MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, yetki tespitinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili 12.10.2010 havale tarihli dava dilekçesi ile; davalı Sendika’nın 22.09.2010 tarihinde diğer davalı Bakanlık’a başvurarak üye kuruluşları olan ... A.Ş. işyerlerinde toplu iş sözleşmesi akdedebilmek için gerekli çoğunluğun sağlandığının tespitini Bakanlık’dan talep ettiğini, bunun üzerine davalı Bakanlığın T. ... Sendikasının gerekli çoğunluğu sağladığını tespit ettiğini ve yetki tespitini 01.10.2010 tarihli yazı ile davacı Sendikaya bildirdiğini, daha sonra yetki tespitine ek olarak göndermiş olduğu ...-... YATIRIMLARI VE İŞLETMECİLİĞİ SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (...A.Ş.) ve BAĞLI İŞYERLERİ" başlıklı yazı ile yetki tespitine konu olan 24 nolu işkolunda kurulu işyerlerini belirttiğini, ek yazıda belirtilen bu işyerlerinin bir kısmının başvuru tarihi itibariyle kapalı, bir kısmının da farklı ad ve numaralarla faaliyetlerini sürdürmekte olduğunu, başvuru tarihi itibariyle üye kuruluş ... AŞ. İşyerlerinde işçi sayısının 1195, sendika üyesi işçi sayısının ise 543 olduğunu, başvuru tarihi itibariyle Bakanlığı’nın yetki tespiti yazısında belirtmiş olduğu işyerleri, işçi ve üye sayısının, üye kuruluş ... A.Ş. işyerleri, işçi ve üye sayısı ile örtüşmediğini bu nedenle davalı sendikanın ... A.Ş. işyerlerinde toplu iş sözleşmesi akdedebilecek çoğunluğunun olmadığını, işçi sendikasının yetki tespitinde belirtilen 591 sendikalı işçinin üye kayıt fişlerinin tamamını üye kuruluşa ulaştırmadığı; davalı sendikanın başvuru tarihi itibariyle toplu sözleşme akdedebilecek yeterli çoğunluğunun bulunmadığına Bakanlıkça yapılan yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı sendika vekili 24.08.2011 havale tarihli cevap dilekçesiyle. davalı sendikanın 22.09.2010 tarihinde ...-...Yatırımları ve İşletmeciliği Sanayi ve Ticaret A.Ş. işletmeye bağlı 24 nolu işkolundaki işyerlerinde toplu iş sözleşmesi görüşmelerine başlayabilmek için çoğunluk tespiti talebinde bulunduğunu, Bakanlığın 01.10.2010 tarihli yetki tespit ve ek yetki tespiti yazısı ile bu işyerinde başvuru tarihi itibariyle işçi sayısının 66, üye sayısının 37 olduğu yönündeki tespit yazısını taraflara gönderdiğini, başvuru tarihi itibariyle 24 nolu işkoluna giren toplam 615 üyenin olduğunu, sendikanın aynı işletmeye bağlı olarak 2006 yılında başlattığı TİS görüşmeleri için Bakanlıktan alınan çoğunluk tespit yazısına İstanbul 5. İş Mahkemesi'nin ilgili dosvası ile itiraz edildiğini, bu itirazın mahkeme tarafından reddedildiğini, bu kararın ise onanarak kesinleştiğini, kesinleşen karardan sonra işveren sendikası ile davalı sendika arasında başlayan toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını TİS Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlandığını, davacı vekilinin dava dilekçesinde belirttiği işyerleri ve çalışan sayıları ile üye sayılarının hatalı olduğunu, bu işletmeye bağlı her işyerinin 24 nolu sağlık işkolunda olmadığını, bazı işyerleri farklı iş kolunda olduğundan işçi sayısında ve üye sayısında dikkate alınmamasını, bir önceki TİS çoğunluk tespiti aşamasında aynı nedenle yapılan itirazda bu hususun incelendiğini, hangi işyerlerinin 24 nolu sağlık işkolunda olduğunun tespit edildiğini, çoğunlukta olduklarının da tespit edildiğini, Bakanlıkta çoğunluğun tespitinin incelenmesi sırasında, işletmeye bağlı ...