MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ikramiye alacağı, ücret farkı alacağı ile sosyal yardım ve erzak alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, 01.09.1996 tarihinden iş akdinin davalı iş verence feshedildiği 16/03/2009 tarihine kadar çalıştığını, iş yerinde geçerli toplu sözleşmelerin olduğunu, davalının ücretlere yansıtmadığını, ücret zamlarından doğan ücret ve ikramiye farkı alacaklarının olduğunu, 17.dönem TİS in 44/d fıkrasında belirlenen ücret zammının verilmediğini, 18.dönem TİS sözleşmesini 35/a fıkrasındaki %15 zammının uygulanmadığını, TÜFE değerlerinin ücretlere tatbik edilmediğini, aynı sözleşmenin c fıkrasında belirtilen 06.06.2001 tarihli protokolle belirlenen aylık %3 er zamların uygulanmadığını, aynı haksız uygulamanın sözleşmenin d fıkrasıyla belirtilen ve aynı tarihli protokol ile değiştirilen ücret zamları yönünden de ücretlere yansıtılmadığını, yine 19 ve 20.dönem TİS'lerle belirlenen ücret zamlarının verilmediğini beyanla, kıdem, ihbar, ücret farkı, ikramiye farkı, sosyal yardım ve erzak yardımı alacaklarının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı işveren, toplu iş sözleşmelerine göre tüm alacaklarının ödendiğini, davalının her hangi bir alacağının kalmadığını ve davacının geçmiş yıllara ait doğmuş ve doğacak tüm hak ve alacakları nedeniyle müvekkil şirket ibra edildiğini ve alacaklarının zaman aşımına uğradığını bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının kıdem tazminatını gerektirecek şekilde ihbar önellerine uymadan akdin haklı feshini ispat yükümü altında bulunan davalı tarafça bu husus ispat edilemediğinden davacının hizmet süresi itibariyle ve fesih sebebi itibariyle kıdem ve ihbar tazminatına hakkı olduğu, bilirkişi tarafından...İş Sendikası üyesi olan davacının işyerinde dava konusu dönemler için geçerli olan toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre ücret, ikramiye ve sosyal yardım zammının eksik ödenmesi nedeniyle fark alacaklarının olduğu gerekçesiyle isteklerin kabulüne karar verilmiştir.
Kararı yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı işçi bu davada kıdem ve ihbar tazminatı yanında toplu iş sözleşmesi hükümlerinin eksik uygulanmasına dayalı olarak eksik ödenen ücret ve ikramiye gibi bazı alacaklarının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 20.10.2009 tarihli dilekçesi ekinde davacı işçinin daha önce çalıştığı sırada davalı işveren hakkında aynı konuda açmış olduğu davalara ait bilgileri sunmuş, bilirkişi raporunda ve ek raporda bu yönde hiç değerlendirme yapılmamıştır. Mahkeme tarafından da davacının işveren hakkında daha önce açmış olduğu dava dosyaları getirtilmeksizin herhangi bir değerlendirme yapılmadan karar verilmiştir.
Temyiz aşamasında yerel mahkemeden getirtilen dosyaların içeriğine göre davacı işçi 2004 ve 2005 yıllarında işveren hakkında bu davaya konu ücret ve ikramiye farklarını da içeren üç ayrı dava açmıştır. Sözü edilen davalarda verilen kararlar incelenmeksizin kesin hüküm ya da davalı yararına usulü kazanılmış hak olup olmadığı belirlenmeden karar verilmesi hatalıdır. Mahkemece davacının daha önce işveren hakkında açtığı davalar yönünden değerlendirme yapılmalı ve gerekirse aynı ya da başka bir bilirkişiden hesap raporu alınmalı ve varsa mükerrer yararlanmaya yol açmayacak şekilde karar verilmelidir. Eksik incelemeyle hüküm kurulması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.