MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/12/2013
NUMARASI: 2012/542-2013/612
DAVA:Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğine, işe iadesine ve sonuçlarına karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalılar Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış imkanlarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.
İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Davalı işyerinde D... Operasyon Merkezi Şubesinde Şube Müdürü olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin, davalı Türk E... B... A.Ş.'nin, F.... A.Ş.'ni aktif ve pasifleriyle devralması üzerine organizasyonel olarak yeniden yapılandırmaya gidildiği ve yeni organizasyonda davacının istihdam fazlası olduğu ve kendisine T... Şubesi Müşteri İlişkileri Yöneticisi göreviyle çalışmasının teklif edildiği ancak alt derece bir görev olması nedeniyle davacı tarafından kabul edilmediği ve feshin kaçınılmaz olduğu gerekçesiyle feshedildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davalı işveren Marmara Bölge Müdürü olarak çalışan davacının iş akdinin organizasyon değişikliğine ilişkin işletmesel karar sonucunda Marmara Bölge Müdürlüğü’nün Kadıköy Bölge Müdürlüğü’ne bağlanması sebebiyle geçerli nedenle feshedildiğini savunmuş, Mahkemece de davalının işletmesel kararının tutarlı olarak uyguladığı ve istihdam olanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yargılama safhasında davacı tarafça sunulan Bölge Müdürü alım ilanına karşı davalı işverenin sunduğu 21.10.2013 tarihli cevabi yazıda, ilanda geçen Bursa Bölge Müdürlüğü ile Marmara Bölge Müdürlüğü’nün aynı olduğu, ancak burası kapatıldığı için Bursa Bölge Müdürlüğü alımının olmayacağı için davacıya teklif götürülmediği, buraya sadece bölge şefi alındığı açıklaması yapılmıştır.
Yine yenibiriş.com sitesinde yayınlanan Bursa Bölge Müdürü iş ilanı hakkında davalıların sunduğu 29.05.2013 havale tarihli dilekçesinde ise, davacının iş akdinin feshedildiği 31.10.2012 tarihinden ilanın yayınlandığı tarih olan 02.05.2013 tarihine kadar geçen 6 aylık süre zarfında Bursa Bölgeye eleman alımının olmadığı, ilanın ise Bursa Bölge Müdürlüğü’nün açılmasına karar verilmesine istinaden yayımlandığı, davacının işletmesel kararda geçen satış rakamlarını realize edememesi ve rekabeti yakalayamaması nedenleri ile de işe tekrar davet edilmediği açıklaması yapılmıştır.
Görüldüğü üzere, iş ilanına karşı davalı Şirketler vekilince sunulan açıklama yazıları yapılan savunma dikkate alındığında tutarlı olmadığı gibi, gerek içerik gerekse birbiriyle çelişkili olduğu görülmektedir.
Ayrıca, Ege Bölge Müdürlüğü pozisyonunda çalışan başka bir davacının aynı davalılara karşı açtığı benzer bir davada İstanbul 15. İş Mahkemesi’nce verilen 2012/543 Esas sayılı kabul kararı Dairemizce onanmış olup, bu davada da kapatılan Bölge Müdürlüğü’nün çok kısa bir süre içinde açıldığı ve fesih tarihinden tam bir gün sonra aynı pozisyonda başka bir çalışanın istihdam edildiği görülmüştür.
Ancak, işbu dava dosyasında hükme esas alınan bilirkişi raporunda sözkonusu Ege Bölge Müdürlüğü’nün kapandığı saptamasında bulunulmuştur.
Yukarıda yapılan tespit ve açıklamalara göre, davalının yaptığı savunmaların kendi içinde çelişki arz etmesi, ayrıca işletmesel karar gereğince kapatılmasına karar verilen gerek Marmara, gerekse Ege Bölge Müdürlüklerinin tekrar açılması karşısında işletmesel kararın tutarlı olarak uygulandığından ve ayrıca savunmanın samimi ve inandırıcı olduğundan bahsedilemez.
Öte yandan, davacı T..H... A.Ş. nin bünyesinde bulunan T.. İlaç ve Kimyevi Mad.San.ve Tic.A.Ş. ile, Toprak İlaç Paz. San. Ve Tic. A.Ş. aleyhine dava açmış olup, davacıya ait olan ve dosyaya sunulan işyeri özlük dosyasındaki tüm belgelerde Toprak İlaç ve Kimyevi Mad.San. ve A.Ş. işveren olarak gözükmektedir. Davacının dosyaya sunduğu bir adet fatura ise Toprak İlaç Paz. San. ve Tic. A.Ş nin işveren olduğunu kanıtlamaya yeterli değildir. Nitekim dosyada asıl-alt işveren ya da muvazaa iddiası da bulunmamaktadır. Bu kapsamda dava dilekçesinde aynı gruba bağlı iki şirketin davalı olarak gösterilmesi temsilde hata olarak değerlendirilerek davacının işvereninin T... İlaç ve Kimyevi Mad.San.ve Tic.A.Ş olduğu sonuç ve kanaatine varılmış ve bu nedenlerle T... İlaç Paz. San. Ve Tic. A.Ş hakkında herhangi bir hüküm kurulmamıştır.
Belirtilen sebeplerle geçerli fesih iddiasının sübut bulmadığı kanaati ile feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının T.. A... İşyerindeki İŞE İADESİNE,
3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6. Davacının yaptığı 318.60 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
Kesin olarak 03/04/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.