MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
Davacı vekili, davalı işverenin davacı işçinin işçilik alacaklarının takibi için icra takibine kötüniyetle itiraz ettiğini, itirazın iptali davası açıldığını, ancak davalının mal varlığı ve hak ve alacaklarını kaçırma ve alacakları karşılıksız bırakma girişimi içinde olduğunu, bu nedenle davalı şirkete ait mal varlığı veya adına oluşmuş/oluşacak hak ve alacaklarına ihtiyati haciz zımnında ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, ihtiyati tedbir gerektiren endişe hallerinin varlığını kanıtlayan herhangi bir delil ibraz edilmediği, HMK. 389 ve devamı maddeleri kapsamında ihtiyati tedbir talebinin yerinde olmadığı gerekçesi ile ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.
Davacı işçi vekili, ihtiyati haciz reddi kararını 6100 sayılı HMK,un geçici 3/1 maddesi uyarınca süresinde kanun yoluna getirmiş olup, Dairemizin Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 341, geçici 3 ve 391/3 maddeleri uyarınca kanun yoluna tabi ihtiyati tedbir isteminin reddi kararını denetleme görevi olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dosya içeriğine göre davacının protokole bağlı alacağının tahsili için icra takibi yaptığı, takibe itiraz üzerine itirazın iptali ve takibin devamı için iş bu davayı açtığı ve davanın yargılaması sırasında ise davalının mal varlığı ve hak ve alacaklarını kaçırma ve alacakları karşılıksız bırakma girişimi içinde olduğunu, bu nedenle davalı şirkete ait mal varlığı veya adına oluşmuş/oluşacak hak ve alacaklarına ihtiyati haciz zımnında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu işçilik para alacağının protokole bağlandığı ve belirlenebilir olduğu açıktır. Davacı ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmektedir. İhtiyati tedbir, ihtiyati hacze göre daha hafif sonuçları olan bir koruma tedbiridir. İhtiyati tedbirde borçlu yönünden sadece kayden tedbir konulmakta ve borçlu tedbire konu mal üzerinde sınırlı da olsa tasarrufuna devam edebilmektedir. O halde kısmi dava veya belirsiz alacak davasında, hakkın bulunması ve sebebin ortaya çıkması halinde borçlunun taşınır veya taşınmaz malları üzerine ihtiyati tedbir konulmasında ve karar verilmesinde yasal bir engel bulunmamaktadır. Uyuşmazlık konusu para alacağı ile belirlidir. Hukuki nitelendirme hakime aittir. Davacı tarafın uyuşmazlık konusu para alacağı konusunda ihtiyati haciz niteliğinde ihiyati tedbri kararı verilmesi isteminin 6100 sayılı HMK.’un 389 ve devamı maddeleri kapsamında değil, ihtiyati haciz istemi ile ilgili İİK.’nun 257 ve devamı maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerekir. Mahkemece hatalı hukuki değerlendirme ile yazılı şekilde istemin reddine karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.