MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA:Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili müvekkilinin davalıya ait işyerinde 04/12/2007 tarihinden 31/12/2012 tarihine kadar çalıştığını, iş akdinin davalı tarafından haksız ve ihbarsız olarak feshedildiğini beyan ederek, müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının istifa ederek işten ayrıldığını, istifa eden işçinin işe iade talep hakkının bulunmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kabulüne davacının işe iadesine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Somut olayda davalı davacının istifa ederek işten ayrıldığını belirterek buna ilişkin fotokopi niteliğinde istifa dilekçesi sunmuştur. Davacı vekili ise davacının istifa ederek ayrılmadığını müvekkilinin istifa dilekçesi vermediğini belirtmiştir. Bunun üzerine mahkemece davalıya istifa dilekçesinin aslını sunması için 07.05.2013 tarihli celsede kesin süre verilmiştir. Davalı kesin süre içerisinde istifa dilekçesinin aslını sunamamış olup davacıya istifa ederek ayrıldığına ilişkin savunmasını teyit için yemin teklif etmiştir. Mahkemece bu teklif konusunda bir karar verilmeden davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuş, karar gerekçesinde ise davalının istifa dilekçesinin aslını sunmadığından imza incelemesi yapılmadığı belirtilip, davacı tanığının davacının istifa dilekçesi verdiği yönündeki beyanı doğrultusunda davacının istifa dilekçesi verdiği kabul edilip yemin yaptırılmadığı açıklanmış, ancak istifa dilekçesinin baskıyla verildiğine kanaat getirerek davanın kabulüne karar verilmişse de;
Davacı yargılama sırasında istifa dilekçesi vermediğini beyan etmesi üzerine mahkemece davalıdan istifa dilekçesinin aslının sunulması istenmiştir. Ancak davalı istifa dilekçesini aslını sunmayıp, davacıya bu konuda yemin teklif etmiştir. Davacı istifa dilekçesi vermediğini beyan ettiğine göre mahkemece davacıdan önce işyerinden ayrılan tanığın beyanına itibar edilerek davacının istifa dilekçesi verdiğine ancak bunun zorla baskıyla alındığına kanaat getirmesi hatalıdır.
Kaldı ki, davacı dilekçenin kendisinden baskıyla alındığını değil, istifa dilekçesini hiç vermediğini belirtmiştir. Buna göre davalının yemin teklifi doğrultusunda davacıya usule uygun davetiye çıkarılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi bozma nedenidir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 07.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.