MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı-karşı davalı, asıl davada ihbar tazminatının, davalı-karşı davacı ise karşı davada fazla mesai ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, asıl davanın reddine, karşı davanın ise; kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı Karşı Davalı İsteminin Özeti:
Davacı karşı davalı, davalı karşı davacının Özlük İşleri Kıdemli Uzmanı olarak çalıştığını, davalının 07.05.2012 tarihli istifa dilekçesi ile işten ayrıldığını, davalının iş akdinin feshi öncesi çalışma süresinde uygun 8 haftalık ihbar önelinde bulunmadığını ve ihbar tazminatını da talep edilmiş olmasına rağmen ödemediğini, davalının istifa ettikten çok kısa bir süre sonra başka bir bankada işe başladığını, davalının ihbar sürelerine uymaksızın istifası nedeniyle 8 haftalık ihbar tazminatı ödemesi gerektiğini iddia ederek ihbar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Karşı Davacı Cevabının Özeti:
Davalı karşı davacı, cevap ve karşı dava dilekçesi ile, davalının davacı bankadan ayrılmak istediğini birim yöneticileri ile paylaştığını ve talep halinde istenilen ihbar süresi kadar çalışmak üzere ayrılış tarihi ihtiva etmeyen ve kesinlikle istifa niteliği taşımayan fesih bildirimini davacı bankaya 07.05.2012 tarihinde sunduğunu ve gerekli işlemlerin yapılmasını arz ettiğini, bu işlemlerden kastın 4857 sayılı Yasa anlamında doğal olarak işverence gerekli görüldüğü takdirde ihbar önelini kullanması yolundaki karşı talebin işçiye bildirilmesi olduğunu, bunun üzerine bir ile iki hafta arasında bir süre daha çalışması konusunda görüş birliğine vardıklarını, davalının başka bir bankayla anlaşmış olduğunun öğrenilmesinin işverende farklı bir tepkiye neden olduğunu, davalıya 2 gün idari izin verildiğini, 11.05.2012’de bankaya gelmesini ve Cuma günü işten ayrılabileceğini davalıya sözlü olarak tebliğ ettiğini, verilen izni takiben 11.05.2012 tarihinde bankaya geldiğinde personel giriş kartının kapatılmış olduğunu gördüğünü ve bankaya ancak bir yabancı gibi ziyaretçi kartı ile girebildiğini, bu nedenle davacı karşı davalının ihbar tazminatı talebinin reddi ile fazla çalışma yaptığını iddia ederek fazla çalışma ücretinin davacı karşı davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.
Davacı karşı davalı, davalı karşı davacının fazla çalışma ücreti talebine ilişkin olarak, fazla mesai talebine karşı zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davalının her gün fazla mesai yaptığı iddiasının hayatın doğal akışına aykırı olduğunu, celbi talep edilen işe giriş-çıkış turnike kayıtları temin edildiğinde davalının mesai yapıp yapmadığının yazılı belge ile tespit edilebileceğini, yapılan mesailerin taraflar arasındaki iş sözleşmesi kapsamında ücrete dahil olarak düzenlendiğini savunarak karşı davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı karşı davalının ihbar tazminatı talebinin reddine, davalı karşı davacının fazla çalışma ücreti talebini içeren karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı- karşı davalı vekili ile davalı- karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı karşı davalı işveren işyerinde işe giriş-çıkış kayıtları olarak turnike kayıtlarını sunmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu kayıtlar değerlendirilmekle birlikte somut olarak hafta hesaplanması yerine ortalama 6.5 saat (bunun 2,5 saati fazla sürelerle çalışma) fazla mesai kabul edilerek hesap yapılmıştır. Ancak haftalık olarak turnike kayıtları tek tek incelenmeli, somut olarak fazla mesai ve fazla sürelerle çalışma saatleri tespit edilmeli sonucuna göre karar verilmelidir.
3-Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda taktiri indirim yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır (Yargıtay 9.HD. 11.2.2010 gün 2008/17722 E, 2010/3192 K; Yargıtay, 9.HD. 18.7.2008 gün 2007/25857 E, 2008/20636 K.). Ancak fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Mahkemece fazla çalışmanın turnike kayıtlarına göre hesaplanması karşısında takdiri indirim yapılmasıda hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 04.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy