MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA:Davalı vekili tarafından verilen 27.05.2014 havale tarihli dilekçede, Dairemizin 26.02.2014 tarih, 2013/ 8169 E ve 2014/ 6157 K sayılı bozma kararının maddi hataya dayalı olarak verildiği ileri sürülerek kararın ortadan kaldırılması ve hükmün onanmasına karar verilmesi talep olunmuştur.
Her dosyanın kendi içindeki delil durumuna göre değerlendirilmesi gerektiğinden davacı işçinin iddia edilen ücretini ispatlaması sebebiyle davalının, bordroda yazılı saat ücretine itibar edilmesi yönündeki talebi yerinde olmamakla birlikte, Dairemizce verilen kararda seri mahiyette olup aynı gün temyiz incelemesi yapılan diğer dosyalar karıştırılmak suretiyle iddia ve savunmada geçen ücretler hatalı olarak bozma ilamına yazılmıştır. Bu durum açık maddi hataya dayanmakta olup Dairemiz bozma kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, karar verilerek dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı avukatı; davalı işverenin iş akdini haksız ve bildirimsiz olarak feshettiği iddiasıyla kıdem ve ihbar tazminatları, fazla mesai, hafta tatili, yıllık izin ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı avukatı ise; davacının istifa ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporlarına dayanılarak, talebin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar, taraflar avukatlarınca temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında ücret konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Davacı taraf aylık net 1.000,00 $ ücretle çalıştığını iddia ederken davalı taraf ise; bordrolarda yer aldığı şekilde saat ücretinin 3.00 $ olduğunu savunmuş, Mahkemece bilirkişi raporunda davalı tarafın iddiasına itibar edilerek hesaplanan ikinci seçenek hükme esas alınmıştır. Davacının, davalı şirketin yurtdışı şantiyelerinde kalıpçı olarak çalıştığı, davacı tanıkları ile ücret konusunda yapılan emsal araştırmasının davacının iddiasını doğruladığı, davacının gerçek ücretinin iddia edilen ücret olduğu anlaşıldığından bilirkişi raporunun 1. seçeneğinin hükme esas alınması gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
3- Mahkemece, fazla çalışma ve hafta tatili alacaklarının davalı işveren tarafından tahakkuk ettirilerek ödendiği gerekçesiyle reddedilmiş ise de; tahakkuk ettirilerek fazla çalışma ve hafta tatili adları altında ödenen kalemlerin davacının gerçek ücretini oluşturduğu, nitekim aylık ücret olarak tahakkuk ettirilip ödenen miktarların, davacı tanıkları ve emsal ücret araştırması ile doğrulanan ücret miktarının dahi altında kaldığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, bordrolara itibar edilmeksizin, davacı tanık beyanları ile doğrulanan ve bilirkişi raporunun 1.seçeneğinde hesaplanan fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacaklarının makul oranda taktiri indirim konusunda bir değerlendirmeye tabi tutularak sonucuna göre hüküm altına alınması gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır.
4-Davacının kıdemine göre 14 günlük yıllık izin hakkı olup, 14 günlük izin karşılığının iddia edilen ücret üzerinden hesaplanıp çıkışta ödenen miktarın mahsubu ile varsa bakiyesinin hüküm altına alınması gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle talebin reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.