MAHKEMESİ : YAHYALI ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/12/2013
NUMARASI : 2013/197-2013/270
DAVA :Davacı, fazla mesai ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, 1989 yılından bu yana şoför olarak çalıştığını, geçici görevle Y.. H..'nde ambulans şoförü olarak görevlendirildiğini, geçici görevlendirilmesi sırasında 24 saat icap, ertesi gün ara vermeksizin 24 saat de 1. ambulansta nöbet şeklinde çalıştığını, ardından 48 saat istirahat ettiğini bildirerek fazla çalışma ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, geçici hizmet süresinde Y.. H.. davacıya fazla çalışma yaptırmış ise bundan Y.. H..nin sorumlu olduğunu, husumetin ona yöneltilmesi gerektiğini, davacının çalışma gün ve saatlerini gösterir çizelgeyi temin ettiklerini, incelenmesinden anlaşılacağı üzere davacının fazla çalışmasının bulunmadığını, davacının sadece çalıştığı günleri hesaba kattığını, çalışmadığı ve izinli olduğu günleri hesaba katmadığını, tüm bu sebeplerle öncelikle mahkemenin yetkisizliğine aksi halde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının DSİ bünyesinde çalışırken 3 aylık geçici süreyle Y.. H..nde ambulans şoförü olarak çalıştığı, bu süre zarfında 48 saat icapçı olarak hazır bulunduğu, devam eden 48 saat içinde izinli sayıldığı, çalışma temposunun 3 aylık süre boyunca böyle devam ettiği, denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davacının 8.901,44 TL fazla çalışma alacağına hak kazandığının kabulü gerektiği, her ne kadar fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay'ca son yıllarda indirim yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almış ise de davacının fazla çalışma yaptığı süre 3 ay gibi kısa bir süre olduğundan fazla çalışma süresinden hakkaniyet indirimi yapılmaksızın taleple bağlı kalınarak toplam 8.801,44 TL alacağın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekilince temyizi üzerine Dairemizin 27.06.2013 gün ve 2011/21093 Esas 2013/19859 Karar sayılı kararı ile özetle;
1- Davacının geçici olarak Y.. H..nde ambulans şoförü olarak görevlendirildiği anlaşılmaktadır. Davacının fazla mesai alacakları hesaplanırken kurum kayıtlarında görülen ücretinin, günlük yevmiyesinin esas alınarak hesaplama yapılması gerekir.
2- Davacının nöbetçi olduğu gün 24 saat çalıştığı anlaşılmaktadır. Hukuk Genel Kurulunca verilen 05.04.2006 gün 2006/9-107 E.2006/144 ve 14.06. 2006 gün ve 2006/9-374 E. 2006/382 K. Sayılı ilamında uyku ve sair ihtiyaçlar için geçen zaman çıkarıldığında günde 24 saat çalışan işçinin fiilen 14 saat çalıştığı kabul edilmiş bu karar dairemizce de benimsenmiştir.
Yerel mahkemece, davacının nöbetçi olarak çalıştığı dönemde 16 saat fazla çalıştığına göre fazla çalışma alacağı hüküm altına alınmıştır. Saptanan bu durum karşısında ve yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulduğunda, HGK kararına göre günlük 24 saat çalışma yapılan günlerde fiili çalışma süresi 14 saat olduğundan, fiilen çalışılan günleri için, günlük 3 saat fazla çalışma esas alınarak hesaplama yapılması gerektiği gerekçeleriyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek davacı işçinin davalı kurumun işçisi olarak Y.. H..nde çalıştığı, 2 gün çalışıp 2 gün izin kullandığı, bu çalışma dışında izin kullanmadığı, yani haftalık izinlerini de kullanmadığı, işçinin günlük 12 saat çalıştığını kabul etmek gerektiği, bu nedenle günlük 3 saatten fazla çalışması olduğu fakat işçinin hafta tatili kullanmadığını kabul etmek gerektiği zira işçinin çalıştığı süre kadar dinlenmekte ayrı bir haftalık izni bulunmadığı, davacının 3 ay bu şekilde çalıştığı, 3 ayın ortalama 13 hafta olduğunu kabul etmek gerektiği, 13 hafta boyunca haftanın 6 günü 3 saat fazla mesai yaptığı, pazar gününü ise hafta tatilinde çalışma olarak kabul etmek gerektiği, işçinin fazla çalışma süresinin saat olarak 13x6x3=234 saat olduğu, bordrolara yansıyan ücretin 1.598,05 TL, 1 günlük 1.598,05/30= 53,26 TL, 1 saatlik ücretin ise 53,26/9 saat=5,91 TL, 1 saatlik fazla çalışmanın karşılığının 8,87x234=2.075,58 TL olduğu, işçi her ne kadar sadece fazla çalışma ücreti için dava açsa da çalışma sistemi 2 gün çalışıp 2 gün dinlenme şeklinde olduğundan aslında pazar günü hafta tatili ücretinin fazla mesai şeklinde ödeneceğini düşündüğünü, bu meselenin hukuki bir mesele olup hakimin değerlendirmesi gereken mesele olduğunu, pazar gününe gelen çalışmanın ücretini de talep ettiğinin kabul edilmesi gerektiğini, işçinin 1 günlük ücreti 53,26 TL olduğundan 1 günlük hafta tatilinde çalışma ücreti 53,26/100x150=79,89 TL, 13 haftax79,89=1038,57 TL olduğunu ayrıca hafta tatilinde de 12 saat çalıştığında 9 saati aşan 3 saatlik çalışma da fazla çalışma sayılacağından 13x3x8,87=345,932 pazar günü fazla çalışma ücretine hak kazandığı, işçi alacağı davası belirsiz alacak davası olduğundan faize dava tarihinden itibaren hükmetmek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, taraflar vekillerinin ve gerekçede davalı olarak adlandırılan T.C. Sağlık Bakanlığı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı dava dilekçesinde fazla çalışma ücreti talep etmiş, yapılan yargılama sonucunda verilen karar davalının temyizi üzerine Dairemizin 27.06.2013 tarih ve 2011/21093 Esas 2013/19859 Karar sayılı ilamı ile özetle sonuç olarak; 'fazla çalışma süresinin hesabındaki hata' nedeniyle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda herhangi bir bilirkişi raporu alınmadan hesaplama yapılarak fazla çalışma ücreti yanında hafta tatili alacağı adı altında bir alacak kalemine de hükmedilmiştir.
Dosyadaki öncelikli sorun talep edilmeyen bir alacağın mahkemenin yerinde olmayan yorumuyla hüküm altına alınamayacağıdır.
Somut olayda yukarıda belirtildiği üzere sadece fazla çalışma ücreti talep edilmiştir. Yorum yoluyla hafta tatili ücretinin hüküm altına alınması yerinde değildir. Kaldı ki hafta tatili alacağı 7 gün kesintisiz çalışma halinde söz konusu olabilir. Haftada 2 gün çalışan işçinin hafta tatili ücreti talep etmesi mümkün değildir. Mahkemece hafta tatili çalışmasının hangi hallerde söz konusu olacağı da yasal düzenleme gözönüne alınmadan karara bağlanmıştır.
3- Fazla çalışma ücreti alacağına gelince mahkemece hükmüne uyulan bozma kararı doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alınarak sonuca gidilmesi gerekirken mahkemece denetlenemeyen ve bir kısmı hafta tatili alacağı olacak şekilde hesaplama yapılıp hüküm kurulması hatalıdır.
4- Davanın açıldığı tarih 01.09.2009 olup her dava açıldığı tarihteki koşullara tabidir. Davanın niteliği de açıldığı andaki usül yasasına göre belirleneceğinden 1086 sayılı HUMK döneminde açılan davanın 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'da vücut bulan ve Usül Hukukumuza bu tarihte dahil edilen belirsiz alacak davası olarak nitelendirilerek hem usül hükümleri hem de davalı lehine oluşan usuli hak ihlal edilerek dava tarihinden yürütülmesi hatalıdır. Faiz, davada istenilen miktar için dava, ıslah ile istenilen miktar için ıslah tarihinden yürütülmelidir.
5- Hükmedilen miktarların net mi brüt mü olduğunun belirtilmemesi infazda tereddüt yaratacağından hatalıdır.
6- Gerekçeli kararda dava tarihinin harcın yatırıldığı tarih olan 01.09.2009 yerine bozmadan sonra dosyanın esasa kaydedildiği tarih olan 31.07.2013 olarak yazılmasının, faizin başlangıcını belirten hüküm fıkrasında dava tarihi açıkça gösterilmediğinden infazda tereddüte yol açacağının düşünülmemesi hatalıdır.
7- Davalı yanında müdahil olan T.C. Sağlık Bakanlığı'nın duruşma zaptında ve gerekçeli karar içeriğinde 'davalı' olarak adlandırılması da hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı yeniden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 10/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy