MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı vekili, davacı işçinin kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret ve prim alacaklarının davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, feshin haklı nedene dayanmadığı gerekçesi ile kıdem ve ihbar tazminatının kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 02.04.2013 gün ve 2011/2904 Esas, 2013/10834 Karar sayılı kararı ile “müşterek tanık ...'in yargılama sırasında alınan ifadesinde açıkça anlatıldığı üzere, ustabaşı ...'nin sinirli ve kızgın davranışları üzerine davacının da yüksek sesle konuşmaya başlayıp ...'yi dışarı davet ettiği, dışarıda geçen olayları görmediğini, davacının dudağının şiş olduğunu açıkladığı, davalı tanığı ... da ...'ın bu beyanlarına paralel olarak taraflar arasındaki sözlü tartışma sırasında birbirlerini itip kakmaya başladıkları ve kendilerince tarafların ayrılmasından sonra ustabaşı ...'nin tekrar davacının yanına geldiğinde davacının masasının yanına gidip "işte burdayım, geldim, ne yapacaksan yap" demesi üzerine tarafların birlikte dışarı çıktıkları, dışarıda ...'nin kolundan levyeyi çıkarmak istediği sırada kendilerince önlendiği ve davacıya zarar vermesinin önlendiği, ama ...'nin ilk hamle sırasında davacıya vurduğu, davacının da ona karşı birkaç hamle yaptığı, müşterilerin önünde kavga ettikleri, davacıyı tutan kişinin iri yarı olması nedeni ile davacının hamle etmiş ise de ustabaşı ...'ye vuramadığı yolundaki beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde, davacının eyleminin İş Kanunu'nun 25/II-d maddesinde öngörülen sataşma eylemini oluşturduğu ve buna bağlı olarak işverence gerçekleştirilen feshin haklı nitelikte olup, kıdem ve ihbar tazminatı talebinin reddi gerektiği” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, “davalı işyerinde 4.1.2002-29.11.2007 tarihleri arasında 5 yıl 10 ay 25 gün hizmet akdi ile servis danışmanı olarak çalıştığı anlaşılan davacının duruşmada dinlenen tanık beyanlarına ve davalı tanığı ...'ın beyanına göre dava dışı usta ... ... ile arasında ihtilafa neden olan araç formunu yaptığı işe uygun olarak doldurup, davacı tarafından yapılan işin yapılması gerektiği şekilde ve düzgün yapıldığı, buna rağmen usta ... ... tarafından doğru yapıldığı halde davacının kusuru olmaksızın yapılan işin yanlış anlaşılarak ilk sataşmanın usta ... ... tarafından gerçekleştiği, duruşmada dinlenen iki tanığın da birbirini teyit eden beyanlarında ilk sataşmanın usta ... ... tarafından gerçekleşip, ... ...'ın sinirli ve gergin tavırları ile sataşmayı başlattığı, h...gi bir kusuru ve yanlışı olmamasına ve ihtilafa neden olan tartışmayı başlatmamasına rağmen davacının tüm sakinliği ile işinin başına geçip ... ...'ın sinirli ve gergin tavırlarını devam ettirip davacının masasının yanına gelip, “ işte buradayım, geldim, ne yapacaksan yap “ deyip kağıdı davacının yüzüne atıp davacıyı tahrik eder davranışlarını ve sataşmasını devam ettirmesine rağmen davacının kendi sebep olmadığı halde ... ...'ın işyeri içinde işyeri kurallarına aykırı, işyeri huzurunu bozan bu tür davranışlarına engel olmak için elinden
geleni yaparak ve ... ...'ı uyararak bağırıp çağırmamasını söyleyerek h...gi bir problem ve ihtilafın işyeri dışında konuşulmasını sağlamak amacıyla ... ...'a dışarıya çıkmalarını söylediği, dışarıdan içeriye gelen davacının tüm gayretine rağmen ... ... tarafından vurularak darp edildiği, takip eden olayda davacının sürekli alttan alan ihtilafı önlemeye çalışan h...gi bir kusuru bulunmadığı halde kendisine sataşanı sakinleştirmeye çalışan pozisyonda olmasına rağmen ustası ... ... tarafından işini iyi yaptığı halde dövülüp darp edildiği, her ne kadar ...'nin ilk hamlesinden sonra davacının da ona karşı birkaç hamle yaptığı tanık...tarafından beyan edilmişse de, dövülen hiçbir canlıdan dövülmesine karşılık haraketsiz kalmasının beklenemeyeceği, h...gi bir kusurunun bulunmadığı bu eylemler neticesinde kendisinin ve ailesinin geçimini sağladığı işini kaybetmesine neden olacak şekilde işten atılıp 5 yıl 10 ay 25 günlük emeğinin de yok sayılıp kıdem ve ihbar tazminatını hak etmeyecek şekilde iş akdinin fesih nedeninin haklı neden sayılması hukuk ve vicdani kanaate aykırı olduğu” gerekçesi ile bozmaya karşı direnilmiştir.
Direnme kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6352 sayılı kanunun 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: dosya incelendi:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dairemizin “müşterek tanık ...'in yargılama sırasında alınan ifadesinde açıkça anlatıldığı üzere, ustabaşı ...'nin sinirli ve kızgın davranışları üzerine davacının da yüksek sesle konuşmaya başlayıp ...'yi dışarı davet ettiği, dışarıda geçen olayları görmediğini, davacının dudağının şiş olduğunu açıkladığı, davalı tanığı ... da ...'ın bu beyanlarına paralel olarak taraflar arasındaki sözlü tartışma sırasında birbirlerini itip kakmaya başladıkları ve kendilerince tarafların ayrılmasından sonra ustabaşı ...'nin tekrar davacının yanına geldiğinde davacının masasının yanına gidip "işte burdayım, geldim, ne yapacaksan yap" demesi üzerine tarafların birlikte dışarı çıktıkları, dışarıda ...'nin kolundan levyeyi çıkarmak istediği sırada kendilerince önlendiği ve davacıya zarar vermesinin önlendiği, ama ...'nin ilk hamle sırasında davacıya vurduğu, davacının da ona karşı birkaç hamle yaptığı, müşterilerin önünde kavga ettikleri, davacıyı tutan kişinin iri yarı olması nedeni ile davacının hamle etmiş ise de ustabaşı ...'ye vuramadığı yolundaki beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde, davacının eyleminin İş Kanunu'nun 25/II-d maddesinde öngörülen sataşma eylemini oluşturduğu ve buna bağlı olarak işverence gerçekleştirilen feshin haklı nitelikte olup, kıdem ve ihbar tazminatı talebinin reddi gerektiği” gerekçesi ile verilen karara karşı yerel mahkemece “davalı işyerinde 4.1.2002-29.11.2007 tarihleri arasında 5 yıl 10 ay 25 gün hizmet akdi ile servis danışmanı olarak çalıştığı anlaşılan davacının duruşmada dinlenen tanık beyanlarına ve davalı tanığı ...'ın beyanına göre dava dışı usta ... ... ile arasında ihtilafa neden olan araç formunu yaptığı işe uygun olarak doldurup, davacı tarafından yapılan işin yapılması gerektiği şekilde ve düzgün yapıldığı, buna rağmen usta ... ... tarafından doğru yapıldığı halde davacının kusuru olmaksızın yapılan işin yanlış anlaşılarak ilk sataşmanın usta ... ... tarafından gerçekleştiği, duruşmada dinlenen iki tanığın da birbirini teyit eden beyanlarında ilk sataşmanın usta ... ... tarafından gerçekleşip, ... ...'ın sinirli ve gergin tavırları ile sataşmayı başlattığı, h...gi bir kusuru ve yanlışı olmamasına ve ihtilafa neden olan tartışmayı başlatmamasına rağmen davacının tüm sakinliği ile işinin başına geçip ... ...'ın sinirli ve gergin tavırlarını devam ettirip davacının masasının yanına gelip, “ işte buradayım, geldim, ne yapacaksan yap “ deyip kağıdı davacının yüzüne atıp davacıyı tahrik eder davranışlarını ve sataşmasını devam ettirmesine rağmen davacının kendi sebep olmadığı halde ... ...'ın işyeri içinde işyeri kurallarına aykırı, işyeri huzurunu bozan bu tür
davranışlarına engel olmak için elinden geleni yaparak ve ... ...'ı uyararak bağırıp çağırmamasını söyleyerek h...gi bir problem ve ihtilafın işyeri dışında konuşulmasını sağlamak amacıyla ... ...'a dışarıya çıkmalarını söylediği, dışarıdan içeriye gelen davacının tüm gayretine rağmen ... ... tarafından vurularak darp edildiği, takip eden olayda davacının sürekli alttan alan ihtilafı önlemeye çalışan h...gi bir kusuru bulunmadığı halde kendisine sataşanı sakinleştirmeye çalışan pozisyonda olmasına rağmen ustası ... ... tarafından işini iyi yaptığı halde dövülüp darp edildiği, her ne kadar ...'nin ilk hamlesinden sonra davacının da ona karşı birkaç hamle yaptığı tanık...tarafından beyan edilmişse de, dövülen hiçbir canlıdan dövülmesine karşılık hareketsiz kalmasının beklenemeyeceği, h...gi bir kusurunun bulunmadığı bu eylemler neticesinde kendisinin ve ailesinin geçimini sağladığı işini kaybetmesine neden olacak şekilde işten atılıp 5 yıl 10 ay 25 günlük emeğinin de yok sayılıp kıdem ve ihbar tazminatını hak etmeyecek şekilde iş akdinin fesih nedeninin haklı neden sayılması hukuk ve vicdani kanaate aykırı olduğu” gerekçesi ile direnilmiş olup, sataşmanın davacıdan kaynaklanmadığı, feshin haklı nedene dayanmadığı tespitinin dosya içeriğine uygun olduğu, bu nedenle direnmenin doğru olduğu, yerel mahkemesince bu hususun düzeltildiği anlaşıldığından, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ek ikinci maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 04.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy