MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, itiraz dilekçelerinin kabulü ile 4857 sayılı İş kanunu'nun 92/son maddesi uyarınca Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü ... Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü'nün 09/11/2012 tarih, ... sayılı raporundaki tespitlerin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteğin reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü ... Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü'nün 4857 sayılı İş Kanunu'nun 92/son maddesi uyarınca düzenlediği 09/11/2012 tarih,... sayılı raporundaki tespitlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalılar Cevabının Özeti:
Davalılar, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak;
"Mevcut dosyamızda, açılan davanın Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü ... Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün 09/11/2012 tarih ...sayılı raporlarındaki tespitlerin kaldırılmasına ilişkindir. 09/11/2012 tarihli kurumca tutulan tutanakta yapılan incelemede, yapılan incelemenin kurum memurlarınca yapıldığı, iş müfettişlerince yapılan herhangi bir incelemenin olmadığı, dolayısıyla 4857 Sayılı Yasanın 92/son maddesine göre tutulan bir tutanak olmadığı anlaşılmıştır.
4857 Sayılı Yasanın 92/son maddesinde "iş müfettişleri tarafından düzenlenen rapor ve tutanakların işçi alacaklarına ilişkin kısımlarına karşı" taraflara dava açma hakkı tanınmıştır. Mevcut dosyamızda iptali istenen tutanağın ise işçilik alacağına ilişkin kısmı için açılan bir dava olmayıp iş akdinin feshinin haklı olup olmadığının tespiti yönünde kurum memurlarınca tutulan tutanağın iptaline ilişkin olduğu görülmüştür. Yine Bursa 8. İş Mahkemesinde görülmekte olan 2012/982 Esas sayılı dosyada da mevcut dosyamızın davalısı olan çalışan işçi ...' ın mevcut dosyamızda davacı olarak yer alan şirket adına alacak davası açtığı bilinmektedir.Tüm dosya kapsamı, dosya içerisinde toplanan belgeler, tarafların yazılı-sözlü beyanları, tanık beyanları bir bütün halinde değerlendirildiğinde; iptali istenen ... Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün 09/11/2012 tarihli raporun 4857 Sayılı Yasanın 92/son maddesinde belirtildiği gibi iş müfettişlerince düzenlenmediği, raporun davalı kurum memurları tarafından tutulan bir tutanak olduğu, yasanın belirlediği şekilde iş müfettişleri tarafınca tutulan bir tutanak olmadığından kurum memurlarınca tutulan tutanağın aynı yasaya dayalı olarak iptalini isteme yasal olarak mümkün değildir. Ayrıca ... 8. İş Mahkemesinde görülmekte olan 2012/982 Esas sayılı dosyada da davalı işverence yapılan iş akdinin feshinin haklı olup olmadığına bakılacağından mevcut dosyamızda bu hususunda tespiti bu anlamda yukarıdaki gerekçeler de göz önüne alındığında hukuki yarar noksanlığı bulunduğundan" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yukardaki karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının temyiz talebi, mahkemenin 06/08/2013 tarih ve 2012/441 E. Sayılı ek kararı ile reddedilmiştir. Temyiz talebinin reddine dair iş bu ek kararda özetle, davacı vekili her ne kadar temyiz talebinde bulunmuşsa da 8 günlük yasal temyiz süresi içerisinde temyiz harç ve masraflarının yatırılmaması nedeniyle temyiz talebinin reddine karar verildiği belirtilmiştir.
Davacı, temyiz talebinin reddine dair iş bu ek kararı da temyiz etmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir. Yargılama ve temyiz süreci yukarıda ayrıntılı olarak belirtilmiştir.
E) Gerekçe:
1- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı kamu kurumu tarafından davacı şirket hakkında düzenlenen raporun iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Ancak uyuşmazlığın çözümüne geçmeden önce mahkeme tarafından davacının temyiz talebinin reddine dair ek kararın hukuka uygun olup olmadığının tespiti gerekmektedir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 8 inci maddesine göre iş mahkemesinden verilen kararlar tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içinde temyiz olunabilir. Bu süre içinde temyiz dilekçesinin hakime havale ettirildikten sonra temyiz defterine kaydının yaptırılması ve temyiz harç ve giderlerinin yatırılması gerekir. 6100 Sayılı HMK nun geçici 3 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında; “Bölge adliye mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” 2 nci fıkrasında ise; "Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/09/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur." denmiştir.
Yukarıda da belirtildiği üzere 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 8 inci maddesine göre iş mahkemesinden verilen kararlar tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içinde temyiz olunabilir. Bu süre içinde temyiz dilekçesinin hakime havale ettirildikten sonra temyiz defterine kaydının yaptırılması ve temyiz harç ve giderlerinin yatırılması gerekir. Temyiz süresi içinde temyiz dilekçesi temyiz defterine kaydedilmiş, ancak temyiz harç ve giderleri yatırılmamış ise, temyiz harç ve giderlerinin yatırılması için ilgili tarafa HUMK nun 434/3. maddesi gereği 7 günlük kesin süre verilmesi gerekir. Sekiz günlük temyiz süresi içinde temyiz edilmeyen (HUMK.432/4) veya temyiz defterine kaydı yapılmayan (HUMK. 434/2) yahut verilen kesin süre içinde temyiz harç ve giderleri yatırılmayan (HUMK. 434/3) kararlar kesinleşmiş olur.
Yukarıda yazılı kanun hükümleri kapsamında somut olay incelendiğinde, kısa kararın davacı vekilinin yüzüne karşı 19/07/2013 tarihinde tefhim edildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili 8 günlük temyiz süresi içerisinde 25/07/2013 havale tarihli temyiz dilekçesi ile kararı temyiz etmiş ancak temyiz harç ve giderlerini yatırmamıştır. Yukarıda da belirtildiği üzere bu durumda mahkemece temyiz harç ve giderlerinin yatırılması için ilgili tarafa HUMK nun 434/3. maddesi gereği 7 günlük kesin süre verilmesi gerekir. Dosya kapsamından davacı vekiline belirtilen şekilde kesin süre verildiğine dair hiç bir bilgi ve belge yoktur. Bu nedenlerle mahkemenin, davacının temyiz talebinin reddine dair ek karar hukuka uygun değildir ve kaldırılması gerekmektedir.Yukarıda izah edildiği şekilde mahkemenin davacı vekilinin temyiz talebinin reddine dair ek kararının kaldırılarak dosyanın yapılan incelemesinde; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 30.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy