MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 12. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/01/2014
NUMARASI : 2012/385-2014/59
DAVA :Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davanın reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının, davalı şirkette tıbbi ampul üretim operatörü olarak 24/06/1996 tarihinde çalışmaya başladığını, 13/08/2012 tarihinde iş yerinde üretilmekte olan boş ampullerin hatalı üretildiği, son kullanma tarihi 08/15 yerine 08/12 basıldığı iddiasıyla davacıdan savunma istendiğini, davacının da yazılı savunmasını davalı iş yerine verdiğini iş yeri disiplin kurulu konuyu değerlendirdiğini ve 16/08/2012 tarihli yazısı ile davacının kınama cezası ile cezalandırıldığını tebliğ edildiğini, kınama cezasının davacıya tebliğinden bir kaç saat sonra, üretim müdürü tarafından aynı olayla ilgili olarak davacının iş akdinin feshedildiği 16/08/2012 tarihinde sözlü olarak kendisine bildirildiğini, davalı tarafından yapılan fesih işlemi haksız, hukuka ve iş yerinde uygulanan toplu iş sözleşmesine aykırı olduğu gibi iş yasasının 19. Maddesinde belirtilen usule de uyulmadığından fesihin geçersiz olduğunu , iş yerinde uygulanmakta olan mevcut iş sözleşmesinin disiplin kurulu başlıklı 9. Maddesine göre uyarma cezası dışındaki cezalar ancak disiplin kurulu kararı ile verilebileceğini, olayla ilgili disiplin kurulunun toplanıp sadece kınama cezası verdiğini, buna rağmen iş veren toplu iş sözleşmesine aykırı olarak aynı olayla ilgili inisiyatif kullandığını ve davacının iş akdini aynı eylem nedeniyle feshettiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydı ile , davacının iş akdini fesheden davalı şirketin fesih işleminin geçersizliğine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davalı şirket osel ilaç ve San. Tic. A.Ş.nin Kadıköy 3. Asliye Ticaret mahkemesinin 2008/493 E. Sayılı dosyasından verilen 05/03/2009 tarihli kararla 05/03/2009 tarihinden itibaren iflasına karar verildiğini ve iflas kararı kesinleştiğini, Kadıköy 3. İflas müdürlüğünün 2009/4 iflas sayılı dosyası ile iflasa açıldığını, devamla yine Kadıköy 3. Asliye Ticaret mahkemesinin 2011/84 E. sayılı dosyası kapsamında konkordatonun tasdiki talepli dava ikame edilmiş ve müflis şirket lehine konkordatonun tasdiki yönünde karar verildiğini iş bu dava hali hazırda temyizde olduğunu, iflas kararı açıklanmakla şirketin tasarruf yetkisinin ortadan kalktığını, İİK 226. Maddesi gereği masanın kanuni mümessili iflas idaresi olduğunu, şirketin müflis olduğu ve şirketi temsil yetkisinin iflas idaresinde olduğu davacı ve vekilleri tarafından bilindiğini, buna rağmen hatalı dava açıldığını, yukarıda belirtilen ve resen dikkate alınacak nedenlerle davanın hem usul hem de esastan reddine, mahkeme harç ve masrafları ile avukatlık ücretlerinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini iflas idaresi vekili olarak arz ve talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Mahkemece davacının çalıştığı şirket hakkında Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2008/493 Esas, 2009/95 Karar sayılı 05.03.2009 tarihli kararıyla aynı tarih itibariyle iflas kararı verildiği, aynı tarihte iflasın açıldığı ve kesinleştiği, iflas eden şirketin bütün hak ve alacaklarının iflas masasına intikal ettiği ve şirketin dava tarihinden önce iflasına karar verilmiş olması nedeniyle davalı şirket hakkında dava açılamayacağı gerekçesiyle husumet nedeniyle reddine karar verilmişse de,
Davacıya tebliğ edilen bir kısım belgelerde ve sigorta kayıtlarında işverenin O.. A.. olarak göründüğü davacının adı geçen şirkete davasını yönelttiği, ancak iflas idaresince davaya cevap verildiği, dava dilekçesinde “iflas idaresinin” gösterilmemesinin 6100 sayılı HMK m.124/3-4 uyarınca husumette yanılma olarak kabul edilerek davanın esasına girilerek feshin haklı veya geçerli olup olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, bozma sebebin göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy