MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ ( 3.İŞ)
DAVA:Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti
Davacı vekili; davacının davalı işveren yanında çalışmakta iken ücretlerinden kesinti yapılması sebebiyle 08.01.2008 tarihinde gönderdiği ihtarname ile İş Kanununun 24/II-e bendi uyarınca haklı nedenle iş akdini feshettiğini, iddia ederek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, ücret alacağı ve yıllık ücretli izin alacağı olmak üzere toplam 12.053,14 TL işçilik alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 8.10.2003-8.01.2008 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığını, davacının ücretinden kesilen paraların laptop ödemesi, iş avansı borcu, telefon faturası olduğunu, fazla mesai yapıldığında ücretlerinin ödendiğini, davacının saha görevinden sonra genel müdürlükte görevlendirilmesi sonucunda iş yeri değişikliğini kabul etmediğini bahane ettiğini, davacının 17.7.2007-31.07.2007 tarihleri arasında devamsızlık yaptığını, yıllık ücretli izinlerinin kullandırıldığını savunarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, taraflar temyiz etmiştir
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece ilk verilen kararda davacının; Kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin alacağı ve ücret alacağı davalarının KABULÜNE, İhbar tazminatı ve fazla mesai ücreti alacağı davasının REDDİNE, karar verilmiştir.
Dairemizce yapılan temyiz incelemesi neticesinde mahkemece verilen bu karar; “Davacının yaptığı iş tıbbi tanıtım uzmanlığıdır. Davacı hastane ve eczaneleri dolaşarak ilaç satışı yapmaktadır. Davacının görevlendirme yazısı dosyada mevcut değildir. Ancak 14/12/2007 tarihli tebliğ ve teslim tutanağında, davacının mevcut görevine aynı şartlarda genel müdürlükte devam etmesine karar verildiği belirtilmiş, davacının işini yapması için gerekli olan arabayı da teslim etmesi istenmiştir.Davacının yaptığı işin niteliğine uygun bir işin genel müdürlükte bulunmadığı anlaşılmaktadır. Öte taraftan davacıya teklif edilen işin ne olduğu da açıklanmamıştır. Bu itibarla davalının çalışma koşullarında tek taraflı yaptığı değişiklik, hem iş hem de işyeri değişikliğini içerdiğinden taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 38. maddesi kapsamında işçinin onayı bulunmaksızın yapılabilecek değişikliklerden değildir. Davalının İş Kanunun 22. maddesine göre, davacının yazılı onayını almaksızın çalışma koşullarında değişiklik, yapması ve bunda ısrar etmesi iş sözleşmesinin davalı tarafından feshedildiği şeklinde yorumlanmalıdır. Ancak burada fesih tarihi davalının tek taraflı olarak değişikliği uygulamaya koyduğu 17/12/2007 tarihidir. Bu fesih tarihine göre davacının kıdeminin belirlenmesi ve sonucuna göre taleplerinin değerlendirilmesi, ayrıca davacının haklı nedenle iş sözleşmesini feshettiğini iddia ettiği 08/01/2008 tarihine kadar eski işinde çalıştığını ispat edemediği de dikkate alınarak bakiye ücret talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.Davalı vekili yargılama sırasında 06.07.2009 havale tarihli dilekçesi ekinde yıllık ücretli izin defteri fotokopisi ibraz etmiştir. Mahkemece davalı tarafa verilen kesin süreden sonra ibraz edildiği gerekçesiyle davalı vekilince sunulan söz konusu belge dikkate alınmaksızın ve değerlendirilmeksizin davacının yıllık izin ücreti talebi hakkında karar verilmesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir”, gerekçesiyle bozulmuştur.Mahkemece bozma kararına uyularak;
Kıdem tazminatı davasının KISMEN KABULÜNE,İhbar tazminatı, yıllık ücretli izin alacağı, fazla mesai ücreti alacağı ve ücret alacağı davalarının REDDİNE, karar verilmiştir.
Mahkemece bozma sonrası verilen bu kararı taraflar temyiz etmiş olup;
1-Hükmüne uyulan bozma ilamında,” davalının yaptığı çalışma koşullarındaki değişiklik sonucu iş sözleşmesinin davalı tarafından feshedildiği şeklinde yorumlanmalıdır ” şeklindeki gerekçe karşısında davacı işçinin hizmet akdinin davalı işveren tarafından feshedildiğinin kabulü ile önelsiz fesih nedeniyle davacının ihbar tazminatı talebinin kabulü gerekirken, bozma kararı yanlış yorumlanarak ihbar tazminatı talebinin reddi hatalıdır.
2-Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda, davacı işçinin 56 gün izin hakkı olduğu ve bu izinleri kullandığı gerekçesiyle izin ücreti hesaplanmamış ve mahkemece de bu rapora itibarla yıllık ücretli izin alacağı talebi reddedilmişse de, bilirkişinin ve mahkemenin bu sonucu dosyaya uygun değildir.İzin defteri incelendiğinde, davacının imzalarının sadece 4 adet olup, her yıl karşılığında 14 gün izin kullandığının yazılmasına karşın izin başlangıç ve bitiş tarihlerinin ayrı ayrı gösterildiği ve hatta davacı işçinin hizmet akdinin sona erdiği 17/12/2007 tarihinden sonra da izin kullanma kaydının görülmesi karşısında imzalanan bölümlerin dışında bulunan, 31/07/2007-05/08/2007 ve 21/08/2008-28/08/2008 tarihleri arasındaki izinlerin kullanılmadığı kabul edilerek, bunlar dışındaki kullanılan izinlerin hafta tatili ve varsa genel tatiller dışlanarak yapılacak hesaplama ile kullanılan izin süresi saptanıp, hak edilen 56 günle karşılaştırılarak sonuca gidilmesi gerekirken, izin defterinin hatalı değerlendirilmesi sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.