MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/02/2014
NUMARASI: 2010/82-2014/118
DAVA:Davacı, kıdem tazminatı, izin ücreti, ikramiye ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla,
dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; davacının 1995 yılının Mayıs ayında T.. S.. Şehir Hatları İdari Sekreterliğine seçildiğini, bu görevini yürütürken 2003 yılında Şube başkanlığına seçildiğini, 2005 yılı Aralık ayına kadar bu görevini sürdüren müvekkilinin davalı sendika Genel Merkez Yönetim Kurulu Genel Eğitim Sekreteri olarak seçildiğini, 01.11.2009 tarihinde yapılan olağanüstü Genel Kurul neticesinde görevinin sona erdiğini, 1995 yılı Mayıs ayı ile 01.11.2009 tarihleri arasındaki hizmetlerine ilişkin kıdem tazminatının kendisine ödenmediğini , sendika yönetimine açılan dava sonunda atanan kayyumun 08.06.2009 tarihine göreve geldiğini ve müvekkilinin görevinin bıraktığını, Genel kurul tarihine kadar geçen 5 aylık süre içinde ücretinin ödenmediğini, ayrıca ödenmesi gereken bir adet ikramiye alacağının bulunduğunu, çalıştığı süre boyunca yıllık izinlerini kullanmadığını , bu nedenle geçmişe yönelik 10 yıllık izin ücreti alacağının ödenmesi gerektiğini beyanla ödenmeyen kıdem tazminatı , yıllık izin ücreti alacağı , ücret alacağı ve ikramiye alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; davacının 1992 yılından 08.06.2009 tarihine kadar müvekkil sendikada aralıksız çalıştığını, ancak bu tarihte görevini kayyuma bırakmadığını,delegelerin 1/5 inin yazılı isteğine rağmen genel kurulu toplantıya çağırmaması nedeniyle davacının da üyesi olduğu yönetim kurulunun Beyoğlu 1. İş Mahkemesinin 2008/428 esas 2008/446 sayılı kararı ile işten el çektirilmesine karar verildiğini dolayısıyla 08.06.2009-01.11.2009 tarihleri arasında davacının fiilen çalışmasının mümkün olmadığını ve bu çalışma nedeniyle ücrete hak kazanamayacağını, davacı ve diğer yönetim kurulu üyelerinin 11/08/2007 tarihli olağanüstü genel kurulda alınan Deniz Nakliyat ve Armatörler şubesinin kapatılmasına dair kararın iptali davasında mahkemece verilen tedbir kararına muhalefet etmeleri nedeniyle ceza aldıklarını, sendikaya ait 1.000.000.TL nin üzerinde parayı uhdelerine geçirmeleri nedeniyle Beyoğlu 5.Asliye Ceza Mahkemesi tarafından ceza aldıklarını ancak hükmün açıklanmasının geri bırakıldığını, söz konusu kararın Beyoğlu 4. Ağır Ceza Mahkemesince sendikanın zararını karşılanması gerektiği nedeni ile bozulduğunu ve yargılamanın devam ettiğini bu hukuksuz işlemler nedeniyle üyelerin yönetim kuruluna duyduğu güvenin zedelendiğini, yeniden seçimlerin de yapılabilmesi için delegelerin 1/5 nin yazılı istediğine rağmen yasaya aykırı olarak olağanüstü genel kurul toplantısı talebinin reddine karar verildiğini, sendikadaki görevini kötüye kullanan ve mahkeme kararı ile işten çektirilen davacının kıdem tazminatına hak kazanamayacağını , davacı ile müvekkil sendika arasındaki ilişkinin hizmet akdine değil vekalet akdine dayandığını, bu nedenle yıllık ücretli izin verilmesi yönünde yasal bir zorunluluk bulunmamakla birlikte Sendika Ana Tüzüğünde yöneticilerin 30 iş günü ücretli izin hakkı olduğu belirtilmişse de izin kullanılmadığını takdirde ücretinin ödeneceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığını, son on yılın bütçelerinde yıllık izin ücretlerine ayrılmış bir gider faslı bulunmadığını , diğer taraftan davacının tüm yıllık izinlerini kullanmış olduğunu beyanla haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak,davacının