Özürlüleri Taşıma işini işveren SGK kayıtlarında kara taşımacılığı işkoluna ait bir numara ile kayıt yaptırdığını, sonradan bu hatanın bölge müdürlüğü aracılığıyla düzeltildiğini ve burada çalışan üyelerinde çoğunlukta dikkate alınmasının sağlandığını, sendikanın işletmede gerekli çoğunluğa sahip olduğunu, üye kayıt fişleri ve işyerlerinden gelecek listeler ve SSK prim bordroları incelendiğinde davacının haksız olduğunun ortaya çıkacağını ve bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Bakanlık cevabında ise davalı sendikanın yetki tespit başvurusu üzerine Bilgi İşlem Daire Başkanlığınca yapılan incelemede 22.09.2010 başvuru tarihi itibariyle söz konusu işyerlerinde 1146 işçinin çalıştığı, bunlardan 591 işçinin de Sağlık-İş Sendikasına üye bulunduğu sendikanın yasanın aradığı çoğunluğu sağladığının tespit edilerek, buna ilişkin 01.10.2010 tarihli yetki tespit yazısının taraflara gönderildiğini, davacının yetki tespitine konu olan işyerlerinin bir kısmının başvuru tarihi itibariyle kapalı olduğunu iddia etmiş ise de söz konusu işyerlerinin kapalı olduğuna dair Bakanlık kayıtlarında herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığını, Bakanlığın kararında herhangi bir mevzuata aykırılık bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; uyuşmazlığın çoğunluğun tespiti bakımından işletme düzeyinde verilen yetki belgesinin yerinde olup olmadığı ve davalı sendikanın işyerinde yeterli çoğunluğa sahip olup olmadığı noktasında toplandığı, yetki belgesinin evrak alınma tarihi 07/10/2010 olup davanın Bölge Çalışma Müdürlüğünden geçiriliş tarihinin ise 12/10/2010 olduğu, bu suretle 6 iş günlük yasal süre içerisinde davanın açıldığı, İstanbul 5 İş Mahkemesinin 2006/846 Esas sayılı dava dosyasında önceki toplu iş sözleşmesi döneminde aynı işletmeye bağlı olarak yapılan toplu iş sözleşmesi çoğunluk tespitine ilişkin davada işletmeye bağlı işyerlerinin hangilerinin sağlık işkoluna girdiği tespit edilip çalışan ve sendikalı sayısı belirlenerek davanın reddine karar verildiği, davacı tarafça bildirilen bir kısım yeni olduğu ileri sürülen işyerlerinin sağlık işkolunda olmadığı, farklı işkolundaki işyerlerinin işveren tarafından sağlık işkolunda olduğunun gösterildiği, zira işkolu tespitinin taraflardan birinin başvurusu üzerinde Bakanlık tarafından yapılıp kararın Resmi Gazetede yayınlandıktan sonra itiraz edilmediği takdirde kesinleştiği, dava tarihi itibariyle işkolu tespiti yapılmayan davacının bildirmiş olduğu işyerlerinde İlaçlama... Yakasının, İlaçlama ... Yakasının, Cenaze Hizmetleri isimli işyerlerinin genel işler işkoluna tabi olduğu, ... Devlet Hastanesinde çalışan 50 işçinin sağlık işkolunda olmayıp genel işler veya büro işkolunda olduğu, bu hastanede çalışan taşeron işçilerinin hastanenin alt hizmetlerinde sağlık hizmeti vermeksizin çalıştıkları buna göre bu 4 işyerine ait işçi sayısı işverenin gösterdiği sayıdan mahsup edildiğinde 1064 işçinin sağlık işkolunda çalışacağı, yarısı itibariyle 532 çoğunluğun yeterli olduğu, genel merkezde ve iş merkezlerinde çalışan imzaya yetkili sayıların toplam sayıdan mahsup edilmesi gerektiği, bu nedenle sağlık işkolunda yer almayan işyerlerinin çoğunlukta dikkate alınamayacağı, tüm tarafların tespit ettiği üye sayısının yeterli çoğunluk sağlandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davacının bir kısım işçilerin tespit tarihinde iş yerinde çalışmadıkları; bir kısmının ise üye fişlerinin sunulmadığı iddialarına karşın mahkemece davalı sendika tarafından sunulacak üye fişleri de değerlendirilerek hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve araştırmayla kurulan hüküm hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 31.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy