MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı-karşı davalı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile ücret, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine, davalı-karşı davacı karşı davada ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı karşı davalı vekili, davacının 29.08.2005-26.06.2013 tarihleri arasında davalı şirkette satış temsilcisi olarak çalıştığını, davalı tarafından gönderilen ihtarname ile iş akdinin işe gelmediğinden dolayı feshedileceğinin bildirildiğini ancak bu ihtarın gerçekte yaşanan olayı yansıtmadığını, davacının işyeri çalışanı ...'ın ... 2. İş Mahkemesi'nin 2012/237 E. sayılı dosyasında davalının tanığı olarak beyanda bulunduğunu, bildiklerini doğru bir şekilde anlattığını ancak beyanının davalıyı zor duruma düşürdüğünü, bu olay sonrasında davalının davacıya karşı tutumunun değiştiğini, izin dönüşü işbaşı yaptığında işten çıkarıldığının ve işçilik haklarının ödeneceğinin bildirildiğini, birkaç gün sonra yeniden işyerine giden davacının alacaklarının asgari ücret üzerinden eksik hesaplandığını, davacının bu teklifi kabul etmemesi üzerine davalı tarafından süre istendiğini, akabinde iş akdinin feshedildiğine ilişkin ihtar gönderildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı, ücret fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı karşı davacı vekili, davacının satış temsilcisi olarak çalıştığını, yıllık ücretli izin bitim tarihi olan 17/06/2013 tarihinde işe başlaması gerekirken işe başlamadığını, kendisine de ulaşılamadığını, bunun üzerine ihtarname keşide edildiğini, ihtarnamenin tebliğ edilmesine rağmen işe gelmediğini, her hangi bir cevap da bildirmediğini, ardından iş akdinin feshine ilişkin ihtarname gönderildiğini, işi bırakanın davacı olduğunu, Yargıtay kararları uyarınca satış temsilcisi olarak çalışan davacının fazla mesai ve genel tatil talep hakkının bulunmadığını savunarak davanın reddine, karşı dava yönünden ise davacı izinsiz ve mazeretsiz olarak işe gelmediği için ihbar tazminatı ödemesi gerektiğine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, taraf tanıklarının anlatımı ile iş akdinin davalı işveren kararıyla kıdem ve ihbar ödeneceği bildirilerek feshedildiği, miktarda anlaşma sağlanamadığından kıdem ve ihbar tazminatı ödemesi yapılmadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davalının sonraki devamsızlık fesih bildiriminin geçerli olmadığı, davalı karşı davacının ihbar tazminatı isteminin yerinde olmadığı, davalı tanıklarının anlatımı ile belirlenen ücret ve prim ortalamasına göre davacının aylık net 3.000 TL ücret aldığı, yemek ve sigara yardımı yapıldığı, son aya ait ücretin ödendiğine ilişkin davalının yazılı delil veya banka kaydı ile ödeme ispatı bulunmadığından son ay çalışma gününe göre hesaplanan miktarda ücret alacağı bulunduğu, davacının satış temsilcisi olarak yaptığı görev dikkate alınarak normal çalışma günlerinde mesaisini kendisinin belirlediği bu nedenle fazla çalışma alacak talebinin reddi gerektiği, tanık anlatımları ile davacının başka işçinin davasında verdiği ifade içeriğine göre bir kısım genel tatil çalışmalarının bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacı vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı-karşı davacı vekilinin tüm, davacı-karşı davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dosyada yer alan tanık anlatımlarına göre davacının fazla mesaisini kendisinin belirlemediği anlaşılmış olup Mahkemece prim usulü ile çalıştığı dikkate alınarak bilirkişi raporunda haftalık fazla mesaisinin sadece zamlı kısmının (0,5) hesaplanarak hüküm altına alınması gerekirken bu talebin reddine karar verilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 05.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.