 tarihine kadar art arda 5 gün işe gelmemesi nedeniyle haklı olarak feshedildiğini, şirket çalışanlarından iki kişinin davacının işyerine bildirdiği ikametgah adresine gidip araştırdığını, davacı ile bizzat görüşüldüğünde artık çalışmayacağını belirtmesi üzerine İş Kanunu madde 25/g uyarınca haklı olarak feshedildiğini, davacının tüm maaş ve fazla mesai ücretlerini maaş bordrolarını imzalayarak aldığını, davacının ücreti ile ilgili beyanlarının da gerçeği yansıtmadığını, kaldı ki, sigorta primlerinin eksik yatırıldığı yönündeki beyanların İş kanunu madde 24 anlamında haklı sebep olarak gösterilemeyeceğini, SSK’ya maaş bordrosunda gösterilen tutar üzerinden davacının SSK primlerinin ödendiğini, davacının işe giriş tarihi ile ilgili beyanlarının da gerçeği yansıtmadığını, davacının müvekkili şirketten önce ... şirketinde çalıştığını, oradaki işe başlama tarihinin de 10.04.2007 değil, 01.08.1997 olduğun, müvekkili şirkette de 14.11.2000 tarihinde işe başladığını, işe girerken işe giriş bildirgesini imzaladığını, fazla mesai ile ilgili alacakların zamanaşımına uğradığını savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile yıllık izin ve Ekim ayı ücreti alacaklarının tahsiline, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
Davacı, hizmet akdini sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden yatırılmaması nedeniyle 22.10.2007 tarihinde feshettiğini belirterek feshi takip eden ertesi gün dava açmıştır.Davacının SGK primlerinin gerçek ücretten daha düşük gösterilip yatırıldığı anlaşılmıştır.Sigorta primlerinin gerçek ücretten daha düşük gösterilmesi işçi açısından haklı fesih nedeni olup, mahkemece de bilirkişi raporundaki hesaplamadan 2. seçeneğe göre hüküm kurulması karşısında, işçinin haklı feshi nedeniyle kıdem tazminatı talebinin kabulü gerekirken yazılı şekilde reddi hatalıdır.
F) Sonuç:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy