MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminat ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 15/06/2009 tarihinde davalı iş yerine girdiğini 09/4/2012 tarihinde haklı bir neden olmaksızın iş akdinin feshedildiğini, davacının işçilik haklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, ücret alacağını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının ücretlerinin ödendiğini, mazeretsiz olarak işe gelmediğini, davacının iş ahlakı ile uyuşmayan dikkatsiz davranışlarda bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı tarafından devamsızlık tutanaklarının tek taraflı ve iş akdinin feshinden sonra tutulduğunun anlaşıldığı, 3 yıla yakın bir süre çalışan işçinin işçilik alacaklarından vazgeçecek şekilde mazeretsiz işe gelmemesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı gerekçesiyle davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacağı talebi ile diğer işçilik alacaklarının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının yıllık izin ücreti alacağı bulunup bulunmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 59 uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Akdin feshi halinde kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret, işçinin kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Böylece, iş sözleşmesinin feshinde kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkı izin alacağına dönüşür. Bu nedenle zamanaşımı da iş sözleşmesinin feshinden itibaren işlemeye başlar.
Somut uyuşmazlıkta, davacı çalıştığı dönemde yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ileri sürerek yıllık izin ücreti alacağını talep etmiş, davalı vekili davacının hak etmiş olduğu yıllık izinlerini kullandığını ve alacağının bulunmadığını savunmuştur.
Dosya içeriğine göre davalı işveren tarafından sunulan kayıtlarda davacının imzasının da yer aldığı izin talep dilekçesi bulunmaktadır. Davacı tanığı olarak dinlenen Adem Baldaban, davacının ayrıldığı yıl, yıllık iznini kullanmadığını, ondan önceki yıl için iznini kullandığını beyan etmiştir. Bilirkişi raporunda bu nedenle seçenekli olarak hesaplama yapılmıştır. Ancak mahkemece davacının bu dilekçesi ve tanık beyanı dikkate alınmadan ve bilirkişinin bu yöndeki seçeneği değerlendirilmeden yıllık izinlerinin tamamını kullanmadığı kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibarla hüküm kurulması hatalıdır.
3-Asgari geçim indirimi, bireyin veya ailenin asgari geçim düzeyini sağlayacak bölümünün toplam gelirden düşülerek vergi dışı bırakılmasıdır. Asgari geçim indirimi, bir kimsenin vergi ödeme gücünün ancak, o kimsenin fizyolojik varlığını sürdürebilecek gerekli vasıtalar sağlandıktan sonra söz konusu olabileceği noktasından hareket ederek vergilendirmede sosyal adaleti sağlama amacına yönelik olarak ortaya çıkmıştır. Bu kapsamda asgari geçim indirimi, işçiye işveren tarafından sağlanan nakdi bir yardım olarak kabul edilemez. Bu nedenle ücretin eki değildir. Ücret olarak nitelendirilemeyeceğinden tazminat ve işçilik alacaklarının hesaplanmasına esas ücrete dahil edilemez.
Somut uyuşmazlıkta, hükme esas bilirkişi raporunda davacının tazminat ve alacakları asgari geçim indirimi de dahil edilerek hesaplanmıştır. Bu hesap tarzı yukarda açıklandığı üzere yasaya aykırıdır. Davacının tazminat ve alacakları asgari geçim indirimi dikkate alınmadan hesaplanıp belirlenmelidir.
4-Hüküm altına alınan alacak miktarlarının, infazda tereddüde yol açacak şekilde net mi brüt mü olduğunun belirtilmemesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 25/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy