MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA:Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalılar nezdinde çalıştığını iş sözleşmesinin sendikal nedenlerle feshedildiğini belirterek işe iadesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... A.Ş vekili; müvekkilinin hizmet alımı şeklinde gerçekleştirdiği sözleşmeler yolu ile taşeronlardan sağlamakta olduğunu, bu sebeple de davacının müvekkil şirketin taşeronlarında çalıştığını ve müvekkil şirket işçisi olmadığını, davanın husumet yönünden reddi gerektiği, davacının diğer davalı ... Ltd. Şti. İşçisi olarak çalıştığı ve davacının çalıştığı otobüslerin tamamının mülkiyetinin ... A.Ş.'ye ait olduğunu, davacının davasını İş Kanunda aranan işe iade için uygulanması gereken süreler bakımından da incelenmesi gerektiği bu yönden de zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçtiği yönünde itirazlarının olduğunu, haksız ve kötü niyetli davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; ... ile ... A.Ş. arasında, İş Kanunun 2/6-7 maddesi bakımından asıl işveren-alt işveren ilişkisi sonucu ortaya çıkaracak bir ilişik ve/veya sözleşme olmadığı ve "sendikal nedenler"e ilişkin kusur yüklenilemeyeceği gibi bu iddiaların muhatabın müvekkil kurum yönünden hiç bir dayanağı olmadığını savunarak beyanıyla davanın husumet ve esas yönünden reddini talep etmiştir.
Davalı ... Ltd. Şirketi vekili davacı ile müvekkil şirket arasında yapılan iş sözleşmesinde iş verenin gerekli durumlarda işçiyi kendisine ait farlı işyerlerinde çalıştırabileceğine dair hükmün bulunduğu ve bu hükme istinaden davacıya gönderilen ihtarname ile 7 gün içerisinde müvekkil şirkete ait Konya'daki işyerine başlaması hususunun tebliğ edildiğini, davacının bu atamaya riayet etmediğini ihtarnameyle bildirdiğini daha sonra da belirtilen süre içerisinde Konya'daki iş yerine geçiş yapmadığı ve art arda 3 gün izinsiz ve mazeretsiz olarak işe gelmediğini, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin II-g bendine dayanılarak davacıya gönderilen ihtarnameyle iş sözleşmesini fesih ettiğini, savunarak haksız davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, iş sözleşmesinin feshinin geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının Bursa Ulaşım Toplu Taşıma İşletmeciliği San. Tic. A.Ş.’deki işyerine iadesine işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre alacağının davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar taraflar vekillerince temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların tüm, davacının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında iş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedilip edilmediği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Sendikal tazminat 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31 inci maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının, belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri veya belli bir sendikadaki üyeliği korumaları veya üyelikten istifa etmeleri şartına bağlı tutulamayacağı ilk fıkrada hükme bağlanmıştır. Sözü edilen maddenin üçüncü fıkrasında ise, işverenin, sendika üyesi olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, işin sevk ve dağıtımında, işçinin mesleki ilerlemesinde, işçinin ücret, ikramiye ve primlerinde, sosyal yardım ve disiplin hükümlerinde ve diğer hususlara ilişkin hükümlerin uygulanması veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayırım yapamayacağı kuralı getirilmiştir. Konuya dair bir başka güvence bahsi geçen maddenin beşinci fıkrasında öngörülmüş, işçilerin sendikaya üye olmaları veya olmamaları sebebiyle iş sözleşmelerinin feshedilemeyeceği, yine yasaya uygun sendikal faaliyetler sebebiyle işten çıkarılamayacakları ya da farklı uygulamaya tabi tutulamayacakları hükme bağlanmıştır.
İşverenin 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkralarına aykırı davranması halinde, işçinin bir yıldan az olmamak üzere sendikal tazminata hak kazanacağı hususu da Yasada ifadesini bulmuştur.
2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31 inci maddesinde 4773 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik sonrasında, işçinin iş sözleşmesinin sendika üyeliği ya da sendikal faaliyetleri sebebiyle feshedilmesi halinde, doğrudan sendikal tazminat talep hakkının olmadığı açıklanmış, 4857 sayılı İş Kanununun iş güvencesine dair hükümlerinin uygulanacağı kuralı getirilmiştir. Fesih dışında kalan sendikal nedene dayanan ayrımcılık hallerinde ise, işçinin doğrudan sendikal tazminat davası açma hakkı bulunmaktadır.
4773 sayılı Yasa ile sözü edilen maddeye eklenen yedinci fıkrada ise, iş güvencesi hükümlerinin uygulaması dışında kalan hallerde ve feshe bağlı tazminat istekleriyle sınırlı olmak üzere ispat yükünün işverene ait olduğu öngörülmüştür. Bu durumda sendikal nedenle fesih iddiasıyla açılan feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iade davasında ispat yükü, önceden olduğu gibi işçi üzerindedir. Ancak, iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayan bir işçinin açmış olduğu sendikal tazminat isteklerini içeren bir davada, aksinin ispatı işverene aittir.
Dairemizce, sendikal tazminat davalarında ispat yükünün işçide olduğu hallerde, işyerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, işyerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, işyerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususlarla, işverence ekonomik veya teknolojik nedenlere dayalı bir fesih yoluna gidilmesi durumunda teknik yönden bu durumun araştırılması gibi ölçütler belirlenmiştir.Somut olayda mahkemece feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı hususunda yapılan araştırma yetersizdir. Davalı işyerinde davacının üyesi olduğu sendika dışında örgütlenmiş bir başka sendikanın bulunup bulunmadığı, fesih tarihinde yürürlükte olan bir toplu iş sözleşmesi olup olmadığı, fesih tarihinde işyerinde kaç işçi bulunduğu, fesih tarihi,
öncesi ve sonrası sendikaya üye olan üyelikten çekilen üyelikten çekilenlerden çalıştırılan, iş sözleşmesi feshedilen, işten çıkarılanlardan sendikalı olan ve sendikalı olup da işyerinde çalışması devam eden işçiler olup olmadığı, davacının üyesi olduğu sendika dışında örgütlü bir sendika bulunup bulunmadığı, varsa o sendikalı olan başka işçiler çıkarılıp çıkarılmadığı çıkarılmışsa hangi nedenle çıkarıldıkları, sendikalı olmayan işçi çıkarılıp çıkarılmadığı çıkarılmışsa hangi nedenle çıkarıldığı, davacının üyesi olduğu sendikalı olan işçilerden istifa eden olup olmadığı, sendikalı çıkarılanlar yerine işçi alınıp alınmadığı, alındıysa bunların sendikalı olup olmadığı konusunda gerekirse işyerinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre değerlendirilerek karar verilmelidir. Eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 24.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy