MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 18/06/2003-02/03/2009 tarihleri arasında en son 1.200,00 TL brüt aylık ücretle davalı işyerinde çalıştığını, sigorta primlerinin eksik hesaplanarak yatırıldığı, fazla mesai ücretlerinin zamanında ve tam ödenmediğini ve sigorta kaydında farklı bir işveren numarası fark ettiğini ve bu hususları işveren temsilcisine bildirmesi üzerine işveren temsilcisinin, müvekkiline problem çıkartan bir işçiyle çalışamayacaklarını, iş akdinin feshedileceği ve istifa dilekçesi vererek 02/03/2009 tarihinden itibaren işi terk etmesi hususlarının bildirildiği ancak buna rağmen müvekkiline işe izinsiz gelmediğinden bahisle ihtarname gönderilip müvekkilinin almaya hak kazandığı tazminat ve bazı işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil alacakları istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının müvekkiline ait çeşitli mutfaklarda aşçı yardımcısı olarak çalıştığını, en son ... Acıbadem mutfağında 17/03/2009 tarihine kadar çalıştığını ancak 2-3-4 Mart 2009 tarihlerinde mazeretsiz olarak devamsızlık yaptığını, ihtarname ile varsa mazereti ile işe devam edip etmeyeceğinin sorulduğunu, davacıya telefonla ulaşıldığında ise, davacının işe devam etmeyeceğini bildirmesi üzerine iş akdinin devamsızlık nedeni ile feshedildiğini ve davacının çalıştığı sürece ödenmeyen herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- 6100 sayılı HMK 297. maddesi uyarınca gerekçe ile hüküm fıkrasının çelişmemesi, 298. maddesine göre ise, gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna (kısa karara) aykırı olmaması gerekir.
Bilindiği üzere, ihbar tazminatı, iş sözleşmesini fesheden tarafın karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminat olması nedeniyle, iş sözleşmesini fesheden tarafın feshi haklı bir nedene dayansa dahi, ihbar tazminatına hak kazanması mümkün olmaz.
Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili iş akdinin işveren tarafından haksız feshedildiğini ileri sürmüş, davalı taraf ise iş akdinin devamsızlık nedeniyle feshedildiğini savunmuştur. Ancak mahkemece hükmün gerekçesinde, “… fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle iş akdinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği…” belirtilmiştir. Ne var ki, mahkemenin bu gerekçeye hangi delillere göre ulaştığı anlaşılamadığı gibi açıklanan gerekçeyle çelişkili olacak şekilde davacı lehine ihbar tazminatına hükmedilmiştir. Gerekçe ile hüküm arasında oluşan çelişki tek başına bozma sebebi oluşturduğundan hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
3- Davacı işçinin fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma karşılığı ücretlere hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tanık beyanı esas alınarak fazla mesai ile ulusal bayram ve genel tatil alacakları hesaplanmıştır. Talep ettiği alacak kalemleri yönünden ispat külfeti altında olan davacının anılan alacak kalemlerini tanık deliline dayanarak ispat etmek istemesi halinde ancak bu dönemde aynı işyerinde çalışan tanık anlatımları ile ispat külfetini gerçekleştirebilir. Ne var ki davacı tanığının, davacının tüm hizmet süresine ilişkin olarak görgüye dayalı bilgisi bulunmamaktadır. Zira, davacı ... Recep, davalı işyerinde davacı ile birlikte 2006-2008 yılları arasında 1,5 yıl kadar çalıştığını beyan etmiştir. Bu nedenle, davacı tanığının davalıya ait işyerinde çalıştığı dönem saptanıp, davacı tanığının davalıya ait işyerinde çalıştığı ve görgüye dayalı bilgi sahibi olduğu dönem itibariyle fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil alacağı hüküm altına alınması gerekirken, beyanların tüm çalışma dönemi için esas alınarak sonuca gidilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 19/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.