MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti, asgari geçim indirimi, ücret, yemek ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 28/06/2016 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü yapılan tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmediğinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, 02.07.2002-17.06.2011 tarihleri arasında "forklift operatörü" olarak davalıya ait işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı bir neden olmaksızın feshedildiğini, en son ücretinin net 1.240 TL olduğunu, yıllık izinlerini kullanmadığını ve işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek; kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, fazla çalışma, genel tatil, hafta tatili ve yıllık izin ücretleri ile asgari geçim indirimi ve yemek ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirkette 02.07.2002-17.06.2011 tarihleri arasında çalıştığını, aldığı ücretin bordrolarında yazılı olduğunu, fazlaya ilişkin iddiasının doğru olmadığını, bu iddianın yasal ve yazılı deliller ile kanıtlanması gerektiğini, davacının hafta içi 08:00 - 17:00/18:00 arasında mesai yapmakta olduğunu, fazla mesai yaptığı zaman bedelinin kendisine ödendiğini, bizzat davacı imzasını taşıyan bordroların bu hususu tevsik ettiğini, davacının tüm yıllara ait ücretlerini, tazminatlarını ve fazla mesailerini aldığını ve işvereni ibra ettiğini, davacının çalıştığı yıllar boyunca tüm hak edişlerini ve eğer çok nadirde olsa yapılmış ise fazla mesai alacaklarının işverenden aldığını, buna ilişkin çek teslim makbuzunu ve çek fotokopisini, müvekkili şirketin ait muavin defter kayıtlarını, davacının ibranamesini ve dava haklarından feragat ettiğine dair belgesini sunduklarını savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacı vekili; işverenin müvekkiline, ücret ve diğer işçilik alacaklarına ilişkin olarak 2 adet çek verdiğini, sonrasında çek bedellerinin ödenmediğini, müvekkilinin işyerini aradığında çekleri icraya vermemesinin, elden ödeneceğinin söylendiğini bunun üzerine müvekkilinin kardeşi ... ile çekleri davalı işverene gönderdiğini ancak bedellerinin ödenmediğini iddia etmiştir.
Davacının kardeşi ..., davalı tanığı olarak dinlenmiş ve beyanında, işverenin kendisinden aldığı borç para ile davacının alacaklarını ödediğini ifade etmiştir.
İşçilik alacaklarına ilişkin olarak verilen 26.04.2012 tarihli 5000 TL ve 8.975 TL bedelli çeklerin davalı işverenin elinde olduğu hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Çeklerin borçlu davalının elinde olması, bedellerinin ödendiğine karine teşkil eder. İspat yükü üzerinde bulunan davacının, bu karinenin aksini usulünce ispatlayamadığı anlaşılmıştır. Söz konusu çeklerin bedelleri toplamı olan 13.975 TL'nin hüküm altına alınan işçilik alacaklarından mahsubuna karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
3- Davacı vekili, dava dilekçesinde müvekkilinin "işten çıkarılmadan evvel son iki seneye kadar yapmış olduğu fazla mesailerin ve hafta sonu çalışmalarınının en azından yarı ücretini alabiliryorken bu tarihten sonra alamadığını" bildirmiştir.
Davacı vekilinin bu beyanı dikkate alınmaksızın ve talep aşılarak, fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacaklarının hüküm altına alınması hatalıdır.
Mahkemece, davacının işe girdiği tarihten 17.06.2009 tarihine kadar olan sürede fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacaklarının yarısını aldığı kabul edilerek, söz konusu alacakların hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy