MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Davacı vekili, davacı işçinin kıdem tazminatı ile ödenmeyen işçilik alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı ... Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 24.12.2012 gün ve 2012/37107 Esas, 2012/43905 Karar sayılı kararı ile;
“Dosya içeriğine göre davacının ücretlerin yaklaşık 13 aydır yatırılmadığını belirterek, ücret alacağı isteminde bulunduğu, hükme esas bilirkişi raporunda istek gibi hesaplama yapılarak ücret alacağının kabul edildiği, ancak davalı ... Başkanlığı temyiz aşamasında, ücretin davacının banka hesabına yatırıldığını, banka kayıtlarının araştırılmadığını savunduğu, davalı ile ilgili emsal geçen dosyalarda, banka yolu ile yapılan ödemeler, ücret alacağından mahsup edildiği(Dairemizin 2012/5519 Esasında incelenen dosya), bu nedenle davacı adına ücret ödenmesi için açılan banka hesabı araştırılarak, bu hesaba hesaplanan dönemle ilgili yatırılan ücret olup olmadığı, mahsubu gerekip gerekmediği araştırılmalı ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, eksik inceleme ile ücret alacağına karar verilmesinin hatalı olduğu” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonunda;
“İş yargılamasında işçi alacağı davalarında HMK uyarınca taraflarca hazırlama ilkesinin geçerli olduğu, resen araştırma ilkesinin geçerli bulunmadığı, hakimin tarafların ileri sürdüğü delil ve iddialarla bağlı bulunduğu, hakimin resen taraflara davacının bir maaş hesabının bulunup bulunmadığı, maaş hesabının bulunduğu banka ve şubeyi sorması da taraflara yol gösterme sayılıp hakimin reddi sebebi yapılabileceği işçi alacaklarının ödendiğini ispat yükü davalı tarafça olup davalı tarafından bu ispat yüküne ilişkin hiçbir yükümlülüğünün yargılamanın hiçbir aşamasında dile getirilip ileri sürülmediği, hakimin davayı dava açıldığı aşamadaki ve dosya içerisindeki delil ve belgelere göre sonuca bağlaması gerektiği, davalının temyiz aşamasında davacının "maaş hesabının araştırılmadığı" yönündeki beyanının, herhangi bir banka adı ve şube adı zikredilmeksizin salt bu beyanın borcun ve ücret alacağının bir banka yoluyla maaş hesabına yatırmak suretiyle ödendiği ve itfa anlamını taşımadığı, kaldı ki temyiz dilekçesi ekinde de herhangi bir banka yoluyla ödendiğine dair hiçbir belge ve açıklamaya da yer verilmediği, hakimin davayı mevcut delil ve durum içeriğine göre en az masrafla ve en kısa sürede sonuçlandırma yükümlülüğünde bulunduğu, davalı taraf davacının baştan itibaren ücretlerin hiç ödenmediği iddiasında bulunduğu, mahkemece ödenmeyen ücret alacaklarının kabulüne karar verildiği, eğer banka
yolundan bir ödeme ve banka kayıtları varsa bu banka kayıtlarını infaz aşamasında da icra dosyasına sunup hüküm altına alınan ödenmeyen ücret kaleminden bunları düşebileceği, ya da itiraz edebileceği, ödemede bulunsa bile bilahare istirdat davasına da konu edebileceği” gerekçesi ile bozmaya karşı direnilmiştir.
Direnme kararı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin 6352 sayılı kanunun 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dairemizin "Dosya içeriğine göre davacının ücretlerin yaklaşık 13 aydır yatırılmadığını belirterek, ücret alacağı isteminde bulunduğu, hükme esas bilirkişi raporunda işlek gibi hesaplama yapılarak ücret alacağının kabul edildiği, ancak davalı ... Başkanlığı temyiz aşamasında, ücretin davacının banka hesabına yatırıldığını, banka kayıtlarının araştırılmadığını savunduğu, davalı ile ilgili emsal geçen dosyalarda, banka yolu ile yapılan ödemeler, ücret alacağından mahsup edildiği (Dairemizin 2012/5519 Esasında incelenen dosya), bu nedenle davacı adına ücret ödenmesi için açılan banka hesabı araştırılarak, bu hesaba hesaplanan dönemle ilgili yatırılan ücret olup olmadığı, varsa mahsubunun gerekip gerekmediği araştırılmalı ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, eksik inceleme ile ücret alacağına karar verilmesi hatalı olduğu " gerekçesi ile verdiği bozma kararı usul ve yasaya uygun olup kamu kurumu niteliğinde olan davalı belediyenin ücret ödemelerinin banka yoluyla yapılmasının yasal zorunluluk olması ve bozma kararında geçen emsal nitelikteki dosyada işverence yapılan ödemenin mahsubu yoluna gidildiğinin .saptanması nedenleriyle direnmenin yerinde olmadığı anlaşıldığından, temyiz incelemesinin yapılmak üzere dosyanın 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun geçici ek ikinci maddesi uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na GÖNDERİLMESİNE, 24.09.2013 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy