MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin ... İş Sendikasına üye olduğunu, sendikanın iş yerinde örgütlenme faaliyetlerinde bulunmaya başladığını, iş verenin ve iş veren temsilcilerinin işçiler üzerinde baskı kurarak sendika üyesi işçileri öğrenmeye çalıştıklarını, üye olan işçileri sendikadan istifa etmeye zorladıkları, istifa etmedikleri taktirde iş akitlerinin feshi ile tehdit edildiklerini, ayrıca fesihten sonra da menfi referans olarak iş bulmalarına engel olacakları söylenerek üzerinde baskı kurulduğu, müvekkilinin ertesi gün iş başı yapmak için gittiğinde girişteki güvenlik tarafından iş yerine alınmadığını, davacı ile birlikte haklı bir neden olmadan sendika üyesi birçok işçinin iş akdinin feshedildiğini, fesih gerekçesinin sendikal neden olduğunu iddia ederek fesih işleminin geçersizliğine, müvekkilinin işe iadesine, boşta geçen süre için 4 aylık ücret alacağı ve sendikal sebeple işten çıkartıldığından işe başlatılmaması halinde en az 12 aylık brüt ücreti tutarında sendikal tazminata hükmedilmesini dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının iş akdinin karşılıklı mutabakatla sonlandırıldığını, iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatları ödenmek suretiyle işçinin talebi üzerine feshedildiğini, ortada bir iş veren feshinin bulunmadığını, iş akdi kendi yazılı talebi üzerine karşılıklı mutabakat ile sona eren davacının iş güvencesi hükümlerinden yararlanmasının mümkün olmadığını, davacının sendika üyesi olduğundan dava dilekçesi ile haberdar olunduğunu, sendika üyeliğine ilişkin iş verene yapılmış bir bildirim bulunmadığı için sendikal sebebe dayalı bir feshin mümkün olmadığını, davacının bu iddiasını ispat etmesi gerektiğini, iş sözleşmesinin feshinde usul ve yasaya riayet edildiğini, dolayısıyla 12 aylık tazminat talep edilmesinin de yasaya aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan kanıtlara dayanılarak davacının iş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Taraflar arasında iş sözleşmesinin davacının isteği üzerine ikale yoluyla mı sonlandığı yoksa işverence sendikal nedenle mi feshedildiği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Sendikal tazminat 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31 inci maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının, belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri veya belli bir sendikadaki üyeliği korumaları veya üyelikten istifa etmeleri şartına bağlı tutulamayacağı ilk fıkrada hükme bağlanmıştır. Sözü edilen maddenin üçüncü fıkrasında ise, işverenin, sendika üyesi olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, işin sevk ve dağıtımında, işçinin mesleki ilerlemesinde, işçinin ücret, ikramiye ve primlerinde, sosyal yardım ve disiplin hükümlerinde ve diğer hususlara ilişkin hükümlerin uygulanması veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayırım yapamayacağı kuralı getirilmiştir. Konuya dair bir başka güvence bahsi geçen maddenin beşinci fıkrasında öngörülmüş, işçilerin sendikaya üye olmaları veya olmamaları sebebiyle iş sözleşmelerinin feshedilemeyeceği, yine yasaya uygun sendikal faaliyetler sebebiyle işten çıkarılamayacakları ya da farklı uygulamaya tabi tutulamayacakları hükme bağlanmıştır.
İşverenin 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkralarına aykırı davranması halinde, işçinin bir yıldan az olmamak üzere sendikal tazminata hak kazanacağı hususu da Yasada ifadesini bulmuştur.
2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31 inci maddesinde 4773 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik sonrasında, işçinin iş sözleşmesinin sendika üyeliği ya da sendikal faaliyetleri sebebiyle feshedilmesi halinde, doğrudan sendikal tazminat talep hakkının olmadığı açıklanmış, 4857 sayılı İş Kanununun iş güvencesine dair hükümlerinin uygulanacağı kuralı getirilmiştir. Fesih dışında kalan sendikal nedene dayanan ayrımcılık hallerinde ise, işçinin doğrudan sendikal tazminat davası açma hakkı bulunmaktadır.
4773 sayılı Yasa ile sözü edilen maddeye eklenen yedinci fıkrada ise, iş güvencesi hükümlerinin uygulaması dışında kalan hallerde ve feshe bağlı tazminat istekleriyle sınırlı olmak üzere ispat yükünün işverene ait olduğu öngörülmüştür. Bu durumda sendikal nedenle fesih iddiasıyla açılan feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iade davasında ispat yükü, önceden olduğu gibi işçi üzerindedir. Ancak, iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayan bir işçinin açmış olduğu sendikal tazminat isteklerini içeren bir davada, aksinin ispatı işverene aittir.
Dairemizce, sendikal tazminat davalarında ispat yükünün işçide olduğu hallerde, işyerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, işyerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, işyerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususlarla, işverence ekonomik veya teknolojik nedenlere dayalı bir fesih yoluna gidilmesi durumunda teknik yönden bu durumun araştırılması gibi ölçütler belirlenmiştir.
Somut olayda davacı iş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğini iddia etmiştir. Davalı ise davacının kendisinin kıdem ve ihbar tazminatları ödenerek iş sözleşmesinin sonlandırılmasını talep ettiği, bu talebi doğrultusunda iş sözleşmesinin mutabakatla sonlandırıldığını savunmuştur.
Mahkemece davacının üyesi olduğu sendikaya yazı yazılmış, ilgili sendikaca halihazırda mahkemede devam eden ve sendika üyeliği sonrası iş akitleri feshedilen 30 adet işçinin işe iade davasının olduğu, 25.06.2012 tarihi itibariyle işyerinde 86 sendika üyesi bulunduğu, bugün itibariyle işyerinde çalışan 122 sendika üyesi bulunduğu, işçilere baskı yapılabileceği gerekçesiyle isimleri bildirilmemiştir.
Mahkemece tanık beyanlarından yola çıkılarak davacının kıdem ve ihbar tazminatının ödenerek iş sözleşmesinin sonlandırılmasını talep ettiği dilekçesinin baskıyla alındığı bu nedenle iş sözleşmesinin karşılıklı anlaşma yoluyla değil işverence sonlandığı ve feshin sendikal nedene dayandığı kabul edilmişse de, mahkemeyi bu sonuca götüren araştırma yetersizdir.
Dosya içeriğine ve sendika yazısına göre başka işçilerin de sendikal fesih nedeniyle işe iade davaları açtığı anlaşılmaktadır. Öncelikle işyerinde sendikal fesih nedeniyle işe iade davası açan işçilerin işten ayrıldığı dönemlerdeki işçi sayıları, bu işçiler dışında iş sözleşmesi sonlanan başka işçi olup olmadığı bunların sayısı, yine bu işçiler dışında ikale yoluyla iş sözleşmesi sonlandırılan işçiler olup olmadığı, iş sözleşmesi feshedildikten sonra işçi alınıp alınmadığı, alındıysa sayıları araştırılıp, tüm bunlarla birlikte değerlendirme yapılarak irade fesadı bulunup bulunmadığı ve feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığının belirlenmesi gerekirken eksik araştırmayla karar verilmesi bozma nedenidir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy