MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı ile %20 icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 26/30/2003-03/04/2013 tarihleri arasında davalı şirkette bölge müdürü olarak çalıştığını, işten çıkarıldığını alacaklarının ödenmesi için takip yaptığını ancak davalının haksız itirazı nedeni ile takibin durduğunu ileri sürerek, ilamsız takibe vaki itirazın iptaline ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 05/04/2013 tarihli feragatname ile kıdem ve ihbar tazminatı alacağının bulunmadığını kabul ettiğini, ihbar tazminatından feragat ettiğini ve taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, kıdem tazminatının taksitler halinde ödenmesi kararlaştırılmış olmasına rağmen davalının bu edimini yerine getirmediğinden artık davacının da ihbar tazminatı talep etme hakkından vazgeçtiğinin söylenmesinin mümkün olmadığı, ihbar tazminatı yönünden yargılamayı gerektirir bir tartışma olduğundan icra inkar tazminatı talep edilemeyeceği ancak kıdem tazminatı ödenmesi gerektiği ve hatta ne kadar ödeneceği belirlendiğinden davacının bu alacak kalemi yönünden icra inkar tazminatı talep etmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İşçinin kıdem tazminatı sözleşmenin feshi ile muaccel hale geldiğinden, 1475 sayılı İş Kanununun 14 ve 4857 sayılı İş Kanunun 120. maddesi uyarınca, işveren kıdem tazminatı borcu bakımından iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte temerrüde düşer. Bu nedenle, davaya konu icra takibinde kıdem tazminatı yönünden fesih tarihi ile takip tarihi arasındaki dönem için talep edilen işlemiş faizin hesaplatılıp hüküm altına alınması gerekirken, bu talebin reddine karar verilmesi hatalıdır.
3-Somut uyuşmazlıkta, davacının iş akdinin önel verilmeksizin feshedildiği, davacının hizmet süresi ile tazminatlara esas ücretinin taraflar arasında tartışmasız olduğu ve ihbar tazminatı alacağının likit olduğu dikkate alındığında ihbar tazminatı yönünden de icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi isabetsizdir.
4-Hükmedilen miktarların net mi yoksa brüt mü olduğunun, hükümde belirtilmemesinin HMK’nın 297/2. maddesine aykırı olduğunun ve infazda tereddüte yol açacağının düşünülmemesi de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy