MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 14/07/2010-10/03/2014 tarihleri arasında ulaştırma bölümünde şoför olarak belirsiz süreli hizmet akdi ile kesintisiz ve sürekli olarak çalıştığını, iş akdinin iş veren tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, müvekkilin davalı işyerinde 1.700,00 TL. maaşla ve prim ile çalıştığını, davacının haftanın 6 günü 07:00-18:00 saatleri arasında çalıştığını, haftanın iki günü işe 05:30'da çalışmaya başladığını, fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini, davacının resmi ve dini bayramlarda da çalışmış olmasına rağmen kendisine herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti alacağını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının davalı şirkette 14/07/2010-10/03/2014 tarihleri arasında şoför olarak çalıştığını, davacının istifa ile iş akdini feshettiğini, davacının net 1.450,00 TL. maaş ve 120,49 TL. asgari geçim indirimi ile çalıştığını, davacıya ait işyerinde prim uygulaması olmadığını, davacının çalıştığı dönemde eğer olmuşsa, davacının o ay aldığı ekstra işlerden elde ettiği kar üzerinden banka kanalıyla çalışanlara hep değişik miktarlarda olan ve süreklilik arz etmeyen ödül niteliğinde ödemeler yapıldığını, davacının hak ettiği bütün ödemeleri banka kanalıyla aldığını, davacının kıdem veya ihbar tazminatına hak kazanmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti :
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, çalıştığı yerde yaklaşık 4 yıllık kıdemi bulunan bir çalışanın durup dururken işçilik haklarından vazgeçmek suretiyle istifa ederek işten ayrılmasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği, davacının baskı altında istifa ettirilmesinin işveren tarafından yapılan haksız fesih olduğu, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatının kabulüne karar verilmiş, genel tatil ücreti alacağı ispatlanamadığı gerekçesiyle reddedilerek, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece kabul edilen ve ücret niteliğinde olmayıp, yasada özel bir faiz türü öngörülmeyen ihbar tazminatı alacağına "yasal faiz" yerine "en yüksek banka mevduat faizi " yürütülmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2 maddesi yollaması ile HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
F) SONUÇ:
Hüküm fıkrasının (2) numaralı bendindeki "en yüksek banka mevduat faizi" kelimelerinin çıkarılarak yerine "yasal faizi" kelimelerinin yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 22/06/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.