MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, iş aktine davalı tarafından haksız olarak son verildiğini, davacının haftada 6 gün, ayda ortalama 10 gün sabah vardıyasında 08:00-17:00 saatleri arasında, 20 gün de akşam vardiyasında 14:00-22:00 saatleri arasında çalıştığını, akşam vardiyasında çalıştığı süre boyunca haftada en az 3 gün işyeri kapanana kadar çalıştığından 23:00a kadar çalıştığını, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı ... Şirketi vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının tüm haklarını aldığını, kendisinin iş aktini sonlandırdığını, dava açmak için çok uzun süre beklediğini, fazla mesai yaptı ise ödendiğini, itirazsızca bu ödemeleri aldığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Şirketi davaya cevap dilekçesi vermemiş, davalı vekili dosyadaki sair beyanlarında davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, aksi sübut bulmayan SGK kayıtları ile davacının 09/01/2008 ile 05/01/2012 tarihleri arasında davalı ... Güvenlik şirketine bağlı olarak davalı ... şirketine ait işyerinde çalıştığı, ücret bordroları ile aylık brüt 1.055,29 TL ücret ödendiği ve tanık anlatımlarına göre yemek yardımı bulunduğu anlaşılmış, davalı ... şirketinin asıl işveren ve davalı ... Özel Güvenlik şirketinin alt işveren konumunda oldukları ve davacının alacaklarından müteselsilen sorumlu oldukları, davacının iş akdinin sonlanma şekli, feshin kimin tarafından yapıldığı ve davacının tazminata hak kazanıp kazanmadığı konusunda ihtilaf bulunduğu, işyeri dosyasında davacının ailevi ve özel sebeplerden dolayı kendini işe veremediğini, performansının düştüğünü ve ailesinin yanına gideceği için yasal haklarının ödenmesi talepli tarihsiz dilekçesi ile davalı Ulusal Güvenlik şirketinin performans feshi yaptığına dair 05/01/2012 tarihli fesih bildiriminin bulunduğu, kıdem ve ihbar için tazminat ödeme bordrosu ve ibraname düzenlenip davacının imzasının alındığı, davacının ödeme bordrosunda 5.426,68 TL tazminatı elden nakit aldığını belirttiği anlaşılmış, davacının iş akdinin davacının haklarının ödenmesi ile fesih yapılması yönünde talebi sonucu işverence performans feshi yapılarak sonlandırıldığı ve davacının kıdem ve ihbar tazminata hak kazandığı, davacının maaş hesabına davalı alt işveren tarafından 16/01/2012 tarihinde iş avansı ödemesi olarak 1.000,00 TL yatırıldığı, davacının 12/08/2013 tarihinde İş Kurumu'na yaptığı şikayet başvurusu dava açmış olması nedeniyle inceleme konusu yapılmadığı, davacının tazminatlarının belge imzalatılmasına rağmen ödenmediğini ileri sürdüğü, davalı şirket tarafından ödemenin yapıldığına dair iddia ileri sürülmediği, şirket kayıtlarından ödeme yapıldığına dair kayıt sunulmadığı, davacının bildirimine ve hesap kaydına göre fesih sonrası hesabına 1.000,00 TL yatırılmış olmakla davacının fesih sırasında kıdem ve ihbar tazminatının ödenmediği ve bilahare hesaba 1.000,00 TL ödeme yapıldığı kanaatine varıldığı, ödenen 1.000,00 TL kıdem tazminatı hesabından resen mahsup edilerek kıdem ve ihbar tazminatı talebi kısmen kabul edildiği, yıllık izin yönünden sunulan kayıtlara göre davacının hak kazandığı izin süresinden kullandığı belgelenen sürenin düşümü ile bakiye izin hakkı bulunduğu, bakiye sürenin kullandığına veya bedelinin ödendiğine ilişkin işverenlerin yazılı ispatı bulunmadığı, rapor hesabına uygun yıllık izin talebinin kabul edildiği, kayıt bulunmadığından tanık anlatımlarına itibarla belirlenen çalışma gün ve saatlerine göre davacının haftalık çalışma süresini aşan fazla çalışmaları ile bir kısım genel tatil çalışmaları bulunduğu, davalı ... vekilinin dava ve ıslah zamanaşımı itirazlarının müteselsil sorumlu diğer davalıya da sirayet ettiği kabul edilerek bilirkişi raporunda dava zamanaşımı itirazına göre yapılan hesaplamalardan ıslah sonrası zamanaşımına uğrayan kısım dışlanarak ve ilk talep miktarları eklenerek resen hesaplama yapıldığı, hesaplanan 1.609,93 TL fazla çalışma ve 770,07 TL genel tatil hesaplarına taktiren %30 oranında hakkaniyet indirimi uygulanarak davacının neticeten 1.126,95 TL fazla çalışma ve 539,05 TL alacağı olduğunun belirlendiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı ... Şirketi vekili ve davalı Ulusal Şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil çalışması ücretinin ödenip ödenmediği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Yukardaki ilkeler ulusal bayram genel tatil çalışması bakımından da geçerlidir.
Somut uyuşmazlıkta, dosyadaki bir kısım bordroda “fazla çalışma” adı altında tahakkuklar bulunmaktadır. Bu tahakkukların fazla mesai çalışması için mi olduğu ya da örneğin genel tatil çalışması gibi başka bir çalışma için mi olduğu bordrolardan netlikle anlaşılamamaktadır. Bu tahakkuklar davacı asıldan ve davalılardan sorularak, ayrıca, bu miktarların ödenip ödenmediği araştırılarak, fazla mesai ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücreti bakımından sonuca etkisi olup olmadığı irdelenmelidir. Eksik araştırma ile karar verilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15/06/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy