MAHKEMESİ : NAZİLLİ 1. ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/04/2014
NUMARASI : 2014/32-2014/214
DAVA : Davacı vekili, davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin ve fazla mesai ücret alacaklarının davalılar asıl-alt işverenlerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozma üzerine yapılan yargılama sonunda davalı A.. Hizmet Limited şirketi yönünden temyiz aşamasında kesinleştiği için karar verilmesine yer olmadığına, davalı banka yönünden ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı banka vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Taraflar arasında bozmadan sonra, diğer davalı A.. Hizmit Ltd. Şirketi hakkında yeniden hüküm kurulmasının gerekip gerekmediği konusunda uyuşmazlık vardır.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda " Davalı A.. Hizmet Ltd. Şirketi yönünden temyiz aşamasında karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına " karar verilmiş ve davacının hüküm altına alınan kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin ve fazla çalışma ücreti alacaklarının sadece davalı Z.. Bankasından tahsiline karar verilmiştir.
Bozma kararı üzerine önceki hüküm ortadan kalkar.
Hükmün kapsamı HMK. nun 297 maddesinde detaylı olarak hüküm altına alınmıştır. Özellikle 297/2. maddede "...taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. " hükmü yer almaktadır. HMK. da bozma sonrasında hükmün nasıl kurulacağı hakkında özel bir düzenleme yoktur.
Davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi olup, davacının hüküm altına alınan hak ve alacaklarından her iki davalı müteselsilen sorumludur. Bu nedenle Mahkemece HMK. nun 297 maddesine uygun, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösteren yeni bir hüküm kurulması gerekirken davalı şirket hakkında yazılı gerekçe ile karar verilmemesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece HMK. 297 ve 321. maddelerine uygun bir hüküm kurulurken Davalı T.C. Z.. Bankası’ nın 4603 sayılı Yasa’ ya 4842 Sayılı Yasa ile eklenen geçici 3. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu gözden kaçırılmamalı ve Şirket aleyhine hükmedilecek harcın hesabında bozmadan önce yazılan harç tahsil müzekkeresindeki miktarın tahsil edilip, edilmediği araştırılmadan varsayıma dayalı mahsup yapılmamalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, davalı Banka tarafından 07.04.2014 tarihli makbuz ile yersiz yatırılan toplam 315,75 TL. temyiz harçlarının isteği halinde davalı Banka’ ya iadesine, davalı Banka hakkında yersiz düzenlenen 08.07.2014 tarih ve 2014/120 harç numaralı harç tahsil müzekkeresinin Mahkemesince iptaline, 08.09.2014 tarihinde oy birliği ile karar verildi.