MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti, sefer primi ücreti, para cezasından kaynaklanan alacak ve ücret alacaklarının ödetilmesine ve işe giriş tarihinde alınan 5.000,00 TL. lik bedelli teminat senedinin iadesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 24/08/2004 tarihinden iş akdini feshettiği 16.09.2010 tarihine kadar uluslararası tır şoförü olarak ücret+sefer primi alarak çalıştığını, aylık net kazancının aü+1000 E. olduğunu, çalışma şartlarının düzeltilmesi, ödenmemiş ücretlerinin ödenmesi ve yapılan kesintilerin ödenmesi için davacı ve aynı durumda olan bir kısım çalışan tarafından davalı Şirkete ihtar gönderildiğini bunun üzerine davalının uydu ulaşım sistemi ile “şartları kabul eden çalışır, kabul etmeyen ayrılmakla serbesttir” şeklinde msj gönderdiğini, ağır çalışma şartlarını kabul etmeyen davacının ücret alacaklarını ödenmemesi ve tehditler karşısında iş akdini haklı nedenle noterden feshettiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık ücretli izin, sefer primi ücreti, para cezasından kaynaklanan bedel ve ücret alacaklarının tahsilini ve işe giriş tarihinde alınan 5.000 TL. lik bedelli teminat senedinin iadesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının ücretlerinin ödendiğini işten kendi isteği ile ayrıldığını davacıdan senet alınmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme yapılan yargılama sonunda, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak iş sözleşmesinin ihbar-kıdem tazminatına hak kazandırmayacak şekilde sona erdiğini ispat yükümlülüğü davalı iş verene ait olduğu, davalı işverenin iş sözleşmesinin bu şekilde sona erdirildiğine ilişkin bir delil sunmadığı, kanıtlayamadığı, aksine tüm tanık anlatımlarına ve tüm dosya kapsamına göre davacının işten çıkartıldığının anlaşıldığı, davalının zaman aşımı ve tüm itirazları konusunda bilirkişiden ek rapor alındığı, davacı para cezası karşılığı yapılan kesinti ücretlerini talep etmiş ancak buna ilişkin herhangi bir delil sunmadığı, davacı işe girerken teminat senedi alındığını belirterek teminat senedinin iadesini talep etmişse de bu senetle ilgili herhangi bir takip alınmadığından bu hususta başka bir delil bulunmadığından senetle ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
6100 sayılı HMK.’un 297. maddesinde de, verilecek hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alması gerektiği açıkça vurgulanmıştır. Kararın gerekçesinde tarafların ileri sürdüğü maddi vaklarlar bağlı kalınarak maddi olay saptanmalı, hukuki niteliği ve uygulanacak hukuki kurallar belirlenmeli, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden sözedilmeli, hukuk kuralları somut olaya uygulanmalı ve sonunda hüküm kurulmalıdır. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.
Ayrıca hüküm fıkrasında taraflara tanınan hakların ve yükümlülüklerin gerekçeye uygun olarak açıkça belirtilmesi, alacak kalemlerinin talep doğrultusunda açık ve net olarak belirlenmesi gerekir. Aksi durum infazda tereddüte yol açacaktır.
Diğer taraftan 6100 sayılı HMK.’un 282. Maddesi uyarınca Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir. Kısaca bilirkişi raporu hakimi bağlamaz. Hakim birden fazla rapor var ise hangisine itibar ettiğini raporu diğer delillerle birlikte değerlendirerek karar verir. Çünkü bilirkişi raporu takdiri bir delildir ve hakim bu takdiri delili serbestçe takdir eder, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa, bilirkişiden ek rapor isteyebilir veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabilir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı, iş akdini haklı nedenle feshettiğini iddia etmiştir. Bu maddi vakıaya göre feshin haklı nedene dayandığını işçi ispat etmelidir. Mahkemece maddi vakıa hatalı değerlendirilerek, uyuşmazlıkta ispat yükü işçi üzerinde olmasına karşın karar gerekçesinde ispat yükünün işverende olduğunu kabul edilip kıdem ve ihbar tazminatının bu kapsamda değerlendirilmesi yukarda anılan usul kuralına aykırı olduğu gibi gerekçede davacının işe giriş tarihinde alındığını iddia etiği 5.000 TL. lik bedelli teminat senedin iadesini talebi yönünden de muğlak açıklamalarla karar verilmesine yer olmadığına kararı verildiğinden sözedilip hüküm fıkrasında davacıya iadesi yönünde karar verilmesi dosya içeriğiyle örtüşmeyen, gerekçe ve hüküm arasında çelişki yaratan bir kararın ortaya çıkmasına neden olmuştur.
Diğer taraftan yargılama safhasında farklı bilirkişilerin her birinden birden fazla raporlar alınmasına rağmen, kararda hangi bilirkişi raporlarının esas alındığı ve nedeni açıklanmamıştır.
Dosya içeriği ile örtüşmeyen, usul hükümlerine aykırı verilen gerekçe, keza gerekçe ile hüküm arasında çelişki ve infazda tereddüt yaratacak şekilde sonuca gidilmesi hatalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 30.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.