MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
Davacı vekili, kamu kurumuna nakledilerek iş sözleşmesi feshedilen davacının kıdem tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 08.10.2012 gün ve 2010/23070 Esas, 2012/33304 Karar sayılı kararı ile “davalı işyerinde iş mevzuatına tabi olarak kapsam dışı statüde çalışmakta olan davacının, davalı işverenin özelleştirilmesi nedeniyle 4046 sayılı yasanın 22. maddesi gereğince verdiği nakil dilekçesi üzerine 17.08.2006'da kamuya memur olarak atandığı, davacı kendi isteği ile nakil talebinde bulunduğu gibi, 4046 sayılı yasanın 22, davalının statüsünü düzenleyen 406 sayılı yasanın Ek 29. maddesinde, başka kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilen 4857 sayılı İş kanununa tabi kapsam dışı personele iş mevzuatına göre herhangi bir tazminat ödenmez, bu süreler Emekli Sandığı kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyelerinin hesabında nazara alınır hükmüne yer verildiği, böyle olunca davacının kıdem tazminatı isteğinin reddi yerine kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu” gerekçesi ile karar verilmiştir.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, “davacının hizmetine ihtiyaç duyulmaması nedeni ile başka bir kamu kuruluşuna naklinin yapıldığı davacının başka bir kamu kuruluşuna naklinin yapılmasına ilişkin talebinin bulunmadığı her ne kadar bozma ilamında davacının kendi isteği ile nakil talebinde bulunduğu belirtilmiş ise de davacının önceki gerekçeli kararda belirtildiği üzere nakil talebinin bulunmadığı ve 2. Tip değil, 1. Tip sözleşme imzaladığı özelleştirmeye ilişkin olarak 406 sayılı yasada yapılan değişiklikler ve yasal düzenlemeler ile Yargıtay uygulamaları dikkate alındığında davacının nakil konusunda bir talebi bulunmadığından davalının davacıya kıdem tazminatı ödemekle yükümlü bulunduğu” gerekçesi ile bozmaya karşı direnilmiştir.
Direnme kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6352 sayılı kanunun 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dairemizin “davalı işyerinde iş mevzuatına tabi olarak kapsam dışı statüde çalışmakta olan davacının, davalı işverenin özelleştirilmesi nedeniyle 4046 sayılı yasanın 22. maddesi gereğince verdiği nakil dilekçesi üzerine 17.08.2006'da kamuya memur olarak atandığı, davacı kendi isteği ile nakil talebinde bulunduğu gibi, 4046 sayılı yasanın 22, davalının statüsünü düzenleyen 406 sayılı yasanın Ek 29. maddesinde, başka kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilen 4857 sayılı İş kanununa tabi kapsam dışı personele iş mevzuatına göre herhangi bir tazminat ödenmez, bu süreler Emekli Sandığı kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyelerinin hesabında nazara alınır hükmüne yer verildiği, böyle olunca davacının kıdem tazminatı isteğinin reddi yerine kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu” gerekçesi ile verdiği bozma kararı usul ve yasaya uygun olup davacının kendi isteğinin olup olmamasının yasal düzenleme nedeni ile önemi bulunmadığı ve direnmenin yerinde olmadığı anlaşıldığından, temyiz incelemesinin yapılmak üzere dosyanın 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ek ikinci maddesi uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na GÖNDERİLMESİNE, 21.10.2013 tarihinde oy birliği ile karar verildi.