davalı sendikada yönetici olarak görev yaptığı sırada 08.06.2009 tarihinde görevinden el çektirildiği ve yerine kayyum atandığı , 01.11.2009 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulda da yeniden göreve seçilemediği ; delegelerin yazılı talebine rağmen genel kurul toplantıya çağrılmaması bu nedenle 2821 sayılı Sendikalar Kanunun 53. Maddesi uyarınca ve Beyoğlu 1. İş Mahkemesinin 2008/428 2008/446 sayılı kararı ile davacıya 8.06.2009 tarihinde işten el çektirildiği, dolayısıyla davacının görevine yetkili kurullar tarafından son verildiği kabulü gerektiği; kendi kusurlu davranışı ile mahkeme kararına istinaden işten el çektirilen davacının kıdem tazminatına hak kazanamayacağı gerekçesiyle kıdem tazminatı talebinin reddine ,
Davacının 08.6.2009 tarihinde görevden el çektirildiği , ancak dosyaya sunulan Haziran 2009 tarihli ücret bordrosunun 30 günlük olarak hesaplandığı fakat ödendiğine dair herhangi bir belgeye rastlanılmadığı , sadece 13.08.2009 tarihinde 13,84.TL davacının Vakıfbank hesabına yatırıldığı görülmektedir. Davacının maaşının peşin ödendiğini maaşından sendika aidat kesintisi ve Haziran 2009 da fazladan ikramiye alındığından mahsup edildiği, bu nedenle 91,01.TL borcu bulunduğunu davalı taraf iddia etmiş ise de dosyada buna dair belge ve bilgilere rastlanamadığı gerekçesiyle ücret alacağı talebinin kabulüne,
Sendika Tüzüğüne ve genel Kurul kararlarına göre davacıya yılda dört defa bir aylık ücreti tutarında ikramiye ödendiği, davacının görevi 08/06/2009 tarihinde işten el çektirilmesi suretiyle son bulduğundan 2009 yılına ait ikinci ikramiye alacağını alamadığı, ancak söz konusu alacağa 8.6.2009 tarihli itibariyle çalışmış olduğu süreyle orantılı olarak davacının ikramiye alacağı talebinin kabulüne,
Davacının İbraname ve Makbuz başlıklı belgeyi imzaladığı , bu belgede herhangi bir nedenle hiçbir nam altında ve hiçbir suretle 05.03.2003 tarihine kadar alacağının kalmadığını ve bu tarihe kadar senelik izinlerini kullandığını beyan ve taahhüt ettiğini ayrıca davacının 28.6.2007 tarihinde imzalamış olduğu dilekçede 2007 yılına ait senelik izninin 30 gününü kullanmak istediğini sendika yetkilisine bildirmiş ve yetkilice uygundur notu düşürülerek imzalandığı; gerek davacının üst düzey yönetici olması gerekse T.. S.. 9. Olağan Genel Kurul Tutağının "Bütçe Genel Uygulama İlkelerinin " 14. Maddesinde yıllık ücretli izinlerinin Başkanlığına yapılacak müracaat karşılı Başkanın uygun göreceği zamanlarda kullanılması ve yıllık izinlerinin olduğu takvim yıl içerisinde kullanılması esas olduğu belirtilmiş olduğundan ve uzun yıllar izin kullanılmamış olması hayatın olağan akışına ters düşeceğinden 30 günlük izin kullandığı ; Sendika Tüzüğüne göre Yönetim Kurulu başkan ve üyelerinin her takvim yılında 30 iş günü ücretli izin hakları bulunduğu hükmü yer aldığından her yıl için 30 gün yıllık izin hakkının doğduğu ve 150 gün yıllık ücretli izin alacağının bulunduğu gerekçesiyle yıllık ücretli izin alacağının kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
DAVALI TEMYİZ İTİRAZLARI YÖNÜNDEN YAPILAN İNCELEMEDE ;
1-Her ne kadar bilirkişi raporlarında haziran 2009 yapılan maaş ödemesine kayıtlarda rastlanmadığı belirtilmişse de dosya içerisinde yer alan Vakıfbank hesap ekstresi incelendiğinde
1 Haziran 2009 günü davacının hesabına davalı tarafça maaş ödemesi adı altında ödemeler yapıldığı görülmektedir. Mahkemece davacının ücret alacağı yönünden bu ödemeler ve kayıtlar değerlendirilmeksizin kurulan hüküm hatalıdır .
2-Davacının izin ücreti alacağı yönünden yapılan incelemede;
Davacı ile davalı arasındaki ilişki hizmet akdine dayanmaz. Uyuşmazlık 2821 sayılı Sendikalar Kanunun 45. maddesi uyarınca çözümlenmelidir. Bu maddede sendika yöneticilerinin her türlü yolluk ve tazminatları ve ücretlerinin Genel Kurul tarafından tespit edileceği belirtilmiştir. Bu kapsamda genel kurul kararları önem taşımaktadır. Dosya içinde bulunan T.. S.. 8.Olağan Genel Kurul Tutanağının "Bütçe Genel Uygulama ilkelerinin 14.maddesinde yıllık ücretli izinlerin Başkanlığa yapılacak yazılı müracaat karşılığı Başkanın uygun göreceği zamanlarda kullanılması ve yıllık izinlerin olduğu takvim yılı içerisinde kullanılması esas olduğu belirtilmiş; ayrıca kullanılmayan ya da kullandırılmayan izinler dolayısıyla ücret alacağı kurala bağlanmamıştır. Sendika yöneticilerinin kullanmadıkları ya da kullandırılmayan izin alacaklarının ödenmesi hususunda yasada bir düzenleme olmaması ve 2821 sayılı yasanın 45. Maddesi uyarınca da her türlü yolluk ve tazminatları ve ücretlerinin Genel Kurul tarafından tespit edileceği hususu değerlendirildiğinde mahkemece dosya kapsamında davalı sendika Genel Kurul tarafından kullanılmayan ya da kullandırılmayan izinler dolayısıyla ücret alacağının kurala bağlanmadığı gözetilmeksizin yıllık izin ücret alacağının kabulü hatalıdır.
DAVACI TEMYİZ İTİRAZLARI YÖNÜNDEN YAPILAN İNCELEMEDE ;
1-Tüzüğün 25. maddesinde b) bendinde “ Sendika Merkez ve Şubelerin Yönetim Kurullarında ücretli olarak görev yapan başkan ve üyelerinin, göreve yeniden aday olmamaları veya aday olup da seçilememeleri, hastalık, maluliyet, emeklilik ve yaşlılık aylığı tahsisi gibi nedenlerle veya görevlerinin hizmet süresi içinde veya sonunda her hangi bir nedenle son bulması hallerinde, görevlerine disiplin hükümleri gereğince yetkili kurullarca son verilmemiş olması kaydıyla kendilerine, görevlerinin ölüm nedeniyle son bulmuş olması halinde kanuni varislerine T.. S..nın merkez ve şubelerinin yönetim kurullarında 10 Ekim 1992 tarihinden sonra ücretli olarak çalıştıkları her yıl için, görevden ayrıldıkları tarihte her türlü yan ödemeler, ikramiye ve sosyal yardımlarla ikramiyeler dahil almakta oldukları brüt ücretlerinin otuz günlük tutarı kıdem tazminatı ödenir ve bir yıldan eksik süreler kist suretiyle tazminata ilave edilir. Ancak bu tazminatların yıllık tutarı, 1475 sayılı iş kanununda belirlenen tavan limitini aşamaz.” hükmünde yer alan disiplin hükümleri gereğince yetkili kurullarca son verilmemesi şartı yerel mahkemece yanlış yorumlanmıştır.
Somut olayda delegelerin yazılı talebine rağmen genel kurul toplantıya çağrılmamış, bu nedenle de 2821 sayılı Sendikalar Kanunu 53. maddesi uyarınca ve Beyoğlu 1. İş Mahkemesi'nin E. 2008/428, K. 2008/446 sayılı kararı ile davacıya işten el çektirilmiştir. Hükme esas alınan raporda davacının delegelerin 1/5 inden fazlasının yazılı isteğine rağmen genel kurulun toplantıya çağrılmaması bir görev kusursu olarak nitelendirilmişse de davacı ile davalı arasındaki ilişkinin hizmet akdine dayanmaması, yasanın 53. Maddesi uyarınca mahkemece kayyum atanarak sendikanın olağanüstü genel kurula yapması için davacıların görevden el çektirilmeleri işlemi idari bir zorunluluktur. Bu kapsamda davacının 08.05.2010 tarihinden yapılan olağanüstü genel kurulda seçilmeyerek görevlerinin sona erdiğinin kabulüyle Tüzüğün 25. maddesi uyarınca kıdem tazminatına hak kazanacağı gözetilmeyerek kıdem tazminatı yönünden davanın reddi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 11.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.