MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı vekili, davacı işçinin kıdem tazminatı ve fazla mesai ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 20.11.2012 gün ve 2010/20097 Esas, 2012/38639 Karar sayılı kararı ile “Davalı vekilinin 08.01.2010 tarihli dilekçe ile bilirkişi raporuna karşı zamanaşımı itirazında bulunduğu, davacı tarafın zamanaşımı itirazının süresinde yapılmadığını, kabul etmediklerini belirttiği, davalı vekilinin ıslah dilekçesinin tebliğinden sonraki ilk celsede 12.01.2010 günü ıslaha karşı beyanda bulunmak üzere süre talep ettiği, mahkemece 20 günlük süre verildiği, davalı vekilinin ıslaha karşı zamanaşımı itirazını 15.03.2010 tarihinde hakim tarafından havale edilen dilekçesi ile yaptığı, 1086 sayılı HUMK hükümlerinin uygulandığı dönemde sözlü yargılama usulünde ilk oturuma kadar davalı zamanaşımı itirazında bulunabileceğinden ve 26.03.2010 tarihli oturum gününden önce dilekçesini sunduğundan, ıslaha karşı zamanaşımı itirazının yasal süresinde yapıldığı, mahkemece ıslaha karşı zamanaşımı itirazının süresinde olup olmadığı tartışılmadığı, verilen kararda da fazla çalışma açısından zamanaşımına uğrayan kısım olup olmadığının denetlenemediği” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, “tartışılmadığı yönündeki bozmaya uyulmasına, ancak zamanaşımı itirazının süresinde yapıldığı konusundaki bozmaya karşı “dava dilekçesinde talep edilen miktarın da ıslah tarihi itibari ile arttırılan miktar dikkate alındığında dava dilekçesinde ıslah tarihi itibari ile zamanaşımına uğrayan miktardan daha fazla miktarın talep edilmiş olması sebebi ile ıslah tarihi itibari ile zamanaşımına uğrayan miktar bulunmadığından davacı tarafın zamanaşımı itirazına yönelik savunmanın genişletilmesine karşı çıkıp çıkmadığı yönünde beyanının tespitine gerek görülmeksizin davacı tarafın ıslah dilekçesindeki talepleri dikkate alınarak ve bilirkişi tarafından tespit edilen fazla mesai alacağından davacının izinli raporlu veya başka her hangibir sebeple çalışmadığı süreler dikkate alınarak takdiren 1/3 oranında indirim yapılmak sureti ile açılan davanın kısmen kabulüne karar verildiği, zamanaşımı itirazının sonuca etkisi bulunmadığı” gerekçesi ile direnilmiştir.
Direnme kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6352 sayılı kanunun 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
YARGITAY K A R A RI
Dairemizin “Davalı vekilinin 08.01.2010 tarihli dilekçe ile bilirkişi raporuna karşı zamanaşımı itirazında bulunduğu, davacı tarafın zamanaşımı itirazının
süresinde yapılmadığını, kabul etmediklerini belirttiği, davalı vekilinin ıslah dilekçesinin tebliğinden sonraki ilk celsede 12.01.2010 günü ıslaha karşı beyanda bulunmak üzere süre talep ettiği, mahkemece 20 günlük süre verildiği, davalı vekilinin ıslaha karşı zamanaşımı itirazını 15.03.2010 tarihinde hakim tarafından havale edilen dilekçesi ile yaptığı, 1086 sayılı HUMK hükümlerinin uygulandığı dönemde sözlü yargılama usulünde ilk oturuma kadar davalı zamanaşımı itirazında bulunabileceğinden ve 26.03.2010 tarihli oturum gününden önce dilekçesini sunduğundan, ıslaha karşı zamanaşımı itirazının yasal süresinde yapıldığı, mahkemece ıslaha karşı zamanaşımı itirazının süresinde olup olmadığı tartışılmadığı, verilen kararda da fazla çalışma açısından zamanaşımına uğrayan kısım olup olmadığının denetlenemediği” gerekçesi ile verilen karara karşı yerel mahkemece “tartışılmadığı yönündeki bozmaya uyulmasına, ancak zamanaşımı itirazının süresinde yapıldığı konusundaki bozmaya karşı “dava dilekçesinde talep edilen miktarın da ıslah tarihi itibari ile arttırılan miktar dikkate alındığında dava dilekçesinde ıslah tarihi itibari ile zamanaşımına uğrayan miktardan daha fazla miktarın talep edilmiş olması sebebi ile ıslah tarihi itibari ile zamanaşımına uğrayan miktar bulunmadığından davacı tarafın zamanaşımı itirazına yönelik savunmanın genişletilmesine karşı çıkıp çıkmadığı yönünde beyanının tespitine gerek görülmeksizin davacı tarafın ıslah dilekçesindeki talepleri dikkate alınarak ve bilirkişi tarafından tespit edilen fazla mesai alacağından davacının izinli raporlu veya başka herhangi bir sebeple çalışmadığı süreler dikkate alınarak takdiren 1/3 oranında indirim yapılmak sureti ile açılan davanın kısmen kabulüne karar verildiği, zamanaşımı itirazının sonuca etkisi bulunmadığı” gerekçesi ile direnilmiş olup, kısmi dava miktarı dışında kalan miktarın ıslah tarihi itibari ile zamanaşımı kapsamında kalmadığı, bu nedenle direnmenin doğru olduğu, yerel mahkemesince bu hususun düzeltildiği anlaşıldığından, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ek ikinci maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılan temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 04.11.2013 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy