MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, 31/08/2005 tarihinden 29/10/2007 tarihine kadar davalı işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin hiçbir gerekçe ileri sürülmeksizin haksız olarak feshedildiğini, 01/09/2007 tarihinde gece vardiyasında iken iş kazası geçirdiğini, işe geri döndükten sonra ise işine son verildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde davacı tarafın kendi kusuru neticesinde iş kazasına uğradığını, 18/10/2007 tarihine kadar iş göremezlik raporu verildiğini, davacının istiratının bitiminden sonra yeniden çalışmaya başladığında başına buyruk hareket ettiğini, işe düzenli olarak gelmediğini işini savsaklamaya başladığını, 30/10/2007, 31/10/2007 ve 01/11/2007 tarihlerinde de işe gelmediğini bunun üzerine iş akdine haklı nedenle son verildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin kabulüne ilişkin karar Dairemizin 15/04/2013 tarih 2011/7382 Esas 2013/11945 Karar sayılı ilamıyla “ Yerel mahkemece, davacının yeni görev yerini kabul etmemesi ve operatör olarak çalışırken daha alt seviyede olan kalfalık görevini yapmasını kabul etmeyince işten çıkartıldığı kabul edilerek sonuca gidilmiş ise de, yapılan araştırma ve mahkeme gerekçesi arasında uyum bulunmamaktadır.
Davalı tanıkları yeni verilen görevle eski görev arasında bir fark bulunduğuna ve yeni makinenin ve kalfalık görevinin daha alt görev olduğuna dair açıklamada bulunmamışlardır.
Davalı tanıkları, iş kazası öncesi ve davacının kalfa olarak görev yaptığını açıklamış olup, yeni görevlendirmenin davacı aleyhine değişiklik niteliğinde olduğu yönünde yeterli delil bulunmamaktadır. Bu durumun varlığının tespiti halinde davacının değişikliği kabul etmeyerek işi bırakması 4857 sayılı İş Kanunu 22. Maddesi gereğince gerçekleştirilen haklı feshi oluşturabilir. Çalışma koşulları veya statüsünde ağırlaştırma bulunmadığı takdirde davacının kıdem ve ihbar tazminatı talep etmesi mümkün olmayacaktır. Mahkemece bu hususlar araştırılarak sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır ” gerekçesiyle bozulmuş mahkemece bozmaya uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık iş akdinin kimin tarafından feshedildiği ve çalışma koşulları ile statüsünde işçi aleyhine değişiklik bulunup bulunmadığı noktasındadır.
Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getirilmeden, davacının iş kazası yapmasından sonra çalışma koşullarında ve statüsünde aleyhe değişiklik olup olmadığı araştırılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 07.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy