MAHKEMESİ : GEBZE 1. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/02/2014
NUMARASI : 2013/292-2014/127
DAVA :Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 23/03/2004 tarihinde işe başladığını, davalı işverence iş akdinin haksız ve gerekçesiz olarak feshedildiği 11/03/2013 tarihine kadar davalı işyerinde çalıştığını, davalı işverenin, müvekkilinin rızası olmamasına rağmen fazla çalışmalarda denkleştirmeye gitmesi, diğer yasaya aykırı uygulamaları ve kabul etmeyenlere baskıları nedeniyle müvekkil tarafından 07/02/2013 tarih ve 707051 no ile Bölge Çalışma Müdürlüğüne şikayette bulunulduğunu, bunun üzerine ve öncesinde sürekli olarak yeri değiştirilen müvekkiline en son 05/03/2013 tarihinde 11/03/2013 tarihi itibari ile lojistik bölümünden alınarak üretim bölümünde görevlendirildiğinin yazı ile bildirildiğini, yeni görevlendirmenin yapıldığı 11/03/2013 tarihinde ise müvekkilinin iş akdinin davalı işverence gerekçesiz olarak ve yazılı olma şartını taşımaksızın davalı işveren tarafından fesih edildiğini ve bu tarihte kıdem tazminatı ve sair alacakları için kendisine 11/04/2013 tarihli 27.157,86 TL bedelli çek verildiğini, iş akdi feshinin yasada öngörüldüğü gibi yazılı olmadığı gibi fesih nedeninin de yasada öngörüldüğü gibi açık ve kesin olarak belirtilmediğini, gerçek fesih nedeninin müvekkilinin mesaili çalışmayı değil fazla çalışmalar için denkleştirme uygulamasını kabul etmemesi ve ilgili kurumlara başvurarak hakkını araması olduğunu beyanla müvekkilinin iş akdinin feshinin geçersizliğine ve müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini, davacının müvekkil şirket bünyesinde 26/03/2004 tarihinde lojistik bölünde sipariş hazırlama ve kontrol elemanı olarak çalışmaya başladığını, 11/03/2013 tarihinde İş Kanunun 17. ve 18. maddesi uyarınca her türlü yasal hakları kendisine ödenmek suretiyle davacının iş akdini feshedildiğini, iş akışının ve iş düzeninin sağlanması ve aksamaması hususunda titiz davranan müvekkil şirketin davacının fazla mesaiye kalmak istememesi üzerine yine de iyi niyetle hareket ettiğini ve 05/03/2013 tarihli yazı ile davacıya bir başka pozisyonda fazla mesaiye kalmadan çalışabileceği Subazlı Üretim İşletmesinde aynı şirket, ücret, kademe haklarında herhangi bir değişiklik yapmaksızın görevlendirme teklifinde bulunduğunu, davacının müvekkil şirketin tüm iyi niyetli çabalarına rağmen çözümsüzlükte ısrarcı olması ve fiilen görevinin başında olmaması
karşısında, çalışma koşulları ve iş disiplini kurallarına aykırı bu davranışlarından dolayı davacının iş akdinin 4857 sayılı İş Kanunun 17. ve 18. maddeleri uyarınca 11/03/2013 tarihi itibariyle tüm yasal hakları ödenmek suretiyle feshedildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davacıya yazılı fesih bildiriminin yapılmadığı, savunmasının alınmadığı, davacının onayı olmadan fazla çalışma yaptırılması ve fazla çalışma ücreti ödemeden davacının haberi olmadan denkleştirme yapılmasının haklı ve geçerli bir fesih sebebi olmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 Sayılı Kanunun 22. maddesine göre “İşveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşçi bu durumda 17 ila 21 inci madde hükümlerine göre dava açabilir.”
Somut olayda davacı tarafından da bildirildiği kabul edilen 05.03.2013 tarihli yazıda, davacının 2013 yılı için fazla mesai onayı vermediği, ancak çalıştığı bölümde fazla çalışma yapma ihtiyacının doğduğunu, davacının fazla çalışma yapmak istememesinin işin devam edememesine ve aksamasına neden olduğu, davacının fazla çalışmaya kalmak istememesi nedeniyle 11.03.2013 tarihi itibariyle fazla çalışma yapmayacağı Subazlı Üretim İşletmesinde aynı ücret, kademe vs. haklarında değişiklik olmaması kaydıyla “ürün teslimat ve veri giriş sorumlusu” olarak görevlendirildiği bildirilmiştir.
Davacı ise bildirimin altına fazla çalışma ücretlerinin ödenmeyip rızası dışında izin kullandırıldığını bu nedenle fazla mesai onayı vermediğini, ayrıca görevlendirildiği bölümde ne iş yapacağının nasıl çalışacağının belirtilmediğinden çalışma koşullarının ağırlaşıp ağırlaşmadığını ölçme şansının bulunmadığını belirtmiştir. Davacıya bunun üzerine 08.03.2013 tarihli görevlendirildiği bölümde yapacağı işe ilişkin açıklamaların bulunduğu bildirimin tebliğ edilmek istendiği ancak davacının imzalamaktan imtina ettiği görülmektedir.
Mahkemece davacıya yazılı fesih bildiriminin tebliğinin yapılmadığı savunmasının alınmadığı belirtilmişse de, fesih nedeni dikkate alındığında savunma alınmasının gerekmediği gibi, 29.05.2013 tarihli cevap dilekçesi ekinde sunulan işyeri şahsi dosyası içinde 08.03.2013 tarihli davacının kabul etmediği görevin tanımına ilişkin açıklamanın bulunduğu görünen yazı ile 11.03.2013 tarihli yazılı fesih bildiriminin sunulduğu ancak bildirimlerin altında davacının imzadan imtina ettiğinin bildirildiği görülmektedir. Tutanakların altında davalı tanığı Ş.. D..’in imzalarının bulunduğu görülmektedir. Yargılama sırasında davalı tanığına tutanakların doğru olup olmadığı sorulmamıştır. Buna göre tutanaklar davalı tanığına gösterilerek bildirimlerin yapılıp yapılmadığı araştırılmalıdır.
Bu bildirimlerin yapıldığı tespit edildiğinde feshin geçerli olup olmadığı araştırılmalıdır. Bunun için davacının fazla çalışma onayına gerek görülen bölümde bu tür bir gereksinim bulunup bulunmadığı, varlığının tespiti halinde yaptığı görevle teklif edilen görevler karşılaştırılarak çalışma koşullarında esaslı değişiklik bulunup bulunmadığı konusunda gerekirse keşif yapılıp, işyerinin işleyişini bilen uzman bilirkişiden raporu alınmalı, yapılacak değerlendirme sonucu feshin geçerli olup olmadığına karar verilmelidir. Hatalı değerlendirme ve eksik araştırmayla karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.10.201 4tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy