MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, sıcak satış elemanı (plasiyer) olarak sabah 07:00'da işe başlayıp, en erken 22:00-23:00 saatlerinde işyerinden ayrıldığını, öğlen saatlerinde ise belirli bir yemek saati olmadığını, genelde ayak üstü veya yarım saat gibi kısa süreli yemek paydoslarında yemek ihtiyacını karşıladığını, cumartesi günleri de aynı şekilde çalıştığını, pazar günleri çalışmadığını, dini bayramların birinci gününde çalışmadığını, diğer günler çalıştığını belirterek fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücretlerinin hüküm altına alınmasını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, çalışma saatlerinin sabah 08:30, akşam 17:00 olduğunu, bir saat öğlen yemek paydosu olduğunu, dini bayramlarda çalışılmadığını, dava dilekçesinde bahsedilen aşırı sürelerde fazla mesai yaptırıldığı, dini bayramların birinci günü dışında çalıştırıldığı, resmi tatillerde çalıştırıldığı, fakat ücretlerinin ödenmediği iddiasının gerçek dışı olduğunu, fazla mesai yaptığı takdirde ücretinin ödendiğini, maaşının bankaya yatırıldığını, bankadan maaşlarını çekerken hiçbir itirazda bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının haftanın 6 günü 7:00- 21:30 saatleri arasında 1,5 saat mola vererek çalıştığı, haftalık çalışmasının 78 saat olduğu, bundan yasal haftalık çalışma süresi olan 45 saatlik çalışma süresi düşüldükten sonra aylık 138 saat fazla çalışma yaptığı, ücret bordrolarının imzalı olmadığı, bordrolarda fazla çalışma tahakkuklarının bulunduğu, bordrolarda yapılan tahakkuklar ile bankaya yapılan maaş ödemelerinin uyumlu olduğu, ancak bu ödemelerin her ay düzenli olduğu, davacının çalışmalarının tam karşılığının bordrolara yansıtılmadığı, davacının yaptığı işin niteliği, tanık beyanları gözetildiğinde bordrolarda tahakkuk ettirilen süre ile fazla çalışma yapmasının söz konusu olamayacağı, bunun ülkemizdeki çalışma koşulları dikkate alındığında hayatın olağan akışına da aykırı olduğu gerekçesiyle fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücretlerinin kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
İşyerinde üst düzey yönetici konumda çalışan işçi, görev ve sorumluluklarının gerektirdiği ücretinin ödenmesi durumunda, ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanamaz. Bununla birlikte üst düzey yönetici konumunda olan işçiye aynı yerde görev ve talimat veren bir başka yönetici ya da şirket ortağı bulunması halinde, işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlediğinden söz edilemeyeceğinden, yasal sınırlamaları aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti talep hakkı doğar. O halde üst düzey yönetici bakımından şirketin yöneticisi veya yönetim kurulu üyesi tarafından fazla çalışma yapması yönünde bir talimatın verilip verilmediğinin de araştırılması gerekir. İşyerinde yüksek ücret alarak görev yapan üst düzey yöneticiye işveren tarafından fazla çalışma yapması yönünde açık bir talimat verilmemişse, görevinin gereği gibi yerine getirilmesi noktasında kendisinin belirlediği çalışma saatleri sebebiyle fazla çalışma ücreti talep edemeyeceği kabul edilmelidir.
Satış temsilcilerinin fazla çalışma yapıp yapmadıkları hususu, günlük faaliyet planları ile iş çizelgeleri de dikkate alınarak belirlenmelidir. Genelde belli hedeflerin gerçekleşmesine bağlı olarak prim karşılığı çalışan bu işçiler yönünden prim ödemelerinin fazla çalışmayı karşılayıp karşılamadığı araştırılmalıdır. İşçiye ödenen satış priminin fazla çalışmaların karşılığında ödenmesi gereken ücretleri tam olarak karşılamaması halinde aradaki farkın işçiye ödenmesi gerekir.
İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, 270 saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir.
Günlük çalışma süresinin onbir saati aşamayacağı Kanunda emredici şekilde düzenlendiğine göre, bu süreyi aşan çalışmaların denkleştirmeye tabi tutulamayacağı, zamlı ücret ödemesi veya serbest zaman kullanımının söz konusu olacağı kabul edilmelidir.
Yine işçilerin gece çalışmaları günde yedibuçuk saati geçemez (İş Kanunu, Md. 69/3). Bu durum günlük çalışmanın, dolayısıyla fazla çalışmanın sınırını oluşturur. Gece çalışmaları yönünden, haftalık kırkbeş saat olan yasal çalışma sınırı aşılmamış olsa da günde yedibuçuk saati aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti ödenmelidir. Dairemizin kararları da bu yöndedir (Yargıtay 9.HD. 23.6.2009 gün 2007/40862 E, 2009/17766 K).
Sağlık Kuralları Bakımından Günde Ancak Yedibuçuk Saat veya Daha Az Çalışılması Gereken İşler Hakkında Yönetmeliğin 4 üncü maddesine göre, günde yedibuçuk saat çalışılması gereken işlerde çalışan işçinin, yedibuçuk saati aşan çalışma süreleri ile yedibuçuk saatten az çalışılması gereken işler bakımından Yönetmeliğin 5 inci maddesinde sözü edilen günlük çalışma sürelerini aşan çalışmalar, doğrudan fazla çalışma niteliğindedir. Sözü edilen çalışmalarda haftalık kırkbeş saat olan yasal sürenin aşılmamış olmasının önemi yoktur.
Somut olayda davacı sigara fabrikasında satış temsilcisi ( plasiyer ) olarak 07- 22,23 saatleri arasında çalıştığını, fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek fazla çalışma isteğinin hüküm altına alınması istemiştir.
Davalı ise fazla çalışma yapılmadığını yapıldığında da ücretlerinin ödendiğini savunmuştur.
Mahkeme bordro ile tahakkuk ettirilen fazla çalışmaların banka kanalı ile ödendiğini, bordro ile gösterilenin çok üstünde fazla çalışma yaptığını kabul ederek isteği hüküm altına almıştır.
Dairemizin uygulaması yukarı da da belirtildiği üzere bordro da yazılı miktarın üzerinde fazla çalışma yapıldığı hususunun yazılı delillerle ispatı gerekir.
Davacının çalıştığı süre boyunca tüm ay ücret bordrolarında aylık 12, 15, 18,21 ve son ay 2 saat olmak üzere farklı sürelerle fazla çalışma ücreti tahakkukları mevcuttur.
Taraflar arasında düzenlenen iş akdinin 9. maddesinde “ personel ay sonunda tahakkuk eden ve kendisine ücret bordrosu ile bildirilen ödemelere 1 hafta içinde yazılı itiraz eder. İtirazda bulunmadığı takdirde bordroya mutabık kalındığını kabul eder. ” şeklinde bir düzenleme mevcuttur.Dosya içeriğinde bu yönde bir itiraz dilekçesine rastlanmamıştır.
Davacı iddiasını ispat etmek üzere tanık dinletmiştir.Davalı ise tanık dinletmemiş ücret bordrolarına tutunmuştur.
Dinlenen davacı tanıklarından ... aynı isteklerle işveren aleyhine dava açmıştır. Tanık ... aleyhine davalı işveren hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanmaktan şikayetçi olmuştur.
Davacı işyerinde plasiyer olarak işyeri dışında şirketçe tahsis edilen araçla satış elemanı olarak çalışmıştır.
Tanık beyanları ve davacının yaptığı iş birlikte değerlendirildiğinde davacının bordro ile gösterilenin üzerinde fazla çalışma yaptığını her türlü şüpheden uzak kesin bir şekilde ispatlayamadığı görülmektedir.. Mahkemenin tanık beyanlarına itibar ederek bordroda yazılı olan miktarın üzerinde fazla çalışma yaptığının kabulü bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.11.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy