MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, işe başlatmama tazminatı ile yıllık izin ücreti, boşta geçen süre ücreti, hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin 18.10.2005 tarihinde davalı nezdinde çalışmaya başladığını, iş akdinin 01.08.2011 tarihinde iş güvencesi hükümlerine aykırı olarak 25. madde gereğince sonlandırıldığını, fesih üzerine ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/631 Esas sayılı dosyası ile gerçekleştirilen yargılama neticesinde işe iadesine karar verildiğini, yerel mahkeme kararının Yargıtay tarafından onandığını, onama kararını 11.03.2013 tarihinde tebliğ aldıklarını, ... 40. Noterliği’nin 12.03.2013 tarihli ihtarnamesi ile işe başlatma talebinde bulunduklarını, davalı tarafından ... 1. Noterliği’nin 29.03.2013 tarihli ihtarnamesi ile işe çağrıldığını ve iş başı için 15 gün süre verildiğini, işbu ihtarnamenin taraflarına 09.04.2013 tarihinde tebliğ edildiğini ve müvekkilinin 17.04.2013 tarihli yazısı ile 22.04.2013 tarihinde işbaşı yapacağını davalıya bildirdiğini ve 22.04.2013 tarihinde işbaşı yapmak üzere fabrika binasına gittiğinde davacının kapıda bekletildiğini, fabrika binasına alınmadığını, işbaşı yaptırılmayacağının bildirildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti, yıllık izin ve hafta tatili çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacı hakkında işe iade kararının kesinleşmesi üzerine davacı vekilince 29.03.2013 tarihli ihtar çekilerek işe başlamak istediklerinin bildirildiğini, müvekkili şirketin ihtara ... 1.Noterliği’nin 29.03.2013 tarihli ihtarı ile cevap vererek 15 gün içinde şahsen müracaat etmesinin istendiğini, davacının işe başlamak isteği ile şirkete gelmemesi nedeniyle işe iade kararının yerine getirilemediğini, müvekkili şirketin davacıyı işe başlatmak için üzerine düşen yükümlülüğünü yerine getirdiğini ve bu nedenle işe almama ve boşta geçen süreye ilişkin tazminata itiraz ettiklerini, davacının hiçbir alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kabulüne hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının hafta tatili günlerinde çalışıp çalışmadığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Söz konusu alacağın varlığını ispat yükü davacıda olup, davacı delil olarak tanık beyanlarına dayanmıştır
İşçinin çalışma olgusunun tespitinde işyerinde veya komşu işyerinde çalışanların tanıklığı önemli olduğu gibi tanık olarak dinlenecek kişinin tanıklığına güveni etkileyebilecek bir durumun olup olmadığı da araştırılmalıdır.
Diğer taraftan 6100 HMK.’un tanıkla ilgili hükümleri incelendiğinde, 240/1 maddesinde “Davada taraf olmayan kişiler tanık olarak gösterilebilir”, 250. maddesinde “Tanığın davada yararı bulunmak gibi tanıklığının doğruluğu konusunda kuşkuyu gerektiren sebepler varsa, bunu iki taraftan biri iddia ve ispat edebilir” ve 254. maddesinde ise “Dinleme sırasında öncelikle tanıktan adı, soyadı, doğum tarihi, mesleği, adresi, taraflarla akrabalığının veya başka bir yakınlığının bulunup bulunmadığı, tanıklığına duyulacak güveni etkileyebilecek bir durumu olup olmadığı sorulur” kurallarına yer verilmiştir.
Dairemizin istikrarlı uygulaması gereği, davalı aleyhine dava açanlar tanık olarak dinlenmiş ise bu işçilerin tanıklıklarına ihtiyatlı yaklaşılması gerekir. Bu beyanlar diğer yan delillerle birlikte değerlendirilerek, sonuca gidilmelidir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı tanığı ...'in beyanlarına göre davacının hafta tatili günlerinde çalıştığı kabul edilip alacak hesaplanmıştır. Oysa davacı tanığı olarak dinlenen ...'in aynı şekilde davalı aleyhine dava açtığı anlaşılmaktadır.
Tanığın konumu, tanıklığına duyulacak güveni etkileyecek durumdadır. Bu nedenle davacı hafta tatili günlerinde çalıştığını somut delillerle kanıtlayamadığından bu talebin reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 19/06/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy