MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, eşitsizlik tazminatı ile vardiya zammı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait işyerinde müşteri güvenliği analisti olarak 23/01/2008 tarihinde çalışmaya başladığını, aynı zamanda öğrenci olduğundan çalışma saatlerini derslerine göre ayarlayabildiğini ancak bir süre sonra işverence buna izin verilmeyerek çalışma şartlarında esaslı değişiklik yapıldığını, açıklanan nedenle iş sözleşmesini haklı olarak fesh ettiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile eşitsizlik tazminatı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve benzer çalışma yapan işçilere ödenip kendilerine bir dönem ödenmeyen vardiya zammı alacağının tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının haklı bir neden olmadan istifa ettiğini, eşitsizlik durumu olmadığı gibi vardiya zammının da ödendiğini, tatillerde çalışma yaptığında karşılığının ödendiğini taleplerinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş sözleşmesinin davacının, istifası üzerine son bulduğu, tazminat alacağı olmadığı, işverenin yönetim kapsamında 2010 yılında vardiya zammı ödemesi yaptığı öncesinde ödeme yükümlülüğü bulunmadığı, başka birimde çalışan işçilere ödeme yapılmasının eşitliğe aykırılık oluşturmadığı, öte yandan 23/01/2008 tarihli iş sözlşmesine göre ulusal bayram ve genel tatil alacağının aylık ücrete dahil olduğu 16/02/2011 tarihli yönetmelik hükmünde ise tatil çalışmalarının ödeneceğinin öngörülüp ödendiği, bu düzenlemelere göre 2011 yılı öncesi için davacının anılan alacağa da hak kazanmadığı, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı taraf temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma karşılığı ücretlere hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 47 nci maddesinde, Kanunun kapsamındaki işyerleri bakımından, ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışma karşılığı olmaksızın o günün ücretinin ödeneceği, tatil yapılmayarak çalışıldığında ise, ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücretin ödenmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde ise, resmi ve dini bayram günleriyle yılbaşı gününün genel tatil günleri olduğu açıklanmıştır.
Buna göre; genel tatil günleri, 1 Ocak, 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos günleri ile Arife günü saat 13.00’da başlanan üçbuçuk günlük Ramazan Bayramı ve Arife günü saat 13.00’de başlayan dörtbuçuk günlük Kurban Bayramı günlerinden oluşur. Ulusal bayram günü 28 Ekim saat 13.00 ten itibaren başlayan 29 Ekim günü de devam eden birbuçuk gündür. 2429 sayılı Yasanın, 5892 sayılı Yasayla değişik 2 nci maddesi uyarınca da, 1 Mayıs genel tatil günüdür. İşçinin ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıp çalışmayacağı toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmesiyle kararlaştırabilir
Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan bayram ve genel tatil ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını her türlü delille ispat edebilir.
Ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
İmzalı ücret bordrolarından, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından daha fazla çalışıldığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin alacağının bordroda görünenden daha fazla olduğu yönünde bir ihtirazi kaydının bulunması halinde, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıt taşımaması durumunda dahi, işçinin bordroda yazılı olanın dışında ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının yapıldığını yazılı delille kanıtlaması imkân dahilindedir.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile talep red edilmiştir.
Taraflar arasındaki iş sözleşmesinde ulusal bayram ve genel tatil çalışma ücretlerinin aylık ücrete dahil olduğuna yönelik düzenleme Anayasa'nın dinlenme hakkını düzenleyen 50. maddesine ve 4857 sayılı İş Kanunundaki hükümlere aykırı olduğundan geçersizdir. Bu nedenle davacının delil olarak dayandığı tanık beyanları bir değerlendirmeye tabi tutularak davacı alacağı belirlenmesi gerekirken hatalı gerekçe ile talebin reddi isabetsizdir.
3- Davacı taraf, davalı işyerinde çağrı merkezinde çalışan işçilere vardiya zammı ödendiğini, kendilerinin talep etmeleri üzerine 2010 yılı 6.ayından itibaren bu ödemenin kendilerine de yapıldığını ancak bu tarih öncesindeki alacağın ödenmediğini ileri sürüp alacak talep etmiştir.
Davalı işveren, çağrı merkezinin davacının çalıştığı birim ile aynı olmadığını, yönetim hakkı kapsamında 2010 yılı 6. ayından sonra davacının çalıştığı birime de ödeme yapıldığını savunmuş ve mahkemece davalı savunmasına itibar edilerek söz konusu alacak talebi red edilmiştir.
Mahkemece davacı iddiasının araştırılmasına yönelik gerektiğinde işyerinde işletme uzmanı eşliğinde keşif yapılarak, talep dönemlerinde davacının çalıştığı birimler, yaptığı işler de dikkate alınarak, davacının çalıştığı birimler ile vardiya zammı ödemesi yapılan çağrı merkezinin koşulları incelenip eş değer pozisyonlar olup olmadığı ortaya konduktan sonra alacağın değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırmayla karar verilmesi hatalı olup ayrı bir bozma nedenidir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 05/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy