MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, yol ücreti, asgari geçim indirimi ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının 27/05/2005 - 31/08/2012 tarihleri arasında usta aşçı olarak çalıştığını, son net ücretinin 1.150,00 TL. olduğunu, 140,00 TL. yol ücreti ödendiğini, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini, haftada 6 gün 08:00 - 18:00 saatleri arasında çalıştığını, yıllık ücretli izinlerini kullanmadığını, bayram ve genel tatillerde çalıştığını, son ücretinin ve yol ücretinin ödenmediğini, iş sözleşmesinin başından itibaren asgari geçim indirimi alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti, ulusal bayram, genel tatil, fazla mesai, asgari geçim indirimi, ücret ve yol ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının müvekkili derneğin çalışanı olmadığını savunarak, husumet yokluğundan davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ve ücret alacaklarının davalıdan tahsiline hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Usul açısından ;
a) Davacı iş akdinin haksız feshedildiğini iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatlarına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece kıdem ve ihbar tazminatı talebi gerekçesiz olarak kabul edilmiştir.
Anayasanın 141 inci maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesinde de hüküm altına alınmıştır. Anılan anayasal ve yasal düzenlemeler gereğince yargıcın, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda göstermesi zorunludur. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır. Buna göre kıdem ve ihbar tazminat istemi yönünden Anayasa’nın 141. maddesi ve HMK.nun 297. maddesinin amaçladığı anlamda gerekçe oluşturularak ayrıca davacının işyerinden ayrılmadan önce bir başka işyerine girdiği de değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekirken, istemin gerekçesiz olarak kabul edilmesi hatalıdır.
2-Esas açısından ;
a) Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
b) Somut uyuşmazlıkta, davacı işçinin, bir kısım işçilik alacaklarının tahsili istemiyle açtığı eldeki davada fazla çalışma ücreti alacağının bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla yerel mahkeme tarafından bir kök ve 3 ayrı ek bilirkişi raporu aldırıldığı, mahkemece aldırılan 15/04/2014 tarihli ek raporda imzalı ücret bordrolarında yer alan fazla mesai tahakkukları dışlanarak hesap yapıldığı, 25/11/2014 tarihli ek raporda ıslaha karşı zamanaşımı itirazının gözetildiği, mahkemece karar gerekçesinde bilirkişi raporlarından kısaca bahsedilerek ilk rapora göre karar verildiği anlaşılmıştır. Birden fazla hesap raporu bulunmasına rağmen ilk rapora neden üstünlük tanındığı açıklanıp gerekçelendirilmeden karar verilmesi isabetsizdir.
c) Davacı asil 26/03/2014 tarihli celsede "yıllık izinlerimi kullandım." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacının bu beyanı gözden kaçırılarak yıllık izin ücretinin kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
d) Davacı son ay ücretinin ve yol ücretinin ödenmediğini ileri sürerek istekte bulunmuş, mahkemece istek hüküm altına alınmıştır.
İşveren tarafından yargılama sırasında sunulan 12/07/2013 tarihli iki ayrı banka dekontuna göre Ağustos 2012 maaş ödemesi açıklamasıyla davacıya 750,00 TL. ve 666,43 TL. olmak üzere toplam 1.416,43 TL. ücret ödemesi yapıldığı anlaşılmıştır. Bu ödemeler değerlendirilmeden isteğin gerekçesiz olarak kabulü bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 19/06/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy