MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
Davacı vekili, davacı işçinin iş sözleşmesinin geçerli neden feshedildiğini belirterek 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleri uyarınca feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi bulunduğu, iş sözleşmesinin feshine ilişkin yazılı bildirim yapılmadığı gibi fesih nedeninin de açıklanmadığı, feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesi ile fesin geçersizliğine, davacının alt işveren davalı şirket işyerine işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinden her iki davalının sorumlu tutulmalarına dair verilen kararın davalılar vekili ve temsilcileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 15.10.2012 gün ve 2012/16012 Esas, 2012/34429 Karar sayılı kararı ile “mahkemece kesin süreye yönelik usulüne uygun bir ara karar olmaksızın davacıya ait şahsi dosyanın ibraz edilmesi amacıyla çıkarılan tebligata ihtar başlığı altında tebliğden itibaren 10 günlük kesin süre içeren şerh eklenmesi ve akabinde delillerin kesin süre içerisinde sunulmaması ve davacı itirazı nedeniyle toplanmasına yer olmadığına ilişkin ara karar alınarak sonuca gidilmesi karşısında usule uygun kesin süre verilmediği, davalı alt işverenin delilleri toplanarak, tanıkları dinlenerek bir değerlendirme yapılması gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, “davalı iş verenlerin işe iadenin geçerli nedenle yapıldığını ispat edememeleri nedeniyle değil, fesih bildiriminin yazılı yapılmaması nedeniyle feshin usulsüz olduğu bu nedenle de geçersiz olduğu gerekçesiyle karar verildiği” gerekçesi ile bozmaya karşı direnilmiştir. Direnme kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6352 sayılı kanunun 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dairemizin “mahkemece kesin süreye yönelik usulüne uygun bir ara karar olmaksızın davacıya ait şahsi dosyanın ibraz edilmesi amacıyla çıkarılan tebligata ihtar başlığı altında tebliğden itibaren 10 günlük kesin süre içeren şerh eklenmesi ve akabinde delillerin kesin süre içerisinde sunulmaması ve davacı itirazı nedeniyle toplanmasına yer olmadığına ilişkin ara karar alınarak sonuca gidilmesi karşısında usule uygun kesin süre verilmediği, davalı alt işverenin delilleri toplanarak, tanıkları dinlenerek bir değerlendirme yapılması gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu” gerekçesi ile verdiği bozma kararı feshin geçersizliği il ilgili uyuşmazlığa ait olup, feshin
geçersizliği istemi ile açılan davalarda verilen kararların temyizi halinde Yargıtay’ın verdiği karar 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3 maddesi uyarınca kesin olduğu(YHGK 20.10.2004 gün ve 2004/9-510E.2004/557 K) ve bu konuda değerlendirme yapmanın Hukuk Genel Kurulu’na ait olduğu anlaşıldığından, temyiz incelemesinin yapılmak üzere dosyanın 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ek ikinci maddesi uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na GÖNDERİLMESİNE, 21.10.2013 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy