MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 21/02/2003-10/12/2011 tarihleri arasında çalıştığını, yoğun bir tempoda çalıştırıldığını, iş akdini haklı nedenlerle fesihettiğini, davacının işçilik haklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, genel tatil ücreti alacağını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, fazla mesaiye onay verdiğini, mazeret bildirmeksizin işe devam etmediğini, kendisine ihtarname gönderildiğini alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, tüm tanık anlatımlarına ve tüm dosya kapsamına göre davacı işçinin makineci olduğu fazla mesai yaptığını ispat ettiği, davacının tüm işçilik alacaklarından vazgeçecek şekilde 5 yıldan fazla çalıştığı iş yerinden hiç bir sebep yokken ayrılması hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davalı tarafından tutulan devamsızlık tutanaklarının davacının fesih tarihinden sonra tutulan tek taraflı tutanaklar olması da dikkate alınarak davacının iş akdini haklı nedenlerle feshettiği gerekçesiyle kıdem tazminatının kabulüne, yıllık izin ücretinin reddine, diğer işçilik alacaklarının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı çok yoğun tempoda çalıştığını, fazla mesai yaptırıldığını ve karşılığının ödenmediğini belirterek fazla mesai ücreti talebinde bulunmuştur. Bilirkişi raporunda, tanık beyanlarına göre davacının haftanın 5 günü 08.30-19.00 saatleri arasında, cumartesi 08.30-17.00 saatleri arasında ve haftanın 3 günü 22.00'ye kadar çalıştığı kabul edilerek, haftalık 18 saat üzerinden fazla mesai ücreti alacağı hesaplanmıştır.
Davacı tanık olarak dinlendiği Bakırköy 2. İş Mahkemesi’nin 2012/449 Esas sayılı dosyasında, “... sabah 08:30 akşam 22:00 saatleri arasında haftada 4 gün çalışıyorduk, normalde 08:30 -19:00 idi, yazın 1-2 ay 19:00 a kadar çalışıyorduk fazla mesai olmuyordu, hafta içi 22:00'ye kadar çalışmalarımız ödeniyordu, ancak cumartesi günleri de çalışıyorduk ancak cumartesi ücreti ödenmiyordu,..” şeklinde yeminli beyanda bulunmuştur. Davacının mahkeme huzurundaki bu ikrarı doğrultusunda, haftanın 5 günü 08:30-19:00 arasında çalıştığının kabulü ile cumartesi çalışması da eklenerek ödenmeyen fazla mesai ücretinin hesaplatılarak sonucu gidilmesi gerekirken, hatalı bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulması isabetsizdir.
3-Davacının hakkaniyet indirimi dışında reddedilen alacak miktarı 10.575,06 TL olduğundan davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 60 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır. Bozma sonrası verilecek kararda vekalet ücretlerinin değişebileceği gözden kaçırılmamalıdır.
4-Hüküm altına alınan alacak miktarlarının, infazda tereddüde yol açacak şekilde net mi yoksa brüt mü olduğunun belirtilmemesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 25/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy