MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait fırın işyerinde 20.07.2008-15.08.2010 tarihleri arasında hamurkar yardımcısı olarak haftalık net 300,00 TL ücretle çalıştığını, iş akdinin ücretsiz izin dönüşünde işveren tarafından feshedildiğini, işyerinde her gece 23.00-11.00 saatleri arasında çalıştığını, yıllık izinlerini kullanamadığını, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmasına rağmen mesailerin ödenmediğini, gerekçe gösterilmeden iş akdine son verildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminat, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti alacağını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının işyerinde çalışmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, alınan bilirkişi hesap raporuna itibar edilerek, iş akdinin tazminatsız feshi konusunda ispat yükümlülüğünün davalı işverende olduğu, buna karşılık davalı tarafın bu yükümlülüğünü yerine getirecek herhangi bir delil sunmadığı, işyeri çalışanı davacı tanığının davacıyı doğrular nitelikteki beyanları da dikkate alındığında davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının yıllık izinlerini kullandığına dair yıllık ücretli izin defteri bulunmadığından davacının yıllık ücretli izin hakkı bulunduğu, davacının haftanın 6 günü bir buçuk saat ara dinlenmesi vermek sureti ile günde 10,5 saat çalıştığı, buna göre davacının haftalık 18 saat fazla mesai yaptığı, davalı işyerinde hafta ve ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığı ancak ücretinin ödendiği kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesini haklı bir neden olmaksızın ve usulüne uygun bildirim öneli tanımadan fesheden tarafın, karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminattır. Buna göre, öncelikle iş sözleşmesinin Kanunun 24 ve 25 inci maddelerinde yazılı olan nedenlere dayanmaksızın feshedilmiş olması ve 17 nci maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun olarak ihbar öneli tanınmamış olması halinde ihbar tazminatı ödenmelidir. Yine haklı fesih nedeni bulunmakla birlikte, işçi ya da işverenin 26 ncı maddede öngörülen hak düşürücü süre geçtikten sonra fesih yoluna gitmeleri durumunda, karşı tarafa ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğar.
İhbar tazminatı, iş sözleşmesini fesheden tarafın karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminat olması nedeniyle, iş sözleşmesini fesheden tarafın feshi haklı bir nedene dayansa dahi, ihbar tazminatına hak kazanması mümkün olmaz. İşçinin 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesi hükümleri uyarınca emeklilik, muvazzaf askerlik, evlilik gibi nedenlerle iş sözleşmesini feshetmesi durumunda ihbar tazminatı talep hakkı bulunmamaktadır. Anılan fesihlerde işveren de ihbar tazminatı talep edemez.
Somut uyuşmazlıkta, davacı iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiğini iddia etmiş ve Mahkemece tanık beyanlarına itibar ile davalı işverenin haklı feshi kanıtlayamadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı kabul edilmiş ise de, dinlenen tanıklardan çalışmaya ve feshe yönelik ifadesine itibar edilecek olan tanık ...'nın ifadesinden iş akdinin davacı işçi tarafından işçilik alacaklarının ödenmemesi üzerine haklı nedenle feshedildiği anlaşılmaktatır. Buna göre davacının kıdem tazminatının kabulü yerinde ise de, iş akdinin haklı nedenle de olsa fesheden taraf ihbar tazminatına hak kazanamayacağından davacının ihbar tazminatının reddi yerine kabulü hatalıdır.
3-Hüküm altına alınan alacak miktarlarının, infazda tereddüde yol açacak şekilde net mi brüt mü olduğunun belirtilmemesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 01/